Geçen haftaki yazıda, Kırklar Dağı'ndaki, doğa katliamı olan taş yapılanmanın geçici olarak Şengal ve Rojava'dan gelen misafirlerimiz için barınak olarak kullanılma önerisini yapmıştım. Bu konuda okuyuculardan büyük destek aldım. Ancak bu destek, önerinin hayata geçmesi için yeterli değil. Bildiğiniz gibi, kış mevsimi geldi. Amed’de ve genel olarak Kürdistan’da gündüz ve gece arasındaki ısı farkı ortalama 20 derecedir. Buna bir de yağmur, kar ve fırtınayı eklerseniz,  yazlık çadırlarda, Kürdistan'da kışı geçirmek, yöneticilerin çözmekte zorlanacağı birçok komplikasyonlara neden olabilir.
Bu komplikasyonlardan en önemlisi sağlık alanında yaşanabilir. Hem bu sorunu açıklayabilmek, hem de kamptaki sağlık örgütlenmesini artıları ve eksileri ile anlatmak belki de sorunun acileyetini daha iyi anlatır.
Geçen yazımda örnek olarak Amed’deki ''Fidanlık'' denen Êzîdî vatandaşların kaldığı, halk arasında ‘Hilton Kamp’ denilen barınak yerini anlatmıştım. Diğer yerlerin özellikle Suruç’taki misafirlerin ne durumda olduğuna da siz karar verin.
Kampın yaklaşık orta yerinde bir sağlık merkezi var. İki doktor odası yanında, büyük oranda ihtiyacı karşılayacak bir eczane ve kan alım işlerinin yapıldığı labratuvar. Üç gönüllü doktor çalışıyor. Bunlardan biri SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) tarafından dönüşümlü gönderiliyor, diğeri Sağlık Müdürlüğü tarafından. Üçüncüsü de, Aile Hekimleri kendi aralarında hergün gönüllü bir doktor gönderiyor. Doktorların hepsi Kürtçeyi iyi biliyor ve hastalar ile iletişimleri mükemmeldi. Eczanenin sabit bir personeli var. Bu personel Amed Eczacılar Odası tarafından gönderilmiş ve finanse ediliyor. Bunun yanında Amed Eczacılar Odası hergün gönüllü çalışacak bir eczacı gönderiyor. Buna zaman zaman da başka şehirlerdeki eczacılar odasının gönüllüleri katılıyor. Eczane giderleri büyük oranda Eczacılar Odası tarafından ve gelen yardımlar ile karşılanıyor. Tabii ki yeterli değil, üstelik kışın hastalıkların artacağını eklerseniz, gelecek günlerde yardımların daha düzenli olmasının ne kadar elzem olduğu açık. Bazı küçük düzenlemeler ile sağlık merkezi daha profesyonel bir duruma dönüştürülebilir.
Örneğin en büyük sorunun acilen hastaneye yatırılıp ameliyat edilmesi gereken hastalarda yaşandığı, hastanelerin bu hastaları kabul etmekte büyük zorluklar çıkardığı duyduklarım arasında. Belediyenin ya da Sağlık Müdürlüğü'nün bu konuda hastaneler ile nasıl bir anlaşma yaptıklarını bilmiyoruz. Ya da böyle bir anlaşma var mı?
Kamptaki en büyük eksiklik, psikolojik yardım ünitesinin olmayışı. Psikolojik yardım ihtiyacı, görünmeyen, küçümsenen, olmazsa da olur anlayışının etkin olduğu, ancak insanın geleceğini belirleyen, küçük bazı koruyucu önlemler ile büyük kazanımlar sağlayan bir uzmanlık alanıdır. Örneğin kamp sakinlerinin büyük çoğunluğunu çocuklar oluşturuyor. Mümkün olsaydı, size çektiğim bazı fotoğrafları göstermek isterdim. Kamptaki çocukların bu savaşta ve göçte nasıl travmalar yaşadığını görebilirdiniz. ''Fotoğraflarda travmayı görmek mümkün mü'' diye düşünebilirsiniz. Evet görebilirsiniz.
Size iki fotoğraf karesi: Kampta çocukların oynayabileceği bir çocuk bahçesi olmasına rağmen, çocuk bahçesi boştu. Çocuklar kampta çoğunluk olmasına, hava da çok güzel olmasına rağmen, ortalıkta görünmüyorlardı. Görebildiğim kadarıyla çocuklar annelerinin çevresinden uzaklaşmıyorlardı. Dışarda olan çocuklar da yanlarındaki büyüklere sıkı sıkıya tutunmuşlardı. Bu büyük oranda korku ile izah edilebilecek bir durumdur. Oysa kampta çocuklarda ki bu korkuları, travmanın etkilerini işlemek oldukça kolaydır. İstenilirse küçük bir organizasyon ile çok büyük işler yapılabilinir. Yaşanan vahşetin etkileri çocuklar üzerinde, küçük, etkili masrafsız bir yöntem ile tedavi edilebilinir ve kazanımları oldukça büyüktür.
Çocuklar bizim geleceğimiz…
Travmalı çocukların, hastalıklara karşı daha az immun (bağışıklığın zayıf olması) oldukları düşüncesi (cortisol disregulasyonu), kış aylarının olumsuz koşulları ile birleştirilince, gelecek günler çocuklarımız için ikinci bir kırım olabilir. Bu kırımı engelleyebilecek organizasyonlara maalesef sahip değiliz. Her şey henüz çok amatörce yapılıyor. Gönüllülerin içten ve yoğun çabaları bazı tehlikleri önlemeye yeterli değildir. Biraz daha profesyonellik zorunlu.
Doğrusu bu yazıyı Amed Büyükşehir Beledeye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın okuması umudu ile yazdım.