Kürt siyasetçi-yazar Muzaffer Ayata, Sınıf Teorisi Temsilcisi Okan Cihan ve Partizan Temsilcisi Ahmet Şahin'in konuşmacı olarak katıldığı panel, saygı duruşu ile başladı. Sunumunu Ayşe Eğilmez'in yaptığı panelde, ilk sözü Kürt siyasetçi-yazar Muzaffer Ayata aldı.


Tarihin sesiydiler

Ayata konuşmasında Kürt Özgürlük Hareketi ve Türkiye Devrimci Hareketi açısından mayıs ayının önemine dikkat çekerek, Türkiye halklarının kendi özgür gelecekleri için bedenini ölüme yatıran değerli evlatlarını daima minnetle ve onurla anacaklarını dile getirdi. Ayata, Türk ve Kürt halklarının amansız savunucusu büyük devrimci İbrahim Kaypakkaya'nın, 1977 tarihinde bir komployla katledilen büyük enternasyonalist Haki Karer'in ve 12 Eylül faşizmine karşı kendilerini ateş topuna çeviren Kürt halkının değerli evlatları Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner'in kişiliklerine değinerek, şunları söyledi: "Kürt halkının dirilişinin özünü oluşturan bu kişilikler, yıllar boyunca mücadelemize ışık tuttu. Devrimcilerin hayatına kast etmeyi görev bilenler 'Gençtik, sessizdik, ama tarihin sesiydik' diyenler karşısında başaramadılar. Bugün bile yenemedikleri içindir ki, 'Gelin barışalım, sorunu çözelim' diyorlar."
Panelde Sınıf Teorisi Temsilcisi Okan Cihan, bazı taşların yerinden oynandığı yeni sürecin tehlikelerine dikkat çekerek, süreçle birlikte devrimcilere karşı tasfiyelerin başladığını söyledi. Okan Cihan, AKP'nin İslam kardeşliği adı altında başlattığı demokrasi ve adalet anlayışı siyasetini eleştirerek, buna karşı durulması gerektiğini söyledi.

Duygulu anlar yaşandı

Daha sonra söz alan Partizan Temsilcisi Ahmet Şahin, mayıs ayında yaşamını yitiren devrimcileri tarihte çığır açan kişilikler olarak nitelendirdi. Sistemlerin sömürüleri karşısında devrimci güçlerin ortak mücadele yürütmediğini savunan Şahin, İbrahimlerin takipçileri olarak Kürt Özgürlük Hareketi'nin bu yöndeki sahiplenmesini ve mücadelesini takdir etti. Şahin, ortak mücadelenin önemine vurgu yaptı.
Ardından 19 Mayıs 2012'de Şirnex'ta yaşamını yitiren Welat Garzan'ın (Musa Bostancı) yengesi Solmaz Bostancı da kısa bir konuşma yaptı. Bostancı, yaşanan acıların bir an önce son bulması dileğinde bulunarak, yaşamını yitirenlerin anısına bağlı kalacaklarını belirtti. Panelde Meryem Çolak'ın babası Seydo Hazar (Kalo), kendi bestesi olan 'Diyarbakır Zindanı' adlı şiirini okudu. Oldukça duygulu anların yaşandığı panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla son buldu.

A. KARATAŞ/STUTTGART