Özgür Gündem Gazetesi'nin bir ay süreyle kapatılması İstanbul Taksim'de protesto edildi. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, "Kapatmaya neden olan manşet, bizim Diyarbakır'da yaptığımız toplantıdan yola çıkılarak atılmıştır. Hükümet'in basını susturma çabası, akla 'gizlemek istediği bir şeyler mi var' sorusunu getiriyor" dedi.
Özgür Gündem Gazetesi'nin bir ay süreyle kapatılması ve Cumartesi günkü sayısının tümüne el konması İstanbul Taksim'de Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve milletvekili Sebahat Tuncel ile  Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) Sözcüsü Necati Abay'ın da katıldığı yürüyüşle protesto edildi. Ellerinde Özgür Gündem gazetesi taşıyan grup, Taksim Meydanı'ndan Galatasaray Lisesi'ne "Özgür basın susturulmaz" sloganı eşliğinde yürüdü.

Balcı: Kimse sessiz kalmamalı
Özgür Gündem Gazetesi editörü Bayram Balcı, 1994'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in emriyle gazetenin bombalandığını, ancak yine de özgür basını susturamadıklarını söyleyerek, AKP'nin bu kararla o dönem öldürülenlerin de sorumluluğunu aldığını söyledi. Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı "gazeteci düşmanı" ilan eden Balcı, "90'lı yıllarda gazetemizin çalışanları katledildi. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum; eğer onurlu bir insanım diyorsa gelsin Musa Anter'in ve Nazım Babaoğlu gibi katledilen gazetecilerin katillerinin faillerini yargılasın" dedi. Balcı, Özgür Gündem gazetesi olmasaydı Roboskî ve Pozantı'da yaşananların öğrenilemeyeceğini belirterek, hükümetin halkın haber alma hakkını engellediğini söyledi. Balcı, "Hiç kimse haber alma hakkının gasp edilmesine sessiz kalmamalıdır" dedi.

Kışanak: Manşet bizim toplantıdan
Gültan Kışanak ise hiçbir demokratik ülkede bir gazetenin kapanamayacağını bunun adının sansür olduğunu söyledi. Kışanak şunları söyledi: "Özgür Gündem Gazetesi muhaliflerin sesi olan bir basındı ve bu susturulmaya çalışılıyor. Kapatmaya neden olan manşet, bizim Diyarbakır'da yaptığımız toplantıdan yola çıkılarak atılmıştır. Toplantımızı haber yaptılar diye bir gazete kapatılamaz. Bunun adı otoriterizmdir."

90'lardan ne farkı var?
Rekor düzeyde gazetecinin tutuklu olduğunu hatırlatan Kışanak, basın özgürlüğü olmadan bir ülkenin özgür olamayacağını belirtti ve ekledi: "90'larda Tansu Çiller ve JİTEM'in özgür basına yönelik tutumunu Pres filminde izlediniz. Şimdi de bir farkı yok, hükümet ülkeyi kaosa sürüklüyor ve basını susturarak akla gizlemek istediği bir şeyler mi var sorusunu getiriyor." Kışanak, basının susturulmaya çalışıldığı dönemlerde ölümlerin ve katliamların arttığına dikkat çekti.
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Abay ise, platform olarak gerçekleştirilen sansürü şiddetle kınadıklarını söyledi.

Susmadık, susmayacağız
Eylem sonrası da Kışanak ile Tuncel, Gündem Gazetesi'ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan gazetenin editörlerinden Mehmet Gelturan, özgür basın geleneğini Apê Musa'dan devraldıklarını belirterek "35 arkadaşımız tutuklandığı gün biz gene gazeteyi çıkardık. Şu an bu tutuklama, baskılar, Çiller ve Demirel konseptinin devamıdır. Bu uygulamalara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz, sesimizin kısılmasına izin vermeyeceğiz. Biz şimdiye kadar susmadık, susmayacağız" dedi.

Kararı kınıyoruz
Gündem'le dayanışma için önceki akşam Galatasaray'da da ayrı bir eylem yapıldı. Emek ve Özgürlük Cephesi üyeleri, basın açıklamasıyla tepkilerini ortaya koydu. Grup adına konuşan Hasan Yüksel, "Kürt halkının ve ezilen halkların, işçi ve emekçilerin sesi olan Özgür Gündem Gazetesi'nin kapatılmasını anti demokratik buluyoruz ve kınıyoruz" dedi.

Okuyucuları alanlara çıktı
Gündem ile dayanışma için Çanakkale'de de gazete okuyucuları dün basın açıklaması yaptı. Cumhuriyet Meydanı'ndaki eylemde "Gerçekler gün yüzüne çıkmaya devam edecek" sloganları atıldı. Grup adına konuşan BDP'li Şehmus Aslan "Gücünü halktan alan özgür basın geleneği daha da güçlenerek devam edecektir. Roboskî Katliamı başta olmak üzere gerçekleri faşist AKP'nin yüzüne vuracak, yapılan baskılar, katliamlar karanlıkta kalmayacak" diye konuştu. Aslan, Newroz Bayramı'nın serhildana dönüşmesini hazmedemeyen AKP zihniyetinin, Gündem'i kapatarak öç almaya çalıştığını söyledi.
Özgür Gündem'in kapatılmasını protesto amaçlı, Muş'ta da Azadiya Welat Gazetesi çalışanları öncülüğünde ''Özgür basın susturulamaz'' sloganları eşliğinde gazete dağıtıldı.

 HABER MERKEZİ





DTK'dan kınama

DTK, Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasının "siyasi" bir karar olduğunu belirterek, "Sıradan bir kapatma değil, aynı zamanda on binlerce kişinin haber alma hakkı gaspedilmiştir" dedi.
DTK Kültür Sanat ve Bilim Komisyonu, Özgür Gündem Gazetesi'nin 1 aylık süre ile kapatılmasını yaptığı yazılı açıklama ile kınadı. Gazetenin kapatılmasının "kabul edilemez, antidemokratik ve siyasi bir karar" olduğunu belirten DTK, demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğü ile bağımsız basına darbe vurulduğunu kaydetti. Açıklamada, "Bu karar aynı zamanda Kürt sorununda çözümsüzlüğün, antidemokratik uygulamalarındaki ısrarın bir sonucudur. Verilen kapatma kararı, sıradan bir gazete kapatma kararı değil, aynı zamanda on binlerce kişinin haber alma hakkının gaspı anlamına da gelmektedir. Tek dil, tek millet, tek ses tek renkli bir yapı oluşturmak isteyen AKP kendisi gibi düşünmeyen, yazmayan, çizmeyen ve özgürce haber yayımlayan kim varsa farklı yöntemlerle susturmak istemektedir. Bunu da temel görev saymaktadır" denildi.
'KCK' adı altında gazetecilere yönelik tutuklama furyasına da işaret edilen açıklamada, "Hükümetin özgür basına karşı bu siyasi tutumunu ve genel olarak sansür uygulamalarını şiddetle kınıyor, özgür basını susturamazsınız diyoruz. Çünkü özgür basın Kürt halkının onurudur. Vazgeçilmezidir" denildi.

DİHA/AMED