Şaziye Îbrahîm, kendilerine “Dünya sizi kadın olarak tanısın. Kendi kimliğinizle tanının” diyen Öcalan’la tanıştıktan sonra yaşamındaki değişiklikleri, “Gözlerinde bir kadının derin bir uykudan uyanışını, yeniden dirilişini gördüm. Ondan sonra kendime bir söz verdim ve hayat daha anlamlı oldu” diye anlattı.

SOZDA OREMAR / JINNEWS/ŞEHBA

Kadın kimliği üzerine yoğunlaşan ve özgür kadın kimliği nasıl yaratılmalı sorusuna yanıt olmaya çalışan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, kadın dirilişine yol açtı. Kürt kadınlar, onun ortaya koyduğu “kadın kurtuluş ideolojisi” ile kimlik arayışına çıktı. Bununla da yetinmedi, tutsak bulunduğu İmralı zindanında Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü Toplum Paradigmasını geliştirdi. Bundan dolayı Abdullah Öcalan’ın yeri ve önemi kadınlar için hep farklı oldu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı 1991 yılının 15 Ağustos’unda Lübnan’da bulunan Bekaa Vadisi’nde, 1996 yılında ise Halep’te gören Efrîn Toplumsal Adalet Meclisi Yönetim üyesi Şaziye Îbrahîm, görüşmelerini ve hayatında yaşanan değişimleri paylaştı.

   

Kendime sözler verdim

Öcalan’ı gördüğünde tarifi imkansız bir heyecan yaşadığını dile getiren Îbrahîm, bunu “Önder Apo’nun gözlerinde Kürt kadınının yeniden dirilişini gördüm” diye ifade etti. 

Abdullah Öcalan ile tanıştıktan sonra kendi kendine söz verdiğini belirten Şaziye, “’Bu dava ve kendi şahsım için elimden ne geliyorsa yapacağım’ dedim. Çocuğum var, yoruluyorum, evim var gibi bahanelere sığınmayacağıma ve bunları kendimde kıracağıma söz verdim. Kırabildiğim kadar birçok algıyı kırdım. İşgal altında olan Kürdistan toprakları için çocuklarımı büyüteceğim ve onları kendi ellerimle devrime katacağım dedim. Bunları yapabildiğim kadarıyla yaptım” dedi.

‘Kendinizi bir erkekle ifade etmeyin’ dedi

İkinci kez 1996 yılında Helep’te gördüğü Öcalan’ın sıradan bir kişiliğe sahip olmadığının altını çizen Îbrahîm, o anları ise şu sözlerle dile getirdi: “Güçlü, cesaretli, kuvvetli ve atılgan bir kadın olduğunda neden hemen ‘erkek gibi kadın’ tanımını kullandığımızı sorup eleştirdi. ‘Bunu kabul etmeyin. Biz kadınız, kimliğimiz kadındır ve kadın olarak kalacağız deyin. Kendinizi bir erkekle göstermeyin’ dedi. Yine annelerin neden büyük erkek çocukları, babaları, kardeşleri yada eşleri üzerinden tanıtıldığı eleştirisini yöneltti bizlere. ‘Bunu da kabul etmeyin. Kendi kimliğiniz ile tanının, adınız ne ise öyle tanının. Dünya sizi kadın olarak tanısın’ dedi.”

Hayatımızı sorguladık

Aralarında geçen bu diyalogdan sonra kadınlar olarak sorgulamaya girdiklerini ifade eden Îbrahîm, birbirlerine “Kadın olarak tanınacağız. Kendi namusumuz olacağız. Ne babamızın, ne oğlumuzun, ne eşimizin ne de kardeşimizin namusu olmayacağız” sözünü verdiklerini ve bunu yerine getirdiklerini kaydetti. Îbrahîm, hâlâ bu zihniyetle mücadele ettiklerini ve kimi algıların henüz kırılmadığını belirtti.

Anlamlı yaşadık

Görüşmeden sonra artık sırf bir ev kadını olmaktan çıkıp örgütleme çalışmalarına katıldığını ve bu yönüyle ailesinde büyük değişimlere yol açtığını ifade eden Îbrahîm, “Ailelerle toplantılar yapıyorduk. Çocuklarıma, kendisine ‘yeni bir yaşama yol aldım’ dediğim annem bakıyordu. Yani Öcalan’la tanışmak, onun fikirlerini edinmek bizde çok büyük değişimler yarattı. Hayatımız daha da anlamlı oldu” diye konuştu.

‘Efrîn’de kucaklaşacağız’

Îbrahîm, Öcalan’ın Suriye’de ilk adım attığı toprakları, sırtını dayadığı ağacı ve üzerine oturduğu taşları hep merak ettiğini ve bu topraklara gitmeyi çok istediğini söyledi. Efrîn topraklarında bir gün Abdullah Öcalan ile kucaklaşmayı umut ettiğini belirten Îbrahîm, “Umudumuz büyük. Eğer Abdullah Öcalan özgür olmasa biz o özgürlüğü kabul etmiyoruz. Önder Apo o dört duvar arasından çıkarılmadan bize dünyaları da verseler de kabul etmiyoruz. Biz insanlığın özgürlüğünü Önderimizde buluyoruz. Önder Apo’nun olmadığı yaşamı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Mazlumlar yeniden ruh buldu

Leyla Güven öncülüğünde devam eden açlık grevi eylemlerini de selamlayan Îbrahim, “Onun talebi, milyonların talebidir. Mazlum Doğan, Kemal Pir ve Hayri Durmuş’ların eylemi yeniden ruh buldu. Buradan Leyla Güven şahsında açlık grevinde olan tüm arkadaşlarımızı ve tutsakları selamlıyorum. Ve direnişimizin zaferle taçlanacağına olan inancımı belirtiyorum” dedi.