Yürüyemeyecek durumda olduğu halde taziyeye gitmesi için ring aracı hazırlanan Leyla Güven, taziyeye de gidemedi.
Güven’in avukatlarından edinilen bilgilere göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatlarının yaptığı başvuru üzerine Güven’in annesinin taziyesine katılmasına izin verip, tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi yönetimine yazı göndermişti. Bu doğrultuda Güven’in çıkacağı yolculuk öncesi akşam saatlerinde sağlık kontrolleri yapıldı. Kontrollerde Güven’in tansiyonu 9/7 olarak çıktı. Çıkacağı yolculuğun bedeni üzerindeki yorucu etkisinin olası sonuçları konusunda sağlık görevlilerince bilgilendirilen Güven, yine de annesinin taziyesine katılacağını ifade etti. Bu talebi üzerine Güven için yolculuk yapacağı cezaevi ring aracı hazırlandı. Ancak yapılan son kontrollerde tansiyon, halsizlik, mide bulantısı, baş dönmesi gibi belirtiler tespit edildi. Yürüyemeyecek durumda olduğu öğrenilen Güven, son anda annesinin taziyesine katılmama kararı aldı.
Ailesine taziye ziyareti sürüyor
Güven’in annesi Cevriye Güven’in, taziyesi üçüncü gününde. Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Yapalı köyündeki taziyeye DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Mehmet Aslan, DBP Genel Merkez yönetimi, DBP Amed ve Ankara İl örgütü, HDP Amed ve Ankara il ve tüm ilçe örgütleri, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ziyarette bulundu.
Ziyaretçiler taziye çadırlarında okunan duaların ardından Güven’in ailesine başsağlığı dileklerinde bulundu. Burada konuşan siyasetçi Selim Sadak, “Leyla Güven’in ve ailesinin başı sağ olsun. Acınız bizim de acımazdır. Leyla’nın açlık grevi hepimizin direnişinin, mücadelesinin göstergesidir. Leyla’nın elini kelepçeleyerek ring aracı ile getirmeye çalışacaklardı. Leyla taziyeye katılamadı” dedi..
Leyla ikisinde de yoktu
Leyla Güven, 2011’de kaybettiği babasının cenaze törenine cezaevinde olduğu için katılamamıştı. 8 yıl sonra bu kez de aynı nedenle annesinin cenaze törenine ve taziyesine katılamaması ikinci bir hüznü beraberinde getirdi.
Gün boyu süren taziyelerin ardından konuştuğumuz Leyla Güven’in ağabeyi Cavit Güven, annesi Cevriye Güven’i şöyle anlattı: “Annem politik bir kadındı. Analiz yapardı. Bu köyde de sevilen bir kadındı. Herkes ona danışırdı ve derdini rahatlıkla anlatabilirdi. Huzuru, barışı ve insanı çok içten seven bir kadındı. Kadın olduğunu da her zaman hissettirirdi. İradi olurdu. Bizim bu topraklarımızda kadınlar ikinci sınıf muamele görürdü ama annem onu da kırmıştı. Bu yönü bize de sirayet etti. Ben çok erken yaşta politikleştim. Annemin bakış açısı bize böyle yansıdı. Bu daha sonra Leyla’ya yansıdı ve Leyla birçok şeyi kırmak zorunda kaldı. Leyla politik tercihleri nedeniyle annemi ikna edebildi, annem de hep Leyla’nın destekçisi oldu.”
Biz yalnız değiliz
Annesini yitirdiği, kardeşi Leyla’nın da doğdu evin önünde konuştuğumuz Güven, “Leyla, bir davaya inanmış, yaşamını açlığa yatırmış. Annemi kaybettik, babamın ölümünde Leyla yine yoktu. Bunun burukluğu var. ‘Leyla yine yok’ diyorsun ama diğer taraftan baktığında bu bedeller ödenecek tabi diyorsun. Biz yalnız değiliz” dedi.
Cavit Güven, açlık grevi eylemleri için “Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe” duygusunda olduğunu belirterek, ekledi: “Bir tarafta bu eylemi başlatması elbette beni mutlu ediyor. Kardeşim ön ayak olmuş ama öbür taraftan kardeşi olarak üzülüyorum. Sonuçlarını düşünerek üzülüyorum. Toplumda olan duyarsızlık da beni rahatsız ediyor. İnsanlar canlarını yatırmış ama insanlar hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarını sürdürüyor. Bu bir çelişki. Leyla’nın bu tavrının doğru olduğuna inanıyorum ama bir ağabey olarak fiziksel bir zarar gelirse beni üzer.”
Leyla’nin yeri ayrıydı
Leyla Güven’in ablası Fatma Yapalı da annesini ve Leyla ile olan ilişkisini anlattı. 7 kardeş olduklarını söyleyen Yapalı, Leyla’nı en küçükleri olduğunu belirtti. Anne Cevriye Güven’in yanında en küçükleri olduğu için Leyla’nın yerinin ayrı olduğunu dile getiren Fatma Yapalı, şöyle konuştu: “Leyla’yı daha çok sever gözünün önünde ayırmazdı. Çok fedakar, özverili ve politik bir kadındı. Hepimiz çok güçlü politik büyütmeye çalıştı ve başardı da. Leyla’nın yaptıklarını hep takdir ederdi. Leyla’nın her hareketi annemi daha fazla güçlendirir, her zaman Leyla’nın yanında olduğunu söyler ve davranışları ile bunu gösteriyordu.
Alzheimer’di ama Leyla’yı unutmazdı
Leyla en son bir yıl önce annemi görmeye geldi. Annem o zaman hastaydı. Leyla uzun bir süre burada kalarak, anneme bakmaya başladı. Annem Alzheimer hastası olmasına rağmen Leyla’yı hiçbir zaman unutmazdı. Sürekli Leyla’yı sorar, Leyla’nın gelmesini isterdi. Leyla 15 gün boyunca annemin yanında kalmaya başladı. Kaldığı zaman Leyla’nın küçüklüğünden tutun her şeyini hatırlıyordu. Leyla’yı yanından hiç ayırmaz, sürekli Leyla’nın elini avucunun içerisinde tutar, sürekli yanında kalması için ikna etmeye çalışıyordu.
Uyanınca Leyla’yı sorardı
Annem ve Leyla yan yana gelince bütün kadınlar ve ben ablası olarak kendimi güçlü görüyordum. Annemin ve Leyla’nın gücü, cesareti hepimize bulaşıyordu. Annemin alzheimer belirtileri bir yıl önce başladı. Daha fazla ağırlaşmaya başladı. Konuşmamaya başladı. Sürekli rüya görmeye başladı. Bu kabuslara neden oluyordu. Sürekli uykusunda konuşarak uyanır bize Leyla’nın nerede, nasıl olduğuna dair sorular sormaya başlıyordu. Leyla’nın açlık grevinde olduğunu söylemedik ama sanki o hissediyor gibi Leyla’nın gelmesini onu görmek istediğini söylüyordu.
Annem durumunu hissediyordu
En son bundan bir ay önce yine ayı şekilde kabus görerek uyandı ve bana Leyla’yı sordu. Rüyasında Leyla’nın buraya geldiğini ama kapıların kilitli olduğu için içeri girmediğini söyledi. Leyla’nın içeriye girmesi için bize bir an önce kapıları açmamızı söyledi. ‘Leyla neden gelmiyorsun kapılar mı kapalı‘ diye bağırmaya başladı. Biz yanına gelince ısrarla bize Leyla’yı sormaya başladı. Leyla’nın açlık grevinde olduğunu yeniden söyleyemedik. Leyla’nın durumunu hissediyordu, bizler bunu anlıyorduk. Annem Leyla’yı görmeden gözlerini kapattı.
Bizler hep Leyla’nın yanındayız ama devletin bir an önce Leyla’nın taleplerini dinlemesi lazım. Leyla bugün kendisi için bedenini açlığa yatırmadı. Kardeşim Leyla’yı görmeye gittiği zaman ben Leyla’ya onun yerine açlık grevine girebileceğimi söyledim ama kabul etmemiş. Leyla gerçekten kadınlar için bu kadar mücadele vermişken bizlerin sadece uzaktan izlemesi derinden üzüyor. Üzdüğü kadar Leyla’nın duruşu bizi gururlandırıyor.”
Annemizi ve babamızı Leyla’sız defnettik
Gözyaşları içerisinde, “İnsan annesinin bu haldeyken ölmesini ister mi?” diye soran Fatma Yapalı, “Leyla yine cezaevindeyken babamızı kaybettik. Leyla olmadan annemizi de defnettik. Annemizi ve babamızı Leylasız toprağa verdik. Bu bizim için çok acı, bütün kardeşler buradayken Leyla’nın olmaması bizim için de kötü bir durum. Bir an önce Leyla’nın talepleri karşılanmalı. Leyla’nın durumunun kritik olduğunu biliyoruz. Talebi hepimizin talebi, biz sadece ölümler olmadan çözümün gelmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.