
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Genel Sekreteri Christophe Deloire, yasayı, İ.Ö. 624’de Atinalı aristokratları halka karşı haklarını koruyan ve ağır cezalar öngören Drakon Yasaları‘na benzeterek, Abdullah Gül’e “İnternet sansürüne yol açacak Drakon yasalarını imzalama” dedi. Geçen ay Meclis’e söz konusu düzenlemenin iptal edilmesi yolunda çağrı yapıldığı hatırlatılan yazılı açıklamada, “Düzenlemenin internet üzerinde bilgilenme özgürlüğü açısından felaket olduğu” ifade edildi. Düzenlemenin internet üzerinde sansürü güçlendireceği kaydedilen açıklamada, yasa ile hükümete internet servis sağlayıcılarının, kullanıcıların ve diğer aracıları da kontrol etme yetkisi vererek sansürü daha da güçlendireceği ve dolayısı ile gerek Türkiye Anayasasını gerekse Türkiye’nin imzaladığı uluslararası antlaşmaları ihlal edeceği ifade edildi.
Mahkeme emri olmadan engelleme yetkisi ile ortaya çıkacak manzaranın yasal keşmekeşe yol açacağı belirtilen açıklamada, hizmet sağlayıcı birliklerin üyeleri için ise bu sansüre uymadıkları takdirde ağır cezaların söz konusu olabileceği ve haberciler açısından ise hükümet tarafından uygulanması ihtimal ağır sansürün ciddi kaygıya yol açtığı vurgulandı.
Zaten kısıtlayıcı bir kanun
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), “Zaten kısıtlayıcı olan internet yasasının değiştirilmesi, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliğinin erozyona uğratılması yönünde atılan yeni bir adımdır” dedi. Örgütün Türkiye araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, “Şu anda Türkiye’nin en son ihtiyaç duyduğu şey, daha fazla sansür olacak” dedi. Sinclair-Webb, “Türkiye’nin bilgiye erişim hakkı, ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği hakkına saygı gösterme yükümlülüğünü ihlal etmemesi için Cumhurbaşkanı Gül bu yeni düzenlemeyi veto etmeli” çağrısında bulundu.
Zamanlama dikkate alındığında, bu yeni düzenlemelerle, “savunmaya geçen bir hükümetin, eleştirileri susturmak ve siyasi açıdan zararlı olacak her tür malzemeyi keyfi olarak kısıtlamak için yetkilerini artırmaya çalışmasının” kaygı uyandırdığını kaydetti.
HRW, Türkiye’nin 5651 sayılı İnternet Kanununu “zaten kısıtlayıcı bir kanun” gördüğünü ve YouTube ile Google gibi siteler dahil internet sitelerin tamamına erişimin engellenmesine hukuk dışı bir şekilde izin verdiği için eleştirdiğini vurguladı.
ANKARA
ABD ve AGİT’ten tepki
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de Meclis’ten geçen internet sansürü yasasına tepki gösterdi.
AGİT Basın Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Miyatoviç, internet yasasında yapılan son değişikliğin servis ve hosting sağlayıcılarına orantısız bir yük getireceğini belirtti. Açıklamada, “Yeni önlemler, yönetimin internete kapsamlı şekilde müdahale etmesine ve Türkiye’deki tüm internet kullanıcılarının bilgilerini mahkeme gözetimi olmaksızın elde etmesine imkan tanıyor. Kişisel hakları ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacıyla çıkarıldığı belirtilen yasa, yönetime kontrolsüz bir takdir hakkı vererek interneti engellemeye dair yeni yöntemlere yol açabilir” denildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki ise AGİT’in kaygılarını paylaştıklarını belirterek “”Demokrasilerin, halkların farklı sesleriyle güçlendiğine inanıyoruz” dedi. Önerilen tedbirlerin ifade özgürlüğü konusunda uluslararası standartlara uyumlu olmadığına dair kaygılarını dile getiren Psaki, “Bunlar ayrıca, ifade özgürlüğünü, araştırma gazeteciliği, gazetecilerin kaynaklarının korunmasını, internet üzerinden bilgiye erişim ve siyasi tartışmaları önemli ölçüde etkileyebilir” diye belirtti.
İnternete yeni kısıtlamalar getiren yasa Avrupa Birliği’nden de tepki almıştı. Avrupa Birliği (AB) Genişleme ve Avrupa Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Komisyon Üyesi Stefan Füle yasanın ciddi endişeler yarattığını belirterek, “Kamuoyunun ihtiyacı olan daha fazla şeffaflık ve bilgi, daha az kısıtlama” demişti. Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schultz da yasayı “Boğucu durumdaki basın özgürlüğü için geri adım” diye nitelendirmişti.
TİB tek yetkili
“Özel hayatın korunması” adına Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) olağanüstü yetkiler veren, daha çok Çin, İran ve Suudi Arabistan’da uygulanan URL tabanlı engelleme yöntemleri getiren internete sansür yasası, üç muhalefet partisinin ‘hayır’ oyuna rağmen AKP vekillerinin oylarıyla Meclis’ten geçti. Torba yasa uygulaması ile Meclis’te kabul edilen internet düzenlemelerine ilişkin yasa ile TİB özel hayatın gizliliği ihlali durumlarında ilk 4 saat içerisinde internete erişimin önlenmesi için tek yetkili olarak belirleniyor.
Gül ne demişti?
İçinde internet düzenlemesine ilişkin maddelerin yer aldığı Torba Yasa Teklifi’nin Gül tarafından veto edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor. Sosyal medyayı sık kullanan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 28 Mayıs 2011 tarihinde attığı bir tweetla, o dönemki internet yasakları konusunda, “Benim görüşüm temelde hiçbir özgürlük kısıtlaması olmamalı. İsteyen herkes internette özgürce dolaşabilmeli” demişti.