İngiltere Gündemi
Sınırlarını başka halklara kapatmak istiyor, mülteci istemiyor, İngiliz şirketlerinde yabancı uyruklu vatandaşlarında çalışmasını istemiyor, Avrupa Birliği’nde kalma istemiyor şimdi de devlet okullarda okuyan çocukların kimlik bilgilerini öğrenerek kimlerin kaçak olduğunu öğrenmek istiyor. Sonrasında ne yapacak acaba bu bilgilerle? Çocukları aileleri ile yaka paça sınırdışı mı edecek?
Eğitim Bakanlığı Ekim ayının başında İngiltere’de eğitim gören çocukların vatandaşlıklarının ve doğum yerlerini kendilerine iletmesi için okullara tebligat gönderdi. Eğitimin kalitesi kesintiler yüzünde zaten bir hayli düşmüştü. Ama hükümet başka bir sorumlu arıyor. Farklı ülkelerden gelen ve sisteme ve İngilizceye yabancı çocukların eğitim kalitesini düşürdüğüne inanıyor.
Bu hafta 20’den fazla örgüt hükümetin bu talebini onaylamadıklarını Devlet Bakanlığına ilettiler. Bu elbette yeterli olmayacaktır. Okulların hükümetin bu talebini boykot edip çocukların özgeçmişlerini paylaşmamaları gerekiyor. Şimdiden bazı öğretmenler okullarını sıkıştırmaya başladılar bile. Bazı Lordların da bu boykota sessiz kalmayacakları umut ediliyor. İngiltere’de sağlık gibi eğitim de bir insanın alması gereken en temel hizmetler arasında yer alıyor. Bu yüzden hastanelerde olduğu gibi okullarda da kimlik sormalarına gerek yok. 2013’de kaçak ebeveynlerin okullarında okuması yasayla yasaklanmıştı, ama mevcut öğrenciler için bir karar alınmamıştı. Ama şimdi İngiliz hükümetin bu tavrı okulların sadece kimliksiz yeni öğrencileri kabul etmeyi değil mevcut öğrencileri bile kimliklerinden ötürü sıkıştırmalarını istedikleri anlamına geliyor. Hükümet, Ortaçağ dönemindeki cadı avına benzer başlattıkları göçmen avına her kurumun ortak olmasını istiyor.
Coram adlı bir kuruluşun datasına göre Britanya’da doğan 60 bin çocuğun doğum belgeleri var, ancak vatandaş değiller. Bu da ailelerinin aslında kaçak olduğunu gösteriyor. Bu durumda aileler yakalanmamak için çocuklarını okula bile göndermemeye başlayabilirler. Bu çocukların okula gitmemeleri İngiltere’nin sosyal sorunlarının daha da büyümesi anlamına gelecek. Yani hükümet bu politikalarıyla ülkeyi nasıl da bir noktaya getirdiğini gösteriyor.
AB referandumundan sonra yabancı düşmanlığı hızla yükselişe geçerken, hükümetin okullardan göçmen çocukları hakkında ırkı ve dili ile bilgi almaya çalışması halklar arası uçurumu ve ayrımcılığın daha da büyümesine sebebiyet vermekten başka bir işe yaramayacaktır.
İngiliz hükümeti farklı etnik grupları ve kendi halkıyla kaynaşmasını istemiyor ki zaten.