Rauf KARAKOÇAN
Güney Kürdistan’da beklenmedik bir anda, bir yerlerden düğmeye basılmışçasına Tevgera Azadi bürolarına ve kadın-gençlik derneklerine yönelik yapılan kapatma girişimi, Kürtler arası ilişkilerin bozulması yönünde provokatif bir girişimdir. Irak yasalarına uygun kurulmuş yasal bir partinin bürolarına yönelik kapatma girişimi, demokratik kriterler açısından, örgütlenme ve ifade özgürlüğü açısından uygun olmayan bir karardır.
Güney Kürdistan partileri, Kürtler arası ilişkilerde istenilen düzeyde örnek bir davranış sergilemekten uzaktırlar. Özlemi duyulan ulusal birliğe karşı sorumluluklarını yerine getirmek yerine takoz görevi görmektedirler. Kürdistan’ın bütününü, Kürt halkının genel çıkarlarını düşünmekten ziyade, sadece parti çıkarlarını, iktidarlarını ve Kürdistan’ın güney parçasını öncelemektedirler. Bu konuda da istenilen birliği sağlamaktan uzaktırlar. KDP ve YNK iki hasım güç gibi birbirlerini ekarte etmeye çalışan ilişki ve çelişki içindedirler. Kendi tabirleri ile (bira kuji) kardeş kavgasından yorgun düştükten sonra ortak yönetim mekanizması içinde bir araya gelmeyi başardılar. Yıllara yayılan iç savaş, dökülen onca kan, tükenen enerji ve heba edilen kaynaklar dikkate alındığında gelinen nokta, kör bir tokuşmadan başka sonuç vermemiştir. YNK ve KDP savaşının özü, anlamsız bir inatlaşma ve rant bölüşümünde anlaşamamalarıdır. Tarihi geçmişten ders çıkarmak, tehlikeli oyunlar oynamamak, halkımız açısından, siyasi atik açısından erdemliktir/fazilettir.
Her iki partinin handikaplarından biri de farklı dış güçlere dayanarak siyaset yapmalarıdır. Öz güç yerine koltuk değneklerine dayanarak ayakta durmaktır. Bu nedenle Türkiye ve İran, güney Kürdistan siyasetini etkileyen ve hatta belirleyen konuma gelmişlerdir. KDP ve YNK’nin kendi iç çelişkilerini ve sıkışmışlıklarını bu devletlere dayanarak gidermesi onlara bağımlı hale getirmiştir. Güneydeki diğer irili ufaklı partiler de KDP ve YNK’ nin birer uzantıları gibidirler. İki ana akımın dışında üçüncü bir gücün var olmasını asla istemezler. Bu nedenle üçüncü bir yol olarak kendisini konumlandıran Tevgera Azadi hareketinin varlığı bunları rahatsız etmektedir.
Farklı düşüncelerin olması tabiidir. Bu farklılıkları siyaseten de zenginlik saymak gerekir. Siyasi görüşleri doğrultusunda örgütlenme, kendisini ifade etme, propaganda faaliyetlerini sürdürme siyasi partilerin en doğal hakkıdır. Irak genel seçimlerine girmiş ve Milletvekili çıkarmış Tevgera Azadi’nin güneyde seçimlere girmesinin yasaklanması ve bürolarının kapatılması tehlikeli bir oyunun başlangıcıdır. PKK’nin kuruluşun yıldönümü olan 27 Kasım tarihine denk getirilen büro kapatma girişimi oldukça manidardır. Büroların kapanmasında, dış güçlerin parmağını aramak kadar; içerde yaşanan hezeyanların, akıl dışılığın geldiği noktayı da görmek gerekir. Ulusal birlik için kılını kıpırdatmayan güçler ile Kürt düşmanlarının ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramayan politikalardan uzak durmaları gerekir. Kürt halkının birliğine ve Kürdistan’ın bütünlüğüne hitap eden yaklaşım içine girmeleri en temel asli görevleridir.
Ortadoğu’da kartlar yeniden karılırken Kürtler yeni denklemin neresinde yer alacaklar? Sorusuyla karşı karşıyadırlar. Birlik siyasetine mutlaka gelmeleri gerekiyor. Bunun yolu da parti bürolarını kapatmak değildir. Türk devletinin güneydeki askeri imha operasyonlarına açık yada gizli destek vermek hiç değildir. Aksi durumda kaybetmeleri kaçınılmazdır. Kürtlere kaybettiren siyasettin sorumluları KDP ve YNK olacaktır. Ulusal birlikten kaçmakla “az olsun benim olsun” mantığıyla sorunların üstesinden gelinemez. Bütün-parça ilişkisini göz önünde bulundurmak, içinde bulunduğumuz dönem için hayati önem taşımaktadır.
Kürtler yüzyılda bir ortay çıkan bu fırsatları iyi değerlendirmek durumundadırlar. 1. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan koşullara benzer bir durumun arifesindedirler. Yüz yıl önceki fırsatlar değerlendirilemedi. Kürtler bunun acısını yaşadı ve büyük bedeller ödedi. Tekrardan aynı hataya düşmek Kürdün kaderi değildir. Basit çıkarlar, küçük hesaplar içine girenler bu halkın vebali altında kalacaklardır. İçinden geçtiğimiz süreç Kürtlere önemli tarihi fırsatlar sunmaktadır. Rojava devrimi, Kuzeydeki mücadele, Güneydeki kazanımlar, Doğu Kürdistan’daki örgütlülük ve olumlu zemin dikkate alındığında dört parça Kürdistan’daki birikimleri ortak paydada buluşturmanın zamanıdır.
Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinin birlik ruhu yaratılmıştır. Sömürgeciliğe karşı birlik içinde olmak, ortak siyaset oluşturmak, genel konularda dayanışma içinde olmak büyük kazandıracaktır. Kürtler arası sorunlarda sağduyulu olmak, çatışma siyasetine kapıyı kapatmak, ortak aklı yaratmak mecburiyetindeyiz.