
Almanya’da 22 Eylül’de genel seçimler yapılacak. Bakıldığında, Türkiye veya diğer ülkelerde bildiğimiz seçim çalışmaları ve siyasi çekişmeler kadar hareketli bir seçim trafiği yok. Yaz tatilinden hemen sonra gerçekleşecek seçimlerde aslında taşlar yerli yerine oturmuş gibi görünüyor.
Neredeyse bir yıldır yapılan anketler etrafında seçmenin nasıl oy kullanacağı kesinleştirilmiş bulunuyor. Yapılan bir çok ankette ortaya çıkan sonuçları toparlarsak, -büyük sürpriz olmazsa- olası sonuçlar şöyle görülüyor: CDU %40, SPD %25, Yeşiller %13, Sol Parti %8, FDP %5, Korsanlar %2. Bu partiler dışında 22 Eylül’de seçime girecek toplam 34 partiden geriye kalanların seçimleri etkilemeyecek nitelikteler. Yabancı düşmanlığına dayandırdığı seçim argumanlarının yanısıra Nazi düşünceleriyle NPD tartışma konusu olurken, seçimere bir de Yenilik ve Adalet Partisi (BİG) adında AKP ve R. T. Erdoğan’ın lobi grubu olarak ifade edilen parti seçimlere katılıyor.
Şimdiden koalisyon tartışılıyor
Yüzde 5 barajını aşıp, parlamentoya giren partiler etrafında oluşan anket sonuçlarında bir eksik, bir fazla fark olma olasılığı ışığında aslında bu partilerin seçimlerde oy arttırmaktan ziyade kimin kiminle koalisyon oluşturacağı tartışmaları öne çıkıyor. CDU’nun mevcut hükümet ortağı Hür Demokratlar FDP’nin oy kaybından ötürü bir daha CDU’ya kol kanat geremeyeceğine göre yeni ittifak tartışmaları var. Siyasi çekişmelerinden ötürü Hıristyan Demokratlar CDU’nun son çare olarak SPD’nin kapısını çalıp, büyük koalisyona gitme ihtimali olsa da, şimdilik daha çok CDU ile Yeşiller’in ortak hükümet kurma fikrine yüksek olasılık biçiliyor. CDU’suz bir hükümet düşünülmüyor. Olur da CDU ortak hükümet kuracak parti bulmazsa ikinci parti olarak SPD ortaklığı için Yeşillere başvurup, Sol Parti’ninde desteğine ihtiyaç duyacaktır. Her ne kadar SPD Başbakan adayı Peer Steinbrück Sol Parti’nin hükümet ortağı olabilme niteliği taşımadığını söylese de, Sol Parti Grup başkanı Gregor Gysi, SPD’nin CDU ile büyük koalisyona gitmezse, Yeşiller ile birlikte mutlaka Sol Partinin kapısını çalacağını belirtiyor.
Seçime 40 gün kala siyasi partiler seçim propagandası yapmak, daha fazla seçmene ulaşmak gibi çalışmaları ikinci planda görülüyor. Demem o ki, siyasi partiler izledikleri politikalar sonucunda seçmene büyük oranda tercihi yaptırmış bulunuyorlar.
Seçmenin kafası karışık
2009 yılında yapılan Almanya genel seçimlerinde 62 milyon seçmen oy hakkına sahipti. Ancak bunun 44 milyonu oy kullanmıştı. Yani Almanya’da seçmenlerin yalnızca yüzde 71’i sandıklara gitme yönünde tercih kullanmıştı.
Yukarıdaki anketlerle genel Alman seçmeninin kafasının netleşmiş olduğuna dikkat çekmeye çalıştık. Siyasi partilerin karşısına kafası biraz karışık vaziyette çıkanlar ise göçmen kökenli seçmendir. Almanya Fedaral İstatistik Dairesi’ne göre 2009’da ülkede yaşayan insanlardan 16 milyonu yani %19,6’sı göçmen veya yabancı kökenlidir. Son tartışmalara göre ise bu sayıdan ancak 5,6 milyonu seçebilme hakkına sahiptir. İşte bu 5,6 milyon insan seçimlerde anketleri etkileyebilecek niteliktedir.
Kürdistan kökenli seçmenler
Bu rakam arasında en etkili yabancı kökenli grup ise Türkiyelidir. 2011 yılı rakamlarına göre Alman vatandaşı olan Türkiyelilerin sayısı 2 milyon 956 bindir. Yabancı statüsünde bulunan Türkiyelilerin sayısı ise aynı yıl 1 milyon 607 bin 101 olarak kaydedilmiştir. Resmi bir kaynağa dayandırılmasa da, geçen seçimde seçme hakkına sahip Türkiye kökenli göçmenlerin sayısı 600 bin olarak Alman basın tarafında işleniyor. Yine resmiyette Kürt olarak tanınmayan 800 bini aşkın insanın yarısından fazlası Alman vatandaşı olduğu tahmin ediliyor. Bunun yanısıra Suriye, İran ve Irak vatandaşı olan Kürdistanları hesapladığımızda yaklaşık 500 bin Kürt kökenli Alman vatandaşından bahsedilebilinir. Alman vatandaşı Kürtlerin 250 bine yakını seçme hakkına sahip olduğu tahmin ediliyor.
Yabancıların tercihleri
Yukarda bahsettiğimiz 5,6 milyon göçmen kökenli seçmen Almanya’daki seçmenin yaklaşık %9’unu oluşturuyor. Göçmen kökenliler oylarını daha çok sol yelpaze içerisinde değerlendirilen partiler SPD, Yeşiller ve Sol Parti’ye verseler de en çok oy alan parti tartışmasız olarak Sosyal Demokrat Parti SPD’dir. Buna karşılık 2009 seçim sonuçlarına baktığımızda 622 sandelyeli Federal Parlamento’da beşi Türkiye kökenli olmak üzere sadece 16 göçmen kökenli parlamenter (6 Yeşiller, 4 SPD, 3 Sol Parti, 2 FDP, 1 CDU) bulunmaktadır. Bu da 62,2 milyon seçmenden %9’unu oluşturan göçmen kökenli insanların temsiliyeti için çok az görülüyor.
Tüm partiler göçmen kökenli seçmenin oylarına talip olsa da, karşılığında yeterli derecede sandalye sayısı veya temsiliyet vermemektedir.
Kürtlerin partilerdeki mevkileri
Göçmen kökenliler içerisinde en çok oy potansiyeline sahip Türkiye kökenli seçmenin, siyasi partiler içerisindeki konumlanmasına bakıldığında Cem Özdemir, Yeşiller’de Eşbaşkanlığı, Aydan Özoğuz SPD’de Genel Başkan yardımcılığı, Emine Demirbüken-Wegner, CDU’da başkanlık divanı üyesi ve sağlık bakanlığı müsteşarı, Aygül Özkan, CDU’da Yönetim Kurulu Üyesi ve Aşağı Saksonya eyaletinin Sosyal İşler, Kadın, Aile, Sağlık ve Uyum Bakanı başta olmak üzere Fedarel Parlamento’da olmak üzere bir çok eyalet yönetimi ve parlamantosunda onlarca Türk siyasi karar mekanizmalarında siyasete müdahil oluyorlar. Peki Türklerin sayısı bu kadar yoğunken Kürdistanlı seçmenin durumu, çalışmaları, temsiliyeti, ilgileri, araşıyları ne konumdadır? Siyasetteki arayışını parlamenter olmanın ötesine taşımayan Kürdistan kökenli seçmenin tek engeli Almanya’nın bu seçmen grubunu ‘kriminalize etmesinden mi’ kaynaklanıyor? Kürdistanlılar Sol Partiye, Sol Parti Kürdistanlılara ne kadar ihtiyaç duyuyor? Bu sorulara cevap arayacağımız ikinci değerlendirmemizi haftaya işleyelim...
Göçmen oyları için parti politikaları...
CDU: Mevcut İktidar partisi CDU göçmen kökenli oylara ulaşmak için aylar önce yaptığı parti kongresinde 40 kişilik yönetime (14 Başkanlık Divanı, 26 Yönetim Kurulu Üyesi) üçü Türk olmak üzere dört göçmen kökenli yöneticiyi aldı. Bu CDU’nun entegrasyon politikalarını meşrulaştırmanın yanısıra Türkiyeli ve göçmen kökenli seçmene bir göz kırpma ve ‘göçmen kökenli oyları SPD’ye bırakmama girişimi’ olarak değerlendiriliyor. Bunun yanısıra parti içinde oluşturulan ve başkanlığını Türkiye kökenli Bülent Arslan’ın yaptığı ‘entegrasyon ağı‘ (Netzwerk Integration) denilen çalışma grubu ile daha fazla göçmen kökenliyi partiye yakınlaştırmayı hedefliyor. Bülent Arslan aynı zamanda CDU içinde çalışma yapan Türk-Alman Forumu sözcülüğünü de yürütüyor. Türk kökenli insanlar ile açıktan foruma varan çalışma yapılırken, Kürt kökenli göçmenlere ilişkin bir yaklaşım görülmemektedir.
YEŞİLLER: Parlamentoda 6 üye ile en çok göçmen kökenli parlamentere yer veren Yeşiller ise çok öncelerden beri bu kulvardan oy alıyor. Yeşillerin içinde ‘Netzwerk Yeşiliz’ adındaki çalışma ağı ile göçmen kökenli seçmene ulaşmak ve partiye kanalize etmek için çaba sarf ediyor. Yeşillerin Eşbaşkanı Cem Özdemir’in Türkiye kökenli olması Türkiyeliler arasında ilgiye neden olabiliyor. Yeşillere en çok ilgi duyan Türkiyeliler ise, Gülen Cemaatine sempati duyanlardır. Bir çok gazeteci ve siyasetçi tarafından müslüman kökenli göçmenlerin Yesiller Partisine ilgi duyduğu ifade ediliyor. 90’lı yıllarda Kürt ve Kürt Sorununa duyarlı olan Yeşiller, özellikle 1998-2005 yılları arasında SPD ile hükümet olduktan sonra Kürtlere yönelik politikalarında resmi devlet yaklaşımını aşamadı. Bu anlamıyla yeni dönemde de Yeşillerin bir Kürt yaklaşımı beklenmemekte.
SPD: Sosyal Demokrat Parti SPD’nin, sol parti geleneğinden gelen bir çok göçmen kökenlinin gözde partisi olarak biliniyor. Türkiye’de CHP ile çok yakın ilişkileri ve ortaklığı olan SPD’nin dolayısıyla CHP ve ulusalcı Türkiyelilerin oylarının otomatik olarak aktığı partidir. 2011’deki SPD Kongresinde Türkiye kökenli milletvekili Aydan Özoğuz beş genel başkan yardımcısından biri seçildi. Özoğuz, SPD’nin yönetimine seçilen ilk göçmen kökenli politikacıdır da aynı zamanda. 500 bin göçmen kökenli üyesi ile geçerli SPD yeni göçmen kotası çerçevesinde yönetim kurullarının yüzde 15’inin de göçmen kökenlilerden oluşması için çalışma yapılıyor. Bu karar 2003’ten beri çalışma yapan göçmenlik ve entegrasyon çalışma grubunun da (Arbeitsgruppe Migration und Integration) elini güçlendiren netliktedir. SPD’nin Kürt seçmenini Türklerden ayırmamasından kaynaklı Kürt kökenli seçmene ulaşma gibi bir arayışı bulunmamaktadır.
FDP: Hür Demokratlar FDP’nin seçim barajını geçip geçmeme tartışmalarının gölgesinde varlık göstermesi ve göçmenlere yönelik politika belirlemesi zor görünüyor. Mayıs ayında ‘çoğulculuk için liberal forum- Liberales Forum Vielfalt’ adında oluşturduğu grup ile oy alması zor görünüyor. FDP’nin belki de göçmen kökenliler arasında en son politika geliştireceği gruplar arasında Kürtler vardır.
SOL PARTİ: Göçmen dostu olarak kendisini ifade eden Sol Parti ise mevcut 76 parlamenterden üç, 44 kişilik yönetim içerisinde ise iki göçmen kökenli bulundur maktadır. 2009 seçimlerinde sürpriz bir çıkış yapan Sol Parti’nin oylarının ve dolayısıyla parlamenter sayısı bu seçimde düşmesi bekleniyor. Sol Parti içerisindeki değişik akımların kendilerini güçlendirmeye çalışırken partiyi zayiflatmaları, Sol Parti’yi seçmen karşısında zora soktu. Bir çok sol göçmen grubu ile görüşüp, desteğini alan Sol Parti göçmenlere yönelik politikalarında sıkıntılıdır. ‘Göçmen çalışma birliği (Arbeitsgemeinschaft Migration)’ olarak parti içerisinda pek bir varlık göstermezken, Sol Parti göçmen kökenlilere ulaşmakta sıkıntı yaşıyor. Diğer partiler ile kıyaslandığında yönetim kademesinde daha az yöneticiye yer veren Sol Parti, seçimde oy kaybetmesinden sonra yeni politikalar üretmesi kaçınılmazdır. Kürdistan kökenli seçmenin en çok desteklediği parti olarak bilinen Sol Parti’nin bazı Kürt dostu milletvekillerinin çalışmasının ötesine gitmiyor. Ortadoğulu, Türkiyeli ve Kürdistanlı yüzbinlerce seçmenin oylarını alabilmesi için Sol Partinin daha görünür bir politika izlemesi gerekiyor. Temmuz ayında Sol Parti’de yer alan Türkiyeli ve Kürdistanlıların oluşturdukları “Türkiye için demokrasi ve Kürdistan’a barış çalışma grubu” (BAK- DTFK) Sol Partinin bu kesimlere yönelik daha sağlıklı bir politikasını örgütlemesine yardımcı olabilir.
DEVRİŞ ÇİMEN