
Daha çok inceleme-araştırma, biyografi ve deneme çalışmalarıyla tanıdığımız yazarımız şimdi de öyküleriyle düşün dünyamıza akmayı tercih etmiş.
Onbeş yılı aşkındır zindanlarda zamana yenilmemeye çalışan bir o kadar da mücadele geçmişi olan Dr. Ayhan Kavak, öykülerinde hayata dair hissedişlerini kaleme almış. Başarılı ve etkileyici öyküleriyle birçok toplumsal soruna parmak basmış, akıcı bir uslupla okuyucuyu öykülerinin içine çekebilmiştir.
Yılların emek ve özverisiyle ilmek ilmek örülen çalışmaların bu şekilde yayınlanması sevindiricidir. Malum olduğu üzere zindanda yazılan eserlere dışarıda hak edilen değer verilmediği bir gerçek.
‘’Gülhatmi’’ ilk kitap. Kendisinin ‘’ilk göz ağrım’’ dediği duygularının olanca saflıkta aktığı eserde; Zagroslar’ın ana tanrıçası olan Siya’nın yeniden doğuş mitosunu bir üçlemeyle zamanın yeni savaşçılarının ellerinde gerçekleştirirken, Siya’nın yaşadığı trajediyi öyküler. Devamında ‘’Toprak’’, ‘’Gök’’ ve ‘’Sokak’’ metaforları etrafında üçleme öyküler vardır.
‘’Toprak’’, ‘’Küçük Kız’’, ‘’Baba’’ üçlü öyküsünde; köy boşaltma, zorunlu göç, metropolde yaşamın zorlukları, tecavüz ve cinayetle örülü bir öze dönüş trajedisi anlatılır. ‘’Gök’’, ‘’Can Oğul’’, ‘’Ana’’ üçlemesinde ; Hapislik, dağ, yâr, ana ve hepsinin ortak paydası olan mücadelenin direngen yüreklerini dile getirir.
‘’Sokak’’, ‘’Bırako’’ ve ‘’Genç’’ üçlemesinde ise; İhanet, sadakat ve mücadele gerçeğinin nerede ve nasıl olursa olsun sürdürülebileceği, sürdürülmesi gerektiği fikrini işler. Hayatın şahdamarından, orta yerinden fışkıran bir gerçekler geçidi gibidir. Her bir öyküde bir yanımızı, bir canımızı hissetmemiz kaçınılmazdır. Kurgu, örgü ve anlatım kusursuzdur. Bütün öykülerin bağlayıcı metaforu ise, umudun taze başlangıcı ‘’Gülhatmi’’dir.
‘’Hayata Dokunuşlar’’ eseri ise; onyedi kısa öyküden oluşuyor. Bir kısa öykü denemesi de diyebiliriz. Adı gibi hayatın çeşitli alanlarına, o alanlarda yaşanan çeşitli sorunlara edebi temaslar gerçekleştirmektedir.
Dr.Ayhan Kavak bu kitabında da çeşitli konularda üçlemelere yer vermektedir. Ayrıca tek tek öykülerle de okuyucuya hitap etmektedir. Dram ve trajedi ağırlıklı temalarıyla öyküler yüreğimizi yakarken öte yandan direngenliği aşılamakta, hayata karşı duyarlılığımızı arttırmaktadır.
‘’Veda-Yusuf-Midyeci Hoca’’ üçlemesinde sinema emekçilerinin sorunlarına eğilirken, ‘’Kâfir Hıso-Toto-Deli Abdo’’ da çocukluğunun şehri olan Batman’dan insan manzaralarına uzanır. ‘’Rênas-Güvercin-F Halleri’’ üçlemesiyle zindandan enstantaneler sunar, savaş gerçekliğinin çeşitli yansımalarını ise, ‘’Bozık-Kışkış Selo-Temmuzdu ve Anneye mektup’’ öykülerinde ele alır. ‘’Foça’da, toplumsal yaralardan organ ticareti ve mafyasına neşter atar.
Kısa öykü denemesi de diyebileceğimiz bu çalışma tıpkı ‘’Gülhatmi’’ gibi oldukça vurucu mesajlarıyla, sağlam kurguları ve çarpıcı anlatımıyla bellekte edebi bir tad bırakmakta, okuyucuda yeni çalışmalarını görme merakı uyandırmaktadır.
Yayınevinden kaynaklı redaksiyon, imla ve dizgi hatalarına rağmen öykülerin yapısındaki sağlamlık nedeniyle neredeyse bu kusurlar bile gözden kaybolur.
‘’Gülhatmi’’ ve ‘’Hayata Dokunuşlar’’ da Dr. Ayhan Kavak; hayatın Kürt damarından tüm toplumsal kesimlere ulaşmayı başarmış, yaşanan acıları hissederek kaleme katık etmiş, öykülerle de yazınsal hale getirerek kalıcılaştırmış, duyarlılık ve dirayet yaratmanın nasıl olacağına dair ipuçlarını da vermiştir.
Dr.Ayhan Kavak’ı bu iki yeni eserinden dolayı tebrik ederken, yeni eserlerinin de yolda olduğunun müjdesini de vermek isterim.
Emek , çaba ve katkılarını hiç kimseden esirgemeyen tutumu, üretken ve emekçi yanı , başarılı çalışmalarıyla yazarımızın eserlerinin devamını dilerken, duygu yoğunluklu çalışmalarında da oldukça başarılı ürünler ortaya çıkardığını vurgulamak istiyorum. Kalemine, yüreğine sağlık diyorum. ‘’Gülhatmi’’ ve ‘’Hayata Dokunuşlar’’ adlı öykü kitaplarını beğenerek okumanız dileğiyle.
Dr.Ayhan Kavak
Êlîh (Batman) doğumlu olan Dr.Ayhan Kavak, 1990 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra bir süre resmi kurumlarda hekimlik yaptı. Mesleğini yıldızların altında, özgür yaşamın boy verdiği dağlarda sürdürmeye karar veren Dr. Kavak, altı yılın ardından geri çekilme kararını gerçekleştirirken 2 Ağustos 1999’da esir düşerek, müebbet hapse mahkum edildi. Muş, Van, Bingöl ve Siirt cezaevlerinde kalan Kavak, şu anda Amed D-Tipinde özgürlük sevdalısı olarak kalmaktadır.
“Gülhatmi” kitabının önsözünde de ifade edildiği gibi Dr. Aylan Kavak, “Yazma edimi harcı hukuksuzlukla karılı zindan gerçekliğinde yaşamı anlamlı kılma ve dışarıya taşımanın yegane yollarındandır. Bu düsturla henüz son sözlerini söylememişlerin güvercin kanadına nakşederek yazıya dökeceği cevherlerin olduğuna inanarak, edebi çalışmalarına devam etmekte”dir. Kavak’ın yazıları gazetemizde ve gazetemizin PolitikART eki olmak üzere Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetesi ile Yaba, Eylül, Güney dergilerinde yayımlanmıştır.
SEYİT OKTAY / E-Tipi Cezaevi D-3 Ümraniye/ İSTANBUL