AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Türkiye ile yürütülen müzakerelerin nihai olarak son bulmasının, her iki taraf açısından daha dürüstçe olduğunu söyledi.
AKP-MHP yönetimindeki Türkiye’de savaş suçları, işgal ve insan hakları ihlallerine karşı hep sessiz kalan Avrupa Birliği’nden (AB) “Türkiye ile üyelik müzakerelerine nihai olarak son verelim” açıklaması geldi. Açıklamayı yapan AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Tam üyelik yerine ‘gerçek stratejik partnerliği’ önerdi.
Johannes Hahn, Alman Die Welt gazetesine verdiği demeçte Türkiye ile üyelik müzakerelerinin nihai olarak sonlandırılması istedi. Avusturyalı Genişlemeden Sorumlu Komiser “Müzakereler gerçek stratejik partnerlik yolunu kapatıyor” dedi.
Müzakerelerin bitirilmesi daha dürüstçe
Hahn “Türkiye’nin AB’ye öngörülebilecek bir tarihte üye olması gerçekçi değil. Türkiye ve AB için uzun vadede yeni yollara girilmesi ve üyelik müzakerelerinin bitirilmesi daha dürüstçe olur” dedi.
Hahn, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un müzakereler konusundaki şüphelerini de demecinde referans olarak kullandı.
Hahn, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un açıklamalarına ve AB üyesi diğer ülkelerdeki havaya baktığımda Türkiye’nin öngörülen bir zamanda AB’ye üye olması gerçekçi değil. AB’nin Türkiye ile 2005’ten beri devam eden üyelik müzakerelerine bağlı kalınması gerçekçi stratejik partnerlik yolunu da kapatıyor. AB ve Türkiye, her iki tarafın da çıkarlarına uygun olarak yeni stratejik partnerlik içine girmeli. Enerji, göç, Suriye’nin yeniden inşası ve Gümrük Birliği gibi genel konularda işbirliği yapılabilir” diye konuştu.
Uzun süredir dile getiriyor
Genişlemeden Sorumlu Komiser Hahn, aslında uzun süreden beri Türkiye ile müzakerelerin bitirilmesinden yana.
Hahn, 21 Mart 2017’de Alman Bild gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin AB’den giderek uzaklaştığını ve Türkiye’nin birliğe üyeliğinin ise giderek gerçek dışı olmaya başladığını söyledi.
Hahn devamla “Türkiye uzun zamandır AB’den uzaklaşıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın otoriter tutumu ve anayasayı değiştirerek başkanlık sistemine geçme planları AB’ye sırt çevirmektir” demişti.
Erdoğan’ın 28-29 Eylül tarihleri arasında daha çok ekonomik krizden çıkmanın bir yolu olarak gerçekleştirdiği Almanya ziyaretinden bir kaç gün önce Hanh, AB’nin Türkiye’ye ekonomik yardımda bulunmasına açık bir şekilde karşı çıkmıştı.
Türkiye’deki sorunları Türk siyasetçiler tarafından çıkarıldığını ve bu sorunlardan dolayı onların sorumlu olduğunu vurgulayan Hahn, Die Welt’e şunları söylemişti: “Türkiye’deki mevcut ekonomik sorunlar temelde kendilerinin yarattığı sorunlar. Bu durum AB’nin ya da diğer üye ülkelerin Ankara’ya yardım paketi ya da kredi vermesiyle çözülemez. Burada hemen dahil olmamız için bir gereklilik göremiyorum.”
AKP, AB’yi palazlanmak için kullandı
AKP iktidarı, AB’ye hiç inanmadığı halde Türkiye’de sistemde yer kapmak için hem ABD, hem de AB ile ilişkilere büyük önem verdi. 2005’te AB ile müzakereleri yeniden başlatarak, iç kamuoyunda olduğu gibi uluslararası güçler ve dış kamuoyu nezdinde büyük bir destek yakaladı. Ancak, AKP Türkiye’de sistem içinde palazlandıkça gerçek yüzünü göstererek AB’ye ve Birlik’in önemli ülkeleri Almanya ve Hollanda ile gerginlik politikalarına yöneldi.
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın AB ve yetkili kurumlarına dönük hakaretvari sözleri bulunuyor. Erdoğan’ın AB karşıtı açıklamaları özellikle şaibeli 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından yoğunlaşmıştı.
15 Temmuz şaibeli darbe girişiminden sonra muhalefete yönelik kitlesel gözaltı ve tutuklama furyası nedeniyle AB üyesi ülkeler 2016 sonunda, Türkiye ile üyelik müzakerelerini genişletmeme kararı almıştı. 2017 Kasım ayında ise AB Türkiye’ye üyelik süreciyle bağlantılı mali yardımları kıstı. Ancak üye ülkeler Türkiye ile müzakerelerin askıya alındığına dair resmi bir karar almadı. Böylesi bir adım için AB üyesi en az 16 ülkenin karar alması zorunluluğu bulunuyor.
Bu yılın Haziran ayında ise AB üyesi ülkeler, Türkiye ile Gümrük Birliği’nin genişletilmesine yönelik müzakerelere başlamama kararı almıştı. AB’ye üye ülkelerin dışişleri ve AB bakanlarının katıldığı Lüksemburg’taki Genel İşler Konseyi’ndeki toplantıda Avusturya’nın Türkiye ile üyelik müzakerelerine derhal son verilmesi yönündeki talebi ise destek görmemişti.
Tüm bu gelişmeler, karşılıklı açıklamalar ve kararlar, aslında AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn’ın “Türkiye ile müzakereleri sonlandıralım” önerisinin AB cephesi açısından pratikte uygulandığını gösteriyor. Fiili olarak müzakerlere ilerlemiyor, AB’nin istediği kriterler Türkiye tarafından karşılanmıyor.
Almanya ve Fransa gibi AB’nin lokomatif ülkelerinin üyelik müzakerelerini bir kenara bırakarak, Türkiye ile yoğun ekonomik ilişkilere girişmesi ise bu ülkelerin ‘gerçek stratejik partnerlik’ doğrultusunda fiilen hareket ettiğini gösteriyor.
HABER MERKEZİ