Fransa Gündemi
Paris, BM İklim Zirvesi COP21'in 195 ülkeden gelen 40 bin konuğunu Le Bourget'de 12 gün boyunca ağırladı. Sonunda iklim konusunda "anlaşmaya vardık" dediler. İmzası kabul edilen metnin bile Fransa bu işe ev sahipliği yaparken, diplomatik bir başarı olduğunu duyurmak için anlaşmaya varılması yönünde baskı yaptığı yönünde bilgiler çeşitli yazıların satır aralarına yansıdı.
İklimi bozan gerçek nedenlere çözüm yaratmak şurada dursun, çevreyi kirletenlerin aklandığı bir platforma oysa COP21. Amerikan petrol endüstrisinin nasıl kolay bir şekilde raporlar hazırlayarak COP21'e müdahale ettiği çevre örgütü Greenpeace tarafından toplantı öncesinde ortaya konulmuştu. Söz konusu "profesörlerin" isimleri ve bilgileri mahkemelere taşınsa bile aynı isimler COP21'in referansları oldular.
Aslında COP21 bilginin iktidarın gücü haline nasıl geldiğini gösterdi. Hangi siyasi konuda olursa olsun, iklim için de bilgi güçtü. Söz konusu müzakereler bu temel ilişkinin göstergesi oldu. Tartışılan tüm tedbirler "bilimsel" verilere dayandırılarak sunumlar yapıldı. Gerçeklerin kapitalistlerin çıkarına göre nasıl değiştirildiğine dair büyük bir alan olan COP21'de; seller, toprak kaymaları, depremler, tsunamiler, suların kirlenmesi, buzulların erimesi, enerji kaynakları yaratılırken yapılan çevre felaketleri vb gündem bile olmazken, iklim değişikliği gerçeği de kirlenen bilgi ile 1.5 derecenin altında sıcaklık ihtiyacı etrafında tartışılır hale getirildi. Oysa dünyada yaşanan iklim sorunlarının boyutları böyle basit bir düzlemde değil.
Siyasi iktidarlar, COP21 boyunca, toplum yapısını duruma inandırmak için uzmanlık ve objektif söylemi kullandığını belirtti. Kötü sonuçlar doğuran emperyalist devletlerin büyük sanayi devleri "bilgi" lobilerinin orduları tarafından nasıl aklandığı ortadaydı aslında. Greenpeace'in verilerine göre bunların arasında birçok uzman ve bazı emekli profesörler bulunuyordu. ABD'nin öncülük yaptığı bu durumda uzmanların bilgisine dayandırılarak, iklim konusundaki şikayetleri gidermek için fosil yakıtlarının zararları konusunda akademik raporlar satın alındı.
Greenpeace İngiliz çalışanlarından bazıları bu akademik çalışmaları yürüten ve fosil yakıtları üzerinde inceleme yapanların yanında akademisyen olarak 2014 yılında altı ay boyunca gizli bir biçimde çalışmış. Gelişmekte olan ülkelerde kömür ve petrol çıkarımları sırasında Princeton ve Pennyslanie Üniversite profesörlerinden durumu olumlayan yazıların nasıl istendiğini belgeleriyle açıklıyorlar.
Profesör William Happer, klimi konusunda üniversite liderlerinden. Söz konusu profesör "Ortadoğu'da bir petrol şirketi" için bir rapor yazmayı kabul ediyor. Bir diğer isim Pennsylvania Üniversitesi'nde bir sosyolog Frank Clemente'den, kömür işletmelerinin yapmış olduğu fosil yakıtları nedeniyle her yıl 3,7 milyon kişinin öldüğü kirliliğin kılıfını örtmesi için rapor yazması istenmiş. Söz konusu rapor 10-15 sayfa ve bu iş için 15 bin Dolar almış.
Happer ve Clemente'in yaptıkları sadece rapor hazırlamak değil elbet. Bazı bilim dergilerini finans kurumlarının açıklarını yansıtmaması yönünde dergileri yönlendiren uzmanlar aynı zamanda. Greenpeace yayınladığı raporda yabancı petrol ve gaz şirketlerini finanse etmek için nasıl alternatif yollar arandığını tüm verileriyle ortaya koymuş. Aynı profesörlerin raporları COP21'de referansları olarak 12 boyunca her başlıkta referans olarak kullanıldı.
Dünya neden ısınıyor ya da peki güneş dünya oluştuğundan beri ısıtıyor da niye şimdi sorun diye sorabilirsiniz. Kapitalizmin kendini sürdürebilmesi için bütün yolları mübah görünce, bilgi ve bilim de onun karını arttırmak için kullanılıyor. Isının kaynağı güneş değildi. Doymak bilmeyen kapitalizmin kar hırsı ısınmanın asıl kaynağı olarak ortada duruyor.