- İnsanın iyiliği, kendisi adına verilen kararlarda değil, kendi hayatını kurabildiği yerde başlar. Dünyayı değiştirecek olan, birbirine güvenmeyi yeniden öğrenmiş insanlardır.
MEM ARYAN
İnsan, başkasının sırtına çıkarak büyüdüğünü sandığı günden beri küçülüyor.
Biri eline serveti alıyor, diğeri yasayı. Biri açlığı yönetiyor, öteki korkuyu. Sonra ikisi de “Senin iyiliğin için” cümlesini kuruyor. Oysa insanın iyiliği, kendisi adına verilen kararlarda değil, kendi hayatını kurabildiği yerde başlar.
Kimsenin kimseyi yönetmek zorunda olmadığına inanıyorum, çünkü bir insanın diğerine hükmetmesi, ne kadar iyi niyetle başlarsa başlasın, sonunda onun sesini eksiltir. Özgürlük, izin verilen bir hak değildir; doğduğumuz andan itibaren taşıdığımız tek gerçek mirastır.
Dünyayı değiştirecek olan şey, daha yüksek duvarlar ya da daha güçlü kurumlar değildir. Dünyayı değiştirecek olan, birbirine güvenmeyi yeniden öğrenmiş insanlardır. Kapısını kilitlemeyi unutan bir komşu, bin polis karakolundan daha büyük bir umuttur. Sofrasındaki son lokmayı bölüşen bir emekçi, bütün ekonomi kitaplarından daha derin bir gelecek tasarlar.
Öyle bir dünya düşlüyorum ki; hiçbir çocuk, kimliğini öğrenmeden önce korkuyu öğrenmesin. Hiçbir kadın, gecenin saatine bakarak yolunu değiştirmesin. Hiçbir işçi, yaşayabilmek için ömrünü satmak zorunda kalmasın. Hiçbir yaşlı, ömrünün sonunda yalnızca yorgunluk biriktirmiş olmasın.
İnsan, insana yük olmasın; yurt olsun.
Belki o zaman ekmeğin tadı değişmeyecek ama vicdanın tadı değişecek. Belki gökyüzü yine aynı mavi kalacak fakat onu ilk kez gerçekten hep birlikte seyredeceğiz. Gökyüzü, hiçbir hükümdarın çatısı değildir. Toprak, hiçbir zenginin kasası değildir. Hayat ise hiçbir makamın lütfu değildir.
Bir gün gelecek…
İnsanlar birbirini yönetmekten vazgeçtiğinde, birbirini anlamaya başlayacak. Belki o gün, tarih bize kahramanlar yazmayacak, çünkü en büyük zafer, kimsenin efendi olmadığı bir dünyada, sıradan bir insan olarak yaşayabilmektir.