
24. Dönem Parlamentosu'nun 3. Yasama Yılı dün başladı. Meclis Genel Kurulu dün Meclis Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında toplandı. Çiçek, birleşimi açıp sunuş konuşmasını yaptı, ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü Genel Kurul’a takdim etti. Yeni yasama yılının açılışı için Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve kuvvet komutanları tam kadro Meclis'teydi. Açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son dönemde artan çatışmalardan, dış politikaya, ekonomiden, yeni anayasaya kadar birçok konuda görüşlerini açıkladı, ancak yeni ve umut vaat eden hiç bir şey söylemedi. Milletvekillerinin cezaevinde olmasını eleştiren Gül, "Geçen yılki konuşmamda bu Meclis'in siyasetin tüm renk ve eğilimlerini temsil ettiğini ve bu nedenle çok güçlü olduğunu vurgulamıştım. Bu vesileyle, seçildikleri halde bu yasama yılında da Meclis'te olamayan milletvekillerinin bu tablo içinde bir noksanlık oluşturduğunu belirtmek isterim. Seçimlere yasal olarak katılmış, halkın oyunu almış, milletvekili sıfatını taşımaya hak kazanmış herkesin, haklarında kesin yargı kararları ortaya çıkana kadar yasama faaliyetine katılması gerektiğini düşünüyorum. Ülkemiz ve milletimizin karşılaştığı bütün sorunların çözüm yeri Yüce Meclis’tir. Ülkemizdeki bütün fikir ve renklerin burada temsili önemlidir. Mühim olan bu yüce kurumun kapsayıcı olması ve çoğunluktan farklı düşünenlerin bu çatı altında kendilerine güvenli bir yer bulmasıdır. Meclis kompozisyonunda meydana gelebilecek her türlü noksanlık, geçmişte yapılanları tekrar etmekten ve çok ihtiyacımız olan çözümleri daha da ötelemekten başka bir işe yaramayacaktır" dedi.
Bildik söylemleri tekrar etti
Konuşmasının devamında PKK'nin artan eylemleri ile operasyonlara bağlı olarak son aylarda yaşanan ölümlere değinen Cumhurbaşkanı Gül, Kürt sorunun çözümü konusunda "Terörle mücadele" perspektifinden uzaklaşmadı. TSK'yi öven Gül, konuşmasında şöyle dedi: "…Teröre karşı mücadele, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin temel ilkeleri gözetilerek, aynı kararlılık ve azimle sürdürülecektir. Milletimize kasteden terör odaklarına karşı herhangi bir müsamaha gösterilmesi ve teröre karşı mücadelede en ufak bir zafiyet içine girilmesi asla sözkonusu olmayacaktır. Devlet ve millet olarak Silahlı Kuvvetler ve güvenlik güçlerimize güvenimiz tamdır."
BDP milletvekillerini hedef aldı
"Terörle mücadelede millet olarak, iktidarı, muhalefeti, medyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla hepimiz tek yürek halindeyiz. Bu mücadelenin başarısı için kararlılık ve birlikteliğin sürmesi hayati önem arzetmektedir" diyen Gül, sözü Şemdinli'de HPG gerillalarıyla kucaklaşan BDP’li milletvekillerine getirdi. İsim vermeden BDP'li vekilleri hedef alan Gül, konuşmasının devamında, "Bu bağlamda, hepimiz bu Meclis çatısı altında yaptığımız 'Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini' koruma yeminine sonuna kadar sadakat göstermeliyiz. Terör ile demokrasi hiçbir ahvalde kol kola gezemez. Terörün kucaklanmasına, övülmesine ve meşru gösterilmesine müsamaha eden bir demokrasi de dünya üzerinde mevcut değildir" diyerek, BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasından yana bir tavır sergiledi.
Başkanlık sistemi uyarısı
Geçen sene Türkiye’nin en önemli gündeminin yeni anayasanın yapımı olduğunu hatırlatan Gül, Erdoğan'ın projeleri içerisinde bulunan Başkanlık sistemi konusunda ise temkinli bir yaklaşım göstererek “Özgürlükçü bir anayasayla, herkesin hak ve hürriyetlerini garanti altına alan, kimsenin kendisini dışlanmış hissetmeyeceği yeni bir vatandaşlık mukavelesini gerçekleştirmeliyiz. Yeni anayasa yapım sürecinde, pek çok meselenin ve alternatif anayasal sistemlerin gündeme getirilmesi, bu sistemlerin olumlu ve olumsuz yanlarının irdelenmesi sağlıklı bir tartışmadır. Bu sistemlerin dünyada başarıyla uygulandığı örnekler bulunduğu gibi, ciddi sıkıntılara yol açtığı örnekler de mevcuttur. Önemli olan dünyadaki mevcut örnekleri de dikkate alarak, meseleyi kendi bütünlüğü içinde, tüm veçheleriyle tartışmaktır" diye konuştu.
Medya sansürüne gönderme
Türkiye’de özgürlük ortamı olduğunu savunan Gül, “Bir ülkede yazarların, düşünürlerin ve fikir adamlarının görüşlerini korkusuzca paylaşabilmeleri, o ülkeye itibar kazandırır. Aynı şekilde, gazeteciler, haberciler ve bir bütün olarak medya mensuplarının halkı haberdar etme görevlerini yerine getirirken hiçbir engelle karşılaşmamaları da temel esastır. Hiç kimse fikirleri ve fikirlerini medya yoluyla açıklaması yüzünden hapse düşmemelidir. Şiddeti teşvik eden ile görüş açıklayan arasında kesin bir ayrım gözetilmelidir" diye konuştu.
ANKARA