Siyasi partilerin temsilcilerinin de katıldığı tartışmalarda graffiti ile ifade özgürlüğü arasındaki ilişki tartışıldı. Geçici olarak inşa edilen duvarlara 5 yaşından 80 yaşına kadar katılımcılar kriminalize edilme korkusu olmaksızın graffiti yaptı. Etkinliğe katılanlar arasında İskandinav ülkeleri ve ABD'den sanatçılar, Bates, Pose ve MSCR gibi tanınmış imzalar da bulunuyordu.
Graffiti Festivali, ifade ve düşünce özgürlüğünün ve sansürün tartışılmasına yol açtı. Bunun nedeni ise İsveç Devlet Tiyatrosu'nun örgütlediği etkinliklerin afişlerinin geçtiğimiz yıl olduğu gibi belediyeye ait reklam panolarına asılmasına izin verilmemesi. Belediye yönetimindeki sağcı partiler, duvarlara yazı yazılmasını özendirdiği gerekçesiyle değişik sanatçıların hazırladığı 300 farklı afişin Stockholm'deki reklam panolarına asılmasını yasakladı. Geçtiğimiz yıl belediye yöneticileri Graffiti Festivali'nden sonra duvar yazılarının arttığını iddia etmişti. Günlük yayımlanan Svenska Dagsbladet adlı gazetenin yaptığı araştırma polis ve belediye yetkililerinin açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığını açığa çıkarmıştı.

Graffiti sokak sanatı
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İsveç Devlet Tiyatrosu yapımcılarından ve festival sorumlusu Ceylan Holago, gerçekleri çarpıtan polis ve belediye yöneticilerine tepkili. Düzenledikleri etkinliklerin gençlerin yaratıcılığını geliştirmeyi amaçladığını belirtiyor ve bunu engellemeye çalışanları ifade özgürlüğünü çiğnemekle suçluyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarında, İsveç halkının yüzde 61'i graffitiyi bir sanat olarak görüyor.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM