Suriye, Irak ve Mısır başta olmak üzere bölge ülkelerine yaklaşım konusunda son dönemde İran’la ayrı düşen Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak "İran bölgeyi domine etme çabası içinde. Bu durum bizi, Körfez ülkelerini rahatsız etmeye başlamıştır. Buna gerçekten tahammül etmek mümkün değil. Yemen, Suriye ve Irak’ta ne gücü varsa çekmesi lazım" sözleriyle Ankara-Tahran gerilimini iyice tırmandırmıştı. Erdoğan’ın bu sözlerine sert tepki veren Tahran, Türkiye’yi diplomatik bir notayla uyarmış, Erdoğan’ın sözlerinin "teamüllere aykırı ve uygunsuz" olduğunu duyurmuştu. Bu tepkiler nedeniyle Erdoğan’ın planlı Tahran ziyaretinin iptal edileceği haberleri dahi gündeme gelmişti. 


Ziyaret bugün başlıyor

Ancak İran’dan peş peşe gelen çıkışlara rağmen ziyaretini iptal etmeyen Erdoğan'ın bugün Tahran’da olacağı duyuruldu. İran’ın dini lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüşmesi beklenen Erdoğan, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısına da katılacak.


Ankara'nın dış politikası çöktü

Uzmanlar, Erdoğan ile selefi Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu liderliğindeki Türk devletinin "stratejik derinlikten" oldukça uzak dış politikasının çöktüğü görüşünde. Uzmanlara göre Sünni-Arap bloğu ülkeleriyle birlikte hareket eden AKP liderliğindeki Türkiye, ABD ve bölge ülkeleri ile bozulan ilişkilerini onaramazsa ülkeyi zorlu dönemler bekleniyor. DAİŞ'e verdiği destek ve tüm dünyanın aksine Kobanê'de Kürt karşıtı politikasını sürdürmesi nedeniyle ABD ile de ilişkileri iyice bozulan Türk devletinin, Washington ile uzlaşma yoluna giren Tahran'da vereceği mesaj bu nedenle önemli görülüyor. 


İtibarını kaybediyor

Uzmanlara göre Suriye ve Irak'ın ardından Yemen'de de etkisini iyice artıran İran, ABD ile Avrupa Birliği ile de ilişkilerini geliştirerek hem siyaseten hem de ekonomik olarak sıçrama yapmak istiyor. Türkiye ise Mısır, Suriye ve Irak'ta kabul görmeyen Sunni mezhepçi politiklarıyla yangın yerine dönmüş olan bu ülkelerde ateşi körüklediği gibi kendi güvenliğini ve itibarını da zayıflatıyor. Özellikle tüm dünyanın insanlığa tehdit gördüğü "terör örgütü" DAİŞ'le kurduğu yakın ilişkiler Türk devletinin politik arenada dışlanmasına sebep oluyor. 


Kaybeden Türkiye olacak

Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin Deutsche Welle'ye konuşan ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Hüseyin Bağcı; Suriye, Mısır, Yemen gibi ülkeler konusunda İran’la Erdoğan’ın "büyük zıtlık" yaşadığına gönderme yaparken, “Erdoğan; Tahran ziyaretinde söylemlerine çok dikkat etmelidir. Yumuşak bir söylem içinde olmalıdır. Tüccar gibi gidip, tüccar gibi dönmelidir ama bunu yapabileceğini pek de zannetmiyoruz” yorumunda bulundu. Erdoğan’ın Ortadoğu sözkonusu olduğunda "idelojik-mezhepçi" düşünmekten geri duramadığını vurgulayan Bağcı, "Eğer; Ortadoğu politikalarındaki yanlışlar da ısrar ederse, Ortadoğu’nun büyük İran’ı Erdoğan’ı kolaylıkla ezecektir ve kaybeden Türkiye olacaktır" dedi. 


Mezhepçi politika terk edilmeli

DW’ye konuşanlardan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurulu’ndan Mehmet Yeğin de Türkiye’nin, ABD ile İran’ın anlaştığı bir gelecek senaryosuna hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, "Türkiye sadece Sünni-Arap bloğu ülkeleriyle hareket ediyormuş görüntüsünden uzak durmalı ve bölgedeki dengeleyici rolünü öne çıkarmalı. Dünyaya açılan bir İran’la ilişkilerin geliştirilmesi çok önemli. İran dünyaya açılırken, Türkiye de İran’ın aleyhine hareket etmemeli. Türkiye, mezhepler üstü bir yaklaşım sergilemeli. Ortadoğu’daki çıkarlarının farkına varmalı" değerlendirmesini yaptı. 


 HABER MERKEZİ