Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (DİSK-GENEL-İŞ) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne atfen hazırladığı ‘Türkiye’de Kadın Emeği’ raporuna göre; işgücü içerisindeki her 10 kadından yalnızca 3’ü çalışıyor. 2019 yılında 500 bin kadın ev içi bakım hizmetleri nedeniyle işinden ayrıldı. 12 milyon kadın ise ev işleri nedeniyle çalışma hayatına giremedi. 1 milyondan fazla kadın uzun saatlerde ve kayıt dışı çalıştırılıyor. Türkiye’de erkekler, kadınlardan yüzde 8 fazla kazanıyor. 2019 yılında 11 milyon 741 bin kadın da, ev işleri ile meşgul olduğu için çalışma hayatına katılamadığını belirtiyor. Bu sayı 2017 yılına kadar azalma eğiliminde iken, krizinin etkisi ile de 2017’den 2019’a 581 bin kişi artış gösterdi.
Nedeni erkek egemenlikli sistem
Konu hakkında Jinnews muhabiri Safiye Alagaş’a konuşan DİSK Genel-İş Araştırma Daire Uzmanı Mine Dilan Kıran, kadınlarla erkeklerin aynı çalışma koşullarında çalışmalarına rağmen farklı ücretler almalarının temel nedeninin, erkek egemen toplum yapısı ve bu toplum yapısının şekillendirdiği çalışma hayatı olduğunu belirtti. Kıran, “Çalışılan sektör, çalışma biçimleri (part time- full time, sürekli-geçici), kadın istihdam oranları (ülke genelinde ve kadının çalıştığı sektörde), sosyal devlet uygulamaları, çalışan kadının anne olma durumu, eğitim düzeyi, etnik köken gibi farklılıklar da erkeklerle kadınların farklı ücretler almasına neden oluyor” dedi.
Eğitim olumlu yönde etkiliyor
Kadınların eğitim düzeyinin işgücüne katılımlarını olumlu yönde etkilediğini belirten Kıran, “İlköğretim mezunu kadınların istihdama katılım oranı yüzde 26,5 iken yükseköğretim mezunu kadınların istihdama katılım oranı yüzde 57,7’dir. Erkeklerde ise bu oran değişmiyor” diye konuştu.
10 çalışandan 4’ü kayıt dışı
Bu yıl aile içi bakım sorumluluğu nedeniyle 500 bine yakın kadının işten ayrıldığına işaret eden Kıran, bunun yanı sıra yaklaşık 11 milyon kadının ev işleri nedeniyle çalışma hayatına katılamadığını ifade etti. Kıran devamla, “Bu veriler toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcı politikaların kadının iş yaşamını nasıl etkilediğini gösteriyor. Kayıt dışı istihdam çalışma hayatının en temel sorunu. Bugün 9 milyona yakın kişi kayıt dışı çalıştırılıyor. Bugün çalışan her 10 kadından 4’ü kayıt dışıdır. Sektörel olarak baktığımızda kayıt dışı kadın istihdamı en çok ücretsiz ev emeği veren ve kendi hesabına çalışan kadınlarda görülüyor. Ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların yüzde 94,1’i, kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 80,8’i kayıt dışıdır” vurgusunu yaptı.
İstihdam için öneriler
Kadın istihdamının dünya ülkelerine göre Türkiye’de daha düşük olduğuna dikkat çeken Kıran, önerilerini sıraladı:
- Öncelikli olarak kadını ikincilleştiren erkek egemen zihniyete karşı mücadele edilmeli ve kadınlara atfedilen toplumsal rollere karşı kamu politikaları oluşturulmalıdır.
- Kadın istihdamını geliştiren en önemli olgu eğitimdir. Eğitim politikaları toplumsal yapının dayattığı ataerkilliğin ötesine geçerek eşitlik temelinde yeniden düzenlenmeli ve eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
- Cinsiyet ayrımına dayalı iş bölümüyle şekillenmiş istihdam alanlarında kadın işi erkek işi ayrımına karşı eşitlikçi istihdam politikaları uygulanmalıdır.
- Kayıt dışı istihdam ve uzun çalışma sürelerine karşı denetim mekanizmaları geliştirilmeli, caydırıcı önlemler alınmalı
- Kadınla erkek arasındaki cinsiyete dayalı ücret açığı giderilmeli, aynı işi yapan ya da eşdeğer işi yapan kadınla erkek arasındaki ücret farkını yaratan uygulamalar ortadan kaldırılmalı, işverenler denetlenmelidir.
- Kadınlara özgü işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmalıdır.
- Kadın işçiler örgütlenmeli ve toplu sözleşmelerde cinsiyet eşitliği esas alan düzenlemeler yapılmalıdır.
HABER MERKEZİ