AKP Hükümeti’nin çözüm sürecini “rafa kaldırarak”, bir kez daha çözümsüzlük ve inkar politikasına başvurup savaşı derinleştirmesiyle geçen bir yılda, binlerce insan yaşamını yitirdi, birçok kent merkezi tank ve toplarla yıkıldı. Çözümsüzlük darbe girişimine kadar uzandı. 7 Haziran öncesi ve sonrasıyla birlikte bugünü değerlendirmek gerektiğini belirten HDP Eşbaşkanı Demirtaş, DİHA’dan Hayri Demir ve Deniz Nazlım’a verdiği uzun ve kapsamlı söyleşide, adım adım bu sürece sürüklendiğini söyledi. 


Erdoğan taşları döşedi

Erdoğan’ın iktidarını sağlamlaştırması ve devamı için savaş konseptini devreye koyacağı planlandığı için 7 Haziran seçimlerinin tabanda oluşturduğu havanın devletin tepesinde karşılık bulmadığını kaydeden Demirtaş, şunları hatırlattı:

* Dolmabahçe Mutabakatı yok sayılıp masa devrildi.

* Savaşı seçti, askere imtiyazlı konumunu yeniden verdi.

* Seçim sonuçlarını tanımadı Meclis’i işlevsizleştirdi.

* Kürt şehirlerinde çatışmaları yükseltirken, toplumda da kutuplaşmayı arttırdı. 

Dolayısıyla sığ düşüncelerle belirlenmiş stratejilerle savaş konseptini devreye koyması ve askerin ülke siyasetindeki inisiyatifini arttırması ile 15 Temmuz’un yaşandığını vurgulayan Demirtaş, “Her fırsatta sürece dönülmesi yönünde çağrıda bulunduk, ancak dinlemek istemediler” dedi.


Seçimi tanımayacağını biliyorduk

7 Haziran seçimlerine 6 gün kala Erdoğan’ın aslında iktidardan düşmesi halinde seçimi derhal yenileyeceği bilgisine sahip olduklarını belirten Demirtaş, “Erdoğan’ın seçimi tanımayacağını biz 7 Haziran akşamı biliyorduk ve bütün hazırlığımızı, politikamızı seçim politikamızı buna göre yürüttük” dedi.


HDP’nin koalisyon tercihi yanlış mıydı?

“Bir koalisyon hükümetinde yer almış olsaydınız, bu yaşanılanların önüne bir ölçüde geçilebilir miydi” eleştirilerine karşılık Demirtaş, şu net ifadeleri kullandı: “Koalisyon görüşmelerinden sonuç alınmayacağından kesinlikle emindik. Erdoğan’ın erken seçime götüreceğinden hiçbir şüphemiz yoktu. Bu bizim için bir duyum değil, net bir bilgiydi.”


Şehirlerin yıkımı da planlanmıştı

AKP’nin savaş kararını Dolmabahçe’den çok çok önce verdiğini bunun sadece fırsatını kolladığını; Çöktürme Planı, Ekim 2014 MGK toplantısı gibi dönüm noktalarıyla yaşananları  hatırlatan Demirtaş, Davutoğlu’nun koalisyon tartışması için geldiği HDP Genel Merkezi’nde konuşulanları ilk kez paylaştı: 

Davutoğlu: Bizim elimizde PKK’nin 80 bin kişiye silah dağıttığına dair bilgi var.

Demirtaş: Bu istihbarat bilgisi olarak sizde olabilir ama bunu bizim bilme şansımız yok.

Davutoğlu: Biz tek tek evleri tarayacağız, operasyon yapacağız ve bu silahların hepsini toplayacağız.

Demirtaş: Bu doğrumu yanlış mı bilmiyoruz ama gerçekten bu insanların ellerindeki silahı bırakmasını istiyorsanız, bunu şehir içinde operasyon yaparak gerçekleştirmeye çalışırsanız ortaya bir facia çıkabilir. Bunu tavsiye etmeyiz, gelin çözüm sürecinde kalındığı yerden devam edelim. Varsa gerçekten şehir içinde elinde silah bulunan kişiler diyalogla o silahlarını bırakmaya ikna edelim. HDP olarak da çözüm sürecini yeniden canlandırmak için elimizden geleni yapmaya hazırız.

Davutoğlu: Hayır. Göreceksiniz biz ev ev hepsini temizleyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun biz bu operasyonları yapacağız.

Demirtaş, kendisini uyardıklarını ancak AKP’nin bunu bilerek tercih ettiğini kaydederek, “Çünkü artık şunu gördüler; diyalog ve müzakereyle başkanlık adı altında bir diktatörlük kurmak mümkün değil” dedi.


Davutoğlu’nun ‘bitecek’ taahhüdü

Görevden alınan Davutoğlu’nun Erdoğan ve MGK’ya sunduğu raporda Ocak ayı itibariyle hendek ve barikatların bitirileceği ve PKK’nin Ocak ayı itibariyle tasfiye edileceğini; Mart’a doğru gidildiğinde ortada PKK diye bir şeyin kalmadığını ve kimi kanaat önderleri ve bazı işbirlikçi Kürt partileriyle yeni bir sürecin başlatılacağını taahhüt edip bunun sözünü verdiğini paylaşan Demirtaş, şunları söyledi: “Fakat Temmuz ayına geldik bırakın PKK’nin bitmesi falan katılımlar 20 katına çıktı. PKK iki kat daha fazla güç oluşturdu. Davutoğlu verdiği sözü yerine getiremedi, ayrıca başkanlığın önünü açacak bir politika üretemedi. Siyasi hayatına mal oldu.”


Şu anda hiçbir görüşme yok

Hâlihazırda bir görüşme ya da sorunların diyalogla çözümü konusunda hiçbir trafik, hiçbir ilişkilerinin olmadığını aktaran Demirtaş, şöyle devam etti: “Erdoğan ve hükümet halen de cenazelerin gelebileceği bir ortamı stabil hale getirmek istiyor. Cenazeler geldikçe şovenist duyguları kaşıyor, ırkçı ve milliyetçi söylemlerle kamplaşmayı derinleştirip sürekli oyunun artmasına yarayacak bir politika izliyor. Kürt düşmanlığı etrafında oluşan faşist blok var. Devletin bekası adı altında Kürtleri engellemek, Kürtlerin Ortadoğu’daki yükselişini durdurabilmek için stratejik  olmayan geçici bir ittifak kurulu. 


Ağır bir savaş sürecek

Erdoğan şimdilik başkanlık konusunda çok ısrarcı olmayacak, belki partili cumhurbaşkanlığı ara formülünde bir anlaşma sağlanacak. Buna karşılıkta ordu ve polis, bütün sorumluluğu üstlenerek ağır bir savaşı sahada yürütecek. Erdoğan ve beraberindeki bu faşist blok, bütün suçları ve günahları bir an önce masaya dönmek için işlemiyorlar.  Yakın zamanda bir diyalog ve müzakere ihtimali kesinlikle görünmüyor. Benim öngörüm; maalesef şiddetin artacağı yönündedir.”


Bu gidişatı biz durduracağız

Fakat bunu peşinen kabul edip oturmak yerine barış arayışlarını ve savaşa karşı demokratik cephe çabasını sürdüreceklerini ifade eden Demirtaş, AKP’nin faşist yürüyüşünü durdurabilmek için de meydanlarda, alanlarda çok daha örgütlü güçlü bir çıkış yapacaklarını kaydetti. Demirtaş, AKP’yi sadece Parlamento’da değil, sokaklarda ve meydanlarda durdurmanın bir meşru hak olduğu bilinciyle demokratik bütün haklarını önümüzdeki dönemde çok daha aktif bir şekilde kullanmaya devam edeceklerini vurguladı. 


HABER MERKEZİ





Darbelere hayır demokrasi hemen!


Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü tarafından “Darbelere hayır demokrasi hemen” sloganıyla Gazi Şehir Parkı’nda gerçekleştirilen halk buluşmasında on binler buluştu. Askeri ve sivil darbeye karşı taşıdıkları döviz ve pankartlarla demokratik direniş vurgusu yapan halk, “Darbelere ve faşizme karşı mücadeleye, demokrasi cephesine” pankartı taşıyarak, sık sık “Ne cunta darbesi ne de Saray darbesi” sloganlarıyla mesajını verdi.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, platforma çıkarak halka seslendi. Demirtaş, gözü dönmüş bir cuntanın halkın silahını halka doğrultarak 12 Eylül dönemini yaşatmak istediğini belirterek, “Darbeye karşı duran partileri ve halkı kutluyorum” dedi. Nelerin darbeye yol açtığını tartışmazsak, yeniden bu darbe teşebbüsleri ortaya çıkacağını ama iktidarın bunu anlamak istemediğiğini kaydeden Demirtaş, halen darbe anayasası, kanunları, MGK gibi kurumlarının varlığına işaret etti. “Bu ya saflıktır ya da gözü dönmüşlüktür. Darbecileri 14 yıl kucağınızda büyüttünüz, haberiniz olmadı” diyen Demirtaş, şunun altını çizdi: 


Tankları üzerimize sürdünüz

“Onlar darbe yapsaydı OHAL ilan edecekti, işkenceler yapacaktı, AİHS’i askıya alacaklarını duyuracaklardı. Bunlar da aynısını yapıyor. Bu şekilde darbe ile mücadele edilir mi? Bak Cizre’ye, Şırnak’a, Sur’a gönderdiğiniz tank ve topların başındakilerin hepsi darbeci çıktı. Kim gönderdi? Davutoğlu’nu hatırlayan var mı? Cumhurbaşkanı ‘Uzaktan atışla bütün şehri yok edin’ diyordu. Bu darbecilerin tanklarının, toplarının karşısında ilk biz Sur’da, Cizre’de durduk. Biz tankların önünde durduğumuzda bu generaller kahramandı, biz haindik. Erdoğan’ın kulağına bunlar fısıldadı. ‘Tankla topla bunları bitiririz’ dediler. Anlatmaya çalıştık, ‘ülke adım adım tehlikeye gidiyor’ dedik. Bizim üzerimize tankı sürdünüz. 


Kürt sorununun çözümü düğümdür

Darbe ile yüzleşmek için bunları konuşmak zorundayız. Ülkenin Cumhurbaşkanı, yöneticileri özeleştiri vermek zorundalar. En az on defa anlattım bunları. ‘Siz bizi tutukluyorsunuz ama bunlar size darbe yapıyor’ dedim. Öcalan anlata anlata dilinde tüy bitti. Nasıl dün cemaatle kol kola girmek sizi bu hale getirdiyse, bugün İŞİD’lilere dikkat etmelisiniz. Madem OHAL’i devlete karşı ilan ettiniz halka da barış ve demokrasiyi ilan edin de inanalım. Darbeye karşı Kenan Evren yasaları ile mücadele edilemez. Derhal bu yanlıştan vazgeçelim. Gelin toplumsal bir uzlaşıda buluşalım. Kürt sorununda silahsızlanmaya barışa gidecek ortamı yaratalım.”

Demirtaş konuşmasının ardından Bursa’daki programına katılmak üzere İstanbul’dan ayrıldı.


Önce İmralı’dan görüşme yapılmalı

HDP Bursa İl Örgütü’nün dayanışma yemeğine katılan Demirtaş, darbe hakikati ile hiç yüzleşilmediği için darbe tehditlerinin ortadan kalkmadığını, bunun sadece ‘paralelci’lerin tehlikei olmadığını söyledi. Darbenin de cuntanın da karşısında yer aldıklarını kaydeden Demirtaş, “Ülkede savaş bitseydi, PKK silah bıraksaydı, şehirler yakılıp yıkılmasaydı bu generaller bu kadar güçlenir miydi” diye sordu. 

Demirtaş, şöyle devam etti: “Hükümet bütün bu olanlardan dolayı halktan özür dilemeli. Sivil bir anayasaya geçilmenin önü açılmalı, siyasi liderler cumhurbaşkanı nezdinde birlikte toplanmalı. Fakat ilk önce İmralı’da tecrit son bulmalı. Ailesi ve avukatları görüştürülmeli. OHAL uzatılmamalı; işkence olmamalı, adil yargılanmalı.”