Gücümüzü birleştirmeliyiz

16 Mayıs 2022 Pazartesi - 17:30

.

.

  • Kongra Star öncülüğünde Qamişlo’da gerçekleştirilen “Rojava Kürt Kadınları Danışma Toplantısı” sona erdi. Toplantının sonuç bildirgesinde, Üçüncü Ulusal Kürt Kadınları Konferansı'nın acilen toplanması çağrısı yapıldı. 

Kuzey-Doğu Suriye'nin Qamişlo kentinde “Kürt kadınlarının işgale karşı ortak tutumu” şiarıyla Rojava Kürt Kadınları Danışma Toplantısı, gerçekleştirildi. Kongra Star öncülüğünde kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, aydın ve yazarlardan oluşan 50’den fazla kadının katılımıyla 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesi açıklandı.

Hassas ve kritik bir dönemde yapıldığı belirtilen toplantının sonuç bildirgesinde, 3. Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’da şiddeti derinleştirdiği belirtildi. Hegemonik güçler ile bölge güçlerinin girişimi olduğu paylaşım savaşından en fazla Kürdistan’ın ve Kürt halkının etkilendiği kaydedilen bildirgede, Kürt kadınlarının karşı karşıya olduğu saldırılara ve soykırıma dikkat çekildi. 

Varlık ve yokluk direnişi veriliyor

“Kürt halkı kadınlar öncülüğünde her türlü soykırım saldırılarına karşı direniyor. Kültürel soykırımdan siyasi soykırıma, işgalden özgür Kürt iradesini teslim alma planına, demografik değişimden göçmenlik politikasına kadar her alanda direniyor” denilen bildirgede şöyle denidi: “Bize dayatılan tehlike çok büyük. Düşmanın saldırıları katletmeye yöneliktir. Kürt halkının direnişi aynı zamanda varlığın ve yokluğun direnişidir. Toplantımızda, Lozan Antlaşması'nın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yıl dönümünde Rojava ve Başûrê Kürdistan'ın işgaliyle Misaki Milli hayata geçirmeye yönelik faşist Türkiye devletinin planlarına odaklandık.”

Rêber Apo’nun özgürlüğü için mücadele çağrısı

Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye, Medya Savunma Alanları ve Şengal’e yönelik saldırılarının Türk devletinin planları doğrultusunda gerçekleştiği belirtilen bildirgede şunlar kaydedildi:”Bu planlar gösteriyor ki Rêber Öcalan üzerindeki tecrit yaygınlaştırılma özgürlük mücadelemizin önünü kesmeye yöneliktir. Meclisimiz, İmralı adasında tecrit ve işkence sistemine karşı duruşunu ortaya koyan Önder Apo'nun fiziki özgürlüğü için mücadelenin yükseltilmesi çağrısında bulundu.”

Kürt kazanımlarının korunabilmesi için demokratik ulusal birlik çizgisinde buluşmaya çağıran kadınlar, KDP’nin içerisi girdiği ihanet ve işbirlikçiği tutumu kınadı.

Kadınların öncülük misyonu, rol ve görevlerine ilişkin yapılan tartışmalarda, “Kadınlar olarak işgale karşı mücadelede ve Kürt ulusunun demokratik birliğinin inşasında öncülüğümüzü güçlendirmeliyiz” denildi. 

Maddeler halinde sonuç bildirgesinde şunlar kaydedildi:

  • İşgale karşı ulusal duruşun netleştirilmesi gerekiyor. Kürdistan işgaline karşı uluslararası mücadele ulusal bir görevdir. Kadınlar bu görevin öncüleridir. YJA-Star ve HPG gerillalarının işgale karşı direnişine sahip çıkmak ve destek olmak da ulusal bir görevdir.
  • Kürt halkının düşman güçleriyle işbirliği bizim kırmızı çizgimizdir ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Köleliğe karşı güçlü ve etkili bir duruş sergilenmelidir.
  • Kürt kadınları olarak Kürdistan'daki siyasi süreçlerde etkin rol oynamak için siyasi faaliyetleri sınırların hem içinde hem de dışında güçlerimizi birleştirmeliyiz. Bunu yapabilmek için hem bölgesel hem de ulusal düzeyde ilişkilerin güçlendirilmesi gerekiyor.
  • Rojava’da Kürt kadınlarının birliğini inşa etme çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır. Bu aynı zamanda hepimizin görevidir. Bu amaçla kadın girişimi geliştirilecektir.
  • Kürt kazanımlarını yok etmeye yönelik yozlaşmış politikaları yenmek için Kürt kadınlarının ulusal diplomasi çalışmaları yürütülmelidir.
  • Konseyimiz, Üçüncü Ulusal Kürt Kadınları Konferansı'nın acilen toplanmasını talep etmektedir. Bu amaçla, konferans hazırlık komitesini Kürdistan'ın dört parçası düzeyinde toplanmaya ve konferansa davet etmeye çağırır.
  • DAİŞ'in esir aldığı Êzîdî kadınları özgürleştirmeye yönelik güçlü ve sonuç alıcı çalışmalar, Kürt kadın hareketinin temel görevidir. İşgal altındaki topraklarda kadınlara yönelik soykırımdan sorumlu olanları adalete teslim etmek için özel çalışmalar geliştirmek de bizim sorumluluğumuzdur.
  • Toplantımız işgalci Türk devletinin saldırılarına karşı bölgesel ve uluslararası güçlerin sessizliğini kınıyor ve onlara müttefik muamelesi yapıyor. Başta Katar ve Kuveyt olmak üzere şirketleri aracılığıyla Türk işgaliyle işbirliği yapan güçler, insanlık suçlarına ortak olarak görülüyor. Demografik değişim politikalarına karşı daha yüksek bir yasal mücadele çağrısında bulunuyor.”
paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.