
2013 yılından beri hazırlıkları yapılan kadın konferansında, kadın merkezlerinin açılması, kadınlar için daha fazla çalışma, boşanma hakkı, çocuk yapmama hakkı, kadın erkek eşitliği başlıkları tartışıldı.
Konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kürdistan Toplum Hareketi (Tevgera Azadi) ve Kürdistan Özgür Kadın Hareketi (RJAK) Yürütme Üyesi Sinur Kerim, henüz hazırlık aşamasında olan yeni anayasayla ilgili bir araya geldiklerini söyledi. Kerim, amaçlarının kadınların hak ve özgürlük talepleri konusunda kadınlarla ortaklaşarak, bunu anayasa hazırlık komisyonuna iletmek olduğunu belirtti.
Yasalarda kadın hakları yetersiz
Mevcut anayasanın tümüyle erkek zihniyetiyle hazırlandığını, dolayısıyla kadına tanınan hakları yetersiz bulduklarını ifade eden Kerim, tanınan hakların da pratikleştirilmediğini söyledi. Kerim, partilerin adalet ve yargı üzerindeki etkisinin de, bağımsızlığına gölge düşürdüğünü ifade etti.
Sinur Kerim, konferans tartışmalarında bazı konularda konsensüs sağlanamadığına dikkat çekerek, örneğin çok eşlilik yasasının tümden ortadan kaldırılmasına yönelik taleplerinin olduğunu ancak bunun İslami kadın çevreleri tarafından kabul edilmediğini kaydetti.
Sinur Kerim, konferansta tartıştıkları diğer bir gündemin de, kadınların miras hakkından eşit yararlanması hususu olduğunu ifade ederek, bunu talep ettiklerini söyledi.
Yüzde 40 cinsiyet kotası
Kadının siyasetteki renginin tartışıldığı konferansta, yüzde kırk cinsiyet kotası talebinde bulunduklarını belirten Kerim sözlerini şöyle sürdürdü: “Parlamentoda kadın yüzde yirmi ile yirmi beş oranında bir temsiliyete sahip. Hatta partiler içerisindeki temsiliyeti de bu yüzdelik üzerinden sağlanıyor. Konferansta hazır bulunan kadın temsilcilerin çoğu bu yüzdeliği yeterli bulurken, bizim bu konudaki yaklaşımımız ve talebimiz daha farklı. Biz yüzde kırk kadın yüzde kırk erkeğin temsilinin olması ve yüzde yirminin de eşit şekilde dağıtılmasını talep ediyoruz. Bu talebimiz olumlu bir tepki aldı ve önerdiğimiz yüzde kırklık kota kabul edildi.”
‘Kadının meşru savunma hakkı olmalı’
Eşbaşkanlık ve kadın meşru savunma gücünün oluşturulmasına ilişkin taleplerini de konferansta dile getirdiklerini söyleyen Sinur Kerim, nasıl ki kadınların ülkesini ve halkını savunma hakkı varsa erkek egemenlikli şiddet kültürüne karşı kendisini de savunma hakkının olması gerektiğini kaydetti.
Son olarak mevcut anayasada kadının adalet ve yargı önünde şahit olarak kabul edilmediğini, bunun da iradesini rencide ettiğini, kadını küçük düşürdüğünü ifade ederek, yeni anayasada da erkeğe bu yönlü tanınan hakların kadına da tanınmasını talep ettiklerini söyledi.Kerim ayrıca kadına kürtaj hakkının da yeni anayasada tanınması gerektiğini belirtti.