Merkezi Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan ve 2001 yılında kurulduğundan bu yana, genç sanatçılar ve göçmen kadınlara eğitim, sanat ve sosyal alanlarda hizmet veren Crespo Vakfı, göçmen kadınlar için, bir sanat etkinliği gerçekleştirdi. Crespo Vakfı’nin ekonomik ve danışmanlık alanında destek verdigi farklı dil ve kültürlerden bir grup kadın ‘’ev-yuva’’ konulu sanat etkinliğinde bir araya geldi. Frankfurt Uygulamalı Sanat Müzesi’nde 5 gün boyunca devam eden çalışma, ürünlerin tanıtım ve anlatım etkinliği ile sona erdi. Bazı kadınlar projeye çocuklarıyla katılarak, birlikte resim ve elişleri yaptı.

Crespo Foundation çalışanı ve vakıf bünyesinde faaliyet yürütülen SABA Projesi Koordinatörü Cora Stein ve Asistani Jennifer Mira’nın organize ettiği ve sanatçı Angelika Von Der Schelenburg ve Marisa Grundmann refakatinde yürütülen çalışmada, ‘’ev (yuva)’’ teması işlendi. Vakfın SABA Projesi’nde yer alan ve çoğunluğu göçmen olan kadınlar, resim, yazı ve elişleri gibi farklı sanat dallarındaki eserleriyle ev (yuva) olgusunun kendileri için ne anlam ifade ettiğini anlatmaya çalıştı. Çalışmalarda en çok huzur ve güvenlik olgusunun öne çıkması dikkat çekti. 



Kadınlar huzuru arıyor


Projede yer alan kadınların birçoğunun savaş nedeniyle ülkelerinden iltica etmek zorunda kadınlardan oluşması, resimlere savaşın izlerinin de yansımasına yol açtı. Projeye katılan kadınlar, huzur ve barış arayışlarını sözle de vurguladı.
Rusya’dan göç ederek, Almanya’ya iltica eden Diana Isaeva, farklı kültürlerden kadınlarla birlikte böyle çalışmalar yapmanın kendisini çok mutlu ettiğini ve bu ortamda kendisini evde değil ama evinde olmaktan daha huzurlu hissettiğini söyledi. Isaeva resim yaparken kısa süreliğine de olsa problemlerinden uzaklaştığını ifade etti.

Savaşlara inat saygı ve empati
Sanatçılardan Angelika von der Schulenburg da özelllikle son zamanlarda inanç ve kültür farklılıkları bahane edilerek yaşanan savaşlara inat, gruptaki kültür ve inanç farklı bir zenginlik ve renk olarak ortaya çıktığını vurguladı ve saygı ve empatinin ön planda olmasının çok önemli olduğunu ifade etti.  
Sanatçı Marisa Grundmann ise büyük bir ev gibi düşündüğümüz dünyamızda, yaşadığımız ülkede, ayrılıkların değil, birleştirici ortak özelliklerin ön planda olmasının, farklılıklara rağmen saygı ve sevginin kültürel alışverişin, köprülerin önemine dikkat çekti. Grundmann, projeye katılan kadınların ortaya çıkardığı eserlerde ev teması ile ilgili ağırlıklı olarak emniyet, huzur, dinginlik gibi ortak kavramlar öne çıkmasına rağmen, çok farklı çalışmalarla iç dünyalarındaki yuva kavramını dile getirdiklerini belirtti. Şu ana kadar birçok grupla, değişik sanat projelerinde bir araya geldiklerini dile getiren Grundmann, farklı kültür ve inançlardan böylesi renkli bir grupla çalışmalarının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. 
Proje Koordinatörü Cora Stein ise proje çalışmalarının kadına destek sunma, güven geliştirme ve yeteneklerini kullanabilecekleri alanlar yaratma amaçlı olduğunu belirterek, bundan sonra da çalışmalarının aktif olarak devam edeceğini belirtti.

Onlarca kadına hizmet


Ulrike Crespo tarafından kurulan Crespo Foundation (Crespo Vakfı), SABA projesi çerçevesinde, her yıl 18-35 yaş arası en az 10 kadını kabul ediyor. Vakıf, şimdiye kadar birçok göçmen kadını okula gitme ve meslek edindirme konusunda destekleyerek, farklı sanat çalışmalarında bir araya getirdi.



AYGÜL ATASOY