Yüksel'in ölümünün erkek egemenliğinin en korkunç hali olduğunu söyleyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, Güneş'in normal yollarla defnedilmesi için tüm yolları deneyeceklerini belirtti. 


13'ünde fuhuşa sürüklendi

Riha'dan yıllar önce ailesiyle birlikte Adana'ya göç eden Güneş Yüksel, tarlalarda tarım işçiliği yapmaya başladı. Henüz 13 yaşındayken ailesi tarafından para karşılığında erkeklere pazarlandı. Polisin düzenlediği operasyonla anne Ç.Y. ile birlikte genç kadının yakın akrabalarının da bulunduğu 11 kişi gözaltına alınıp tutuklanarak, haklarında "küçük yaştaki mağdureyi pazarlamak" ve cinsel istismar suçlarından dava açıldı.  


İnfaz kararı alındı

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nce 'Sevgi Evleri'ne yerleştirilen Güneş Yüksel, bir süre sonra yurttan ayrılarak, Antalya'ya gitti. Bu sırada ailesi Yüksel hakkında infaz kararı aldı. 

Denizli'de şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Yüksel'in vücudunda yüksek dozda uyuşturucu tespit edildi. Ölümünü ailesine haber veren polislere babası, "Benim öyle bir kızım yok. Kimsesizler mezarlığına gömün" diyerek, cenazeyi kabul etmedi.


Gülsüm Kav: Erkek egemenliğinin en korkunç hali

Güneş Yüksel'in ölümüyle ilgili JINHA'ya konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, "Güneş'in yaşadıkları aslında erkek egemenliğinin en korkunç hali. Gönül isterdi ki Güneş, daha önce bulunduğu yerde kadın örgütleriyle bağ kursun, dayanışma içerisinde olsun. Onun başına gelenlerle mücadele edelim ama kendi başının çaresine bakıyor ve sonuç itibariyle onu kaybettik" dedi. 


Tek adam’ın yansımaları

Ailenin devletin en temel çarklarından biri olduğunu vurgulayan Kav, "Türkiye'de tek adamın yönettiği bir memlekette aile ve toplumdaki diğer tüm kurumlar da faşizan, kadın düşmanı, gerici bir şekilde işlemeye devam edecektir" şeklinde konuştu. 

Kav, Yüksel'in kimsesizler mezarlığına değil, normal yolla defnedilmesi için bütün yolları deneyeceklerini ifade etti. 


 HABER MERKEZİ