Brezilyalı yönetmen Fernando Meirelles ile İngiltereli senaryo yazarı Peter Morgan'ın elinden çıkma film, hayatları bir şekilde kesişen bir grup insan aracılığıyla karşımıza çıkan fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatılıyor. 360, başrollerinde Jude Law, Rachel Weisz ve Anthony Hopkins gibi oyuncular olmasına rağmen son yıllarda birçok  örneğini izlediğimiz tesadüflerle örülmüş girift bir senaryoya dayalı filmlerden biri sadece.
Yönetmen Fernando Meirelles beş temizlik işçisinin başından geçenleri anlattığı 2001 yapımı Domesticas'la dikkat çekmişti. Ardından Cidade de Deus (Tanrıkent), Constant Gardener ve José Saramago'nun Körlük adlı romanından yola çıkılarak çekilen Blindness ile adından sıkça bahsettirdi. 360'ın senaryosunu kaleme alan Peter Morgan ise  Frost/Nixon, The Other Boleyn Girl, The Damned United, Uganda'lı diktatör Idi Amin ve doktoruyla ilgili The Last King of Scotland ve The Queen filmlerinin de senaryo yazarı.
Senarist, Stanley Kubrick'in Eyes Wide Shut'ta esinlendiği, 19'uncu ile 20'nci yüzyıl arasında yaşamış Viyanalı tiyatro yazarı Arthur Schnitzler'in Reigen adlı oyunundan yola çıkarak 360'ı yazmış.
Filmde bütün kahramanların hayatı bir şekilde kesişmekle kalmıyor, filmin başında ve sonunda tekrarlanan, karşımıza çıkan fırsatları değerlendirme yönündeki bildik telkin de fazlasıyla bayat bir mesaja dönüşüyor. Karakterlerin her birine o kadar az vakit ayrılıyor ki hiçbirini tanımamız ve empati kurmamız mümkün olmuyor. Eleştirmenlere göre, "Seyirci fiyakalı çekimler, muhteşem ışıklar, birbirinden şık kadraj numaraları eşliğinde ordan oraya savrulurken şefkat, sevgi, özlem, aldatma, gelişme, kendini aşma ve olgunlaşma gibi konularda da düşünmemiz ve duygulanmamız bekleniyor. Ekonomik durumu iyi olmayan ülkelerden zengin AB'ye yönelik kadın cinselliği istismarı, mafyöz oluşum ve şiddet gibi motifler de cabası."

FRANKFURT