
PKK yasağı konusundaki tavrınız nedir?
PKK yasağının Alman devletinin demokratik muhalefete karşı baskıcı önlemi niteliğinde olduğunu düşünüyor, kabul edilemez buluyorum. İfade özgürlüğü ilkesi ve anayasal temel hukuku koruma ilkesiyle de bağdaşmıyor. Alman devletinin Kürtlere karşı son dönemdeki uygulamalarını da zorluk çıkarma ve eziyet etme niteliğinde değerlendiriyorum.
‘Alman devletinin tutumu rezalettir’
Bence PKK yasağı, demokratik siyasi faaliyetleri engelleyen bir yasaktır. Türkiye’de bu yasak, Türk hükümetinin demokratik muhalefeti bastırmak ve ülkenin doğusundaki çatışmayı demokratik olmayan yöntemlerle kazanmak için düşündüğü bir yasak. Böylelikle kendisi için daha fazla seçenek açmak isteyen, demokratik hakkını arayan Kürt halkının bastırılmasına devam etmek istedi. Almanya’da ise antifaşist, otonom sol ve komünist gruplara karşı da alınan bir dizi tedbirin parçasıdır. Federal Almanya Cumhuriyeti, kuruluşundan beri, demokratik ve solcu hareketlere karşı önlem alıyor. Bu bir rezalettir.
‘Sağ gözü kör’ devlet!
Aynı zamanda anayasanın ve devletin korunmasına ilişkin mercilerin NSU(Nasyonal Sosyalist Yeraltı) ile kısmen işbirliği yaptığı, mali destek verdiği ve bu faşist yapıları desteklediği, NSU skandalıyla birlikte ortaya çıktı. Uzun yıllardır antifaşist gruplar ve demokratik solcu hareketler Alman devletini uyarmaya çalışıyor; ama demokratik hareketi baskı altında tutan, takip eden devletin “sağ gözü kör” kalmaya devam ediyor.
Sol Parti olarak PKK yasağının kaldırılması için çalışma yürütüyor musunuz?
Sol Parti, PKK’nin kriminalize edilmesinin sona erdirilmesi ve çatışma ortamı bitirilerek huzurlu bir diyalog içine girilmesi için Alman Meclisi’nde her yasama döneminde yasa önerilerinde bulunuyor. Kürtler ile yoğun görüşmeler yaparak, siyasi eylemleri destekleyerek ve Federal Alman Hükümeti ile Türkiye Hükümeti arasındaki işbirliğine tavır alarak PKK yasağının iptali için yardım etmeye çalışıyoruz; buna devam edeceğiz. Ayrıca bu yasama döneminde de yine Sol Parti’nin bir yasa teklifi getireceğinden eminim.
‘Sol Parti başından beri karşı’
PKK yasağı, Türkiye’deki demokratik muhalefeti zayıflatmayı hedefledi; ancak bu tutum başarılı olamadı. Biz de Sol Parti olarak başından beri PKK yasağının kaldırılmasını ve Türkiye’deki Kürtlerin haklarına saygı duyulmasını, bu hakların verilmesini savunduk. Bu doğrultuda da çatışmaların durdurularak huzur ve diyalog ortamına geçilmesinden ve çözümden yanayız. Ben de tabii ki yine demokratik Türk ve Kürt muhalefetinin yapacağı programları desteklemeye, dayanışma içinde bulunmaya devam edeceğim.
Almanya’nın Türkiye’yle ilişkilerine nasıl bakıyorsunuz?
Sol Parti olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım süreci bağlamında Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirmesi gerektiğini düşünüyor ve buna dair adımlar atmasını Almanya Federal Hükümeti’nden bekliyoruz. Kopenhag Kriterleri’nin temeli, hukukun üstünlüğüne uygunluktur. Kürtlerin insan hakları da Kopenhag Kriterleri’nin dışında tutulamaz. Bu prensiplere göre bu haklar korunmalıdır.
‘Almanya silah satışını durdurmalı’
Biz, bu kapsamda Federal Hükümet’ten Türkiye’ye tüm silah teslimatlarının durdurulmasını, baskıcı polis aparatı oluşumuna yapılan eğitimlere son verilmesini, NATO üyesi Türkiye’ye siyasi baskı oluşturulmasını ve demokratik muhalefetin bastırılmasına son verilmesini sağlamak için icraatlarda bulunulmasını bekliyoruz.
‘Türk devleti çözüm imkanı sağlamalı’
Türk devletinden de artık, demokratik bir çözüm bulmak için muhalefetle tartışma süreci başlatmasını, Kürtlerle uzun yıllardır süren çatışmaları sona erdirmek için demokratik bir çerçevede, Kürtlerin otonomi ve kendi kaderini tayin etme talebini karşılayan dostane bir çözümün imkanını sağlamasını bekliyoruz.
Annette Groth kimdir?
1954 Almanya doğumlu Annette Groth, insan haklarına dair çalışmalarıyla tanınıyor. Özellikle mülteci hakları konusunda yoğun çalışmalar yürüten Groth, Sol Parti’nin Baden-Württemberg bölgesinden seçilen Federal Meclis Milletvekili. 1977-1979 yıllarında Berlin’de Özgür Üniversite’de okuyan Groth, 1992 ile 1997 yılları arasında ise Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Eğitim Bölümü’nde çalıştı. Mülteci sorunuyla ilgili çok sayıda çalışma yapan Groth, 2010 yılında da Özgür Gazze Hareketi’nin Filistin’e gönderdiği yardım konvoyunda yer aldı. Annette Groth, Federal Meclis’teki Sol Parti grubunun İnsan Hakları Komitesi üyesi. PKK yasağına karşı çıkan vekil, 17 Kasım’da yasağa karşı Berlin’de gerçekleştirilen büyük yürüyüşe de katılmıştı.
GÜL GÜZEL/STUTTGART