Göçmenlerin sıkıntısı geçim derdi

Toplum/Yaşam Haberleri —

foto: AFP

foto: AFP

  • Almanya’da enflasyon son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken gıdadan benzine her kalemde fiyat artışı dikkat çekiyor. Fiyatların ikiye katlandığını söyleyen göçmenler, ‘Giderimiz artıyor gelirimiz azalıyor. Böyle giderse birçok kepenkleri indirmek zorunda kalacağız’ diyorlar.

VEYSİ IŞIK / MEHMET ZAHİT EKİNCİ 

Almanya’da enflasyon son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken gıdadan benzine her kalemde fiyat artışı dikkat çekiyor. Geçen yıl korona salgını, tedarik zincirindeki aksama ve yüksek enerji fiyatları nedeniyle artan enflasyonun Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle daha da yükselmesi bekleniyor. 

Almanya'da enflasyon Şubat ayında yüzde 5 seviyesini aştı. Federal İstatistik Dairesi tarafından 1 Mart’ta yapılan ilk tahmine göre, yüksek enerji fiyatlarının körüklediği tüketici fiyatları Şubat 2021'e göre yüzde 5,1 arttı. Bu, neredeyse son 30 yılın en yüksek enflasyon değeri olarak kayıtlara geçti. Almanya'da bir önceki en yüksek enflasyon, Batı ve Doğu Almanya'nın yeniden birleşmesi sonrasında Doğu Almanya'da gıda fiyatlarındaki artış sonucu yüzde 5,8 ile Haziran 1992'de kaydedilmişti. 

Ekonomi Uzmanı Friedrich Heinemann, savaş nedeniyle ham madde, enerji ve tahıl ürünleri fiyatlarının artmasıyla yükselecek enflasyonun uzun süre kalıcı olabileceğini belirtiyor. Ayrıca Rusya’nın da alacağı tedbirlerin Almanya’daki enflasyonu körükleyebileceğini söylüyor. Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) ise 2022 yılında enflasyonun yüzde 6.1 olacağı tahmininde bulunuyor.

Gider artıyor gelir azalıyor

Almanya’nın Wuppertal ve Hamburg kentlerinde yaşayan yurttaş ve esnaflarla enflasyonun kendilerine nasıl yansıdığını konuştuk. Hazır giyim işi ile uğraşan 40 yaşındaki Aydın Çelik 15 yıldır bu işte. Şu an Wuppertal’da bir erkek giyim mağazası işletiyor. Tüm sektörlerde olduğu gibi bulunduğu sektörün de salgından etkilendiğini belirten Çelik, “Biz ürünlerimizi genelde Türkiye ve İtalya gibi dış ülke piyasalarından tedarik ediyoruz. Ürün aldığımız bazı ülkelerde enflasyon yüzde 25’lere kadar çıktı. Bu direkt alış fiyatlarımıza etki ediyor ama bunu satış fiyatlarına aynı oranda yansıtamıyoruz. Bu da kâr marjımızı olumsuz etkiliyor. Giderlerimiz artarken gelirimiz düşüyor” diyerek yaşadıkları zorluğu anlatıyor.

Müşteri elbisesiyle geri dönüyor

Uzun yıllardır Wuppertal’da terzi dükkanı işleten Nezahat Cizirî’nin işleri de Çelik gibi korona ardından zora girmiş. Aldıkları malzemelerin fiyatlarının arttığına işaret eden Cizirî, bu durumu kendi fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Cizirî, “İşçilik olarak fiyatlarda bir değişiklik yapmadık. Sadece malzeme zamlarını fiyatlara yansıtmamıza rağmen müşteri ile sorunlar yaşıyoruz. Elinde elbisesi ile dükkana gelen bazı müşteriler fiyat aldıktan sonra işini yaptırmadan dükkanı terk ediyor. Şimdilik henüz kira elektrik gibi temel giderlerimize enflasyon rakamları yansıtılmamış. Bunlar da eklenirse çok daha zorlanırız” diyor. 

Her şey artıyor gelir sabit

İki kızı ile birlikte yaşayan ev emekçisi Seve Şengali, kısa bir süreye kadar haftalık market alışverişine 100 Euro ödediğini ancak şimdi haftalık 120 Euro market giderlerinin olduğunu söylüyor. Bunun sadece gıda alanında olduğunu, giyim ve diğer ihtiyaçlarda da ciddi fiyat artışı olduğunu söyleyen Şengali, “Tüm giderlerde fiyatlar artmış ama gelirimiz sabit. Bir kafede oturup içtiğimiz kahvenin fiyatı bile arttı. Bu fiyat artışları en çok sabit gelirlileri etkiledi” diye ifade ediyor. 

İki kişinin maaşı yetmiyor

15 yıldır bir firmada temizlik işçisi olarak çalışan Mustafa Mısır ise 1600 Euro maaş alıyor. Eşi de çalışan Mısır, aldıkları maaşın kira, elektrik, gaz ve suya gittiğini belirtiyor. Son bir yılda yaşamın çok pahalılaşmasından yakınan Mısır, “Geçen yıl 1.79’a aldığımız domatesi şimdi iki katına almak zorunda kalıyoruz. Emekçinin maaşından başka her şeyin fiyatı ikiye katlanmış durumda. Eskiden haftada bir ailemizle birlikte dışarıda kahvaltı ya da yemek yapabiliyorduk. Ama şimdi bunları yapmak lüks oldu” diye belirtiyor. 

Çocuk bezinden mamaya…

Hamburg’da yaşayan Gülnaz Tekin de ev emekçisi. Pahalılıktan şikayet eden Tekin, “Çocuk bezinden, mamasına ve temel ihtiyaç malzemesi olan gıdaya kadar her şey ikiye katlandı. Geçen sene 6.99’a aldığımız eti, bu sene 12.99’a alıyoruz. Zeytin, peynir soğan, patates neye elimizi atarsak ateş pahası. Özelikle ‘Türk bakkalları’ olarak bilinen marketlerde çok fahiş fiyatlar var. Burada dar gelirli insanları oldukça zorluyor” diyor. 

Dükkan kapatmak zorunda kalırız!

Çiçek dükkanı olan İmam Cömert ise esnafın korona ardından zorlandığını son fiyat artışlarının da bunun tuzu biberi olduğunu dile getirdi. Özellikle yurt dışından getirilen mallarda büyük bir fiyat artışının olduğuna dikkat çeken Cömert, “Geçen sene devletin esnafa kısmi de olsa bir maddi yardımı oldu ve bu kısmen rahatlattı. Bu sene devletten bir yardım göremedik. Mutlaka devletin serbest piyasa ekonomisine müdahale etmesi gerekiyor. Aksı takdirde birçok esnaf dükkanını kapatmak zorunda kalacak” diyor. 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.