Ölüm orucu eyleminin 170. gününde yaşamını yitiren Hüseyin Kayacı’nın annesi Senem Kayacı, 97 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in talebinin karşılanmasını istedi.

Toplumun birçok kesiminden açlık grevine duyarlılık çağrısı yapılırken 2000 yılında başlatılan ölüm oruçlarında yaşamını yitiren Hüseyin Kayacı’nın annesi Senem Kayacı da, başka ölümlerin yaşanmasına izin vermemek gerektiğini vurguladı.

 MLKP davasından hükümlü Hüseyin Kayacı, 20 Ekim 2000’de Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde ölüm orucuna başlayan 816 tutukludan biriydi. Kayacı, tutulduğu İzmir Buca Kapalı Cezaevi’nde 10 Aralık 2000’de başladığı açlık grevine 10 Ocak 2001’de ara vermiş, 29 Ocak 2001’de bu kez ölüm orucu eylemine başlamıştı. Ölüm orucunun 153. gününde İzmir Yeşilyurt Hastanesi’ne kaldırılan Kayacı, bilinci kapandıktan sonra yapılan tıbbi müdahaleye rağmen grevin 170. gününde yaşamını yitirdi.

Üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen o dönem yaşananları tüm acısı ve direnciyle yaşamlarında taşıdıklarını dile getiren anne Senem Kayacı, devletin kendilerine yönelik baskısının bitmediğini kaydetti. Baba Mehmet Kayacı ile birlikte yalnız yaşadıkları Bornova ilçesine bağlı Gökdere köyünden Konak ilçesine taşınmak zorunda kaldıklarını belirten Kayacı, “Hüseyin son günlerini hastanede geçirdi. Babasıyla birlikte her gün o hastanenin önüne gitmemize rağmen oğlumun yanına alınmıyorduk. Cezaevine girdiğinde 80 kilo olan Hüseyin’i bize 40 kilo olarak verdiler. Boğazını, parçalamış çuval gibi dikmişlerdi. Anne olarak bunları unutamam” dedi.

İki çocuğu cezaevinde

 Mücadeleye dair her şeyi oğlu Hüseyin’den öğrendiğini ifade eden Kayacı, “Hüseyin’in hayatını kaybettiği hafta Anneler Günü haftasıydı. O günden bu yana Anneler Günü’nü kutlamıyorum. İçimizde çok acı birikmesine rağmen yine çocuklarımız inanarak hayatını kaybetti. Yine kızım Melahat MLKP davasından 12 yıl ceza aldı. 9 yıldır cezaevinde. Oğlum Uğur da iki yıldan fazladır tutuklu. Bu yaşta hastalıklarımıza rağmen her hafta hem Melahat’ı hem de Uğur’u ziyaret etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Tutukluların üzerinde her dönem baskıların olduğunu dile getiren Kayacı, özellikle cezaevlerindeki koşulların düzeltilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ömrümüzü bu acıların içinde geçirdik; ama artık bu baskılar son bulsun. Kimse baskıdan, açlıktan ölmesin. Can kaybı yaşanmadan devlet taleplere cevap vermeli” ifadelerini kullandı.

Başka anneler kaybetmesin

 Leyla Güven’in eylemine dikkat çeken Kayacı, “Milletvekili ve bir kadın açlık grevi eylemindeyse onun talebi karşılanmalıdır. Oğluma son kez sarılamamış, ona sıcak bir çorba pişirememiş olmanın acısını hiç unutmuyorum. Çocukları cezaevinde olup benim gibi hisseden yüzlerce anne var. Ben Hüseyin’i kaybettim ama başka anneler kaybetmesin” dedi.

 

 İZMİR