NİHAL BAYRAM / MAINZ


Gazetemiz Yeni Özgür Politika tarafından düzenlenen ‘Özgür Basınla Dayanışma Gecesi’, yüzlerce Kürdistan ve Türkiyeliyi bir araya getirdi.

Kapatılan TV’ler, gazeteler; basılan yayınevleri; gözaltına alınan, tutuklanan gazeteciler... Gazetemiz Yeni Özgür Politika, her geçen gün artan basına yönelik sansüre karşı ‘Özgür Basınla Dayanışma Gecesi’ düzenledi.

Almanya’nın Mainz kentinde bulunan Eleganz Salonu’nda düzenlenen geceye iki bine yakın kişi katıldı. Etkinlikte Hivron, Özlem Gerçek, Ayfer Düzdaş ve Çetin Oraner’in sahne aldığı müzik dinletilerinin yanı sıra gazetemiz adına Ülkem Zeremya, kapatılan Özgür Gündem gazetesinin genel yayın yönetmenlerinden Filiz Koçali, Artı Gerçek ve Artı TV Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, kapatılan TV 10 Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Narlı, Stêrk TV çalışanı Gulê Algunerhan, gazeteci Ahmet Nesin, Sol Parti Rheinland-Pfalz Eyaleti Başkanı Joachen Bülow, Alman Gazeteciler Birliği Hessen Eyaleti Başkanı Joachim Legatis ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim’in konuşmaları yer aldı.

Gerçeklerden taviz vermeyeceğiz

Yeni Özgür Politika gazetesi adına açılış konuşmasını yapan Ülkem Zeremya, "Kürt medyasına her saldırı, sizin haykıran gerçekliğinize müdahaledir" diyerek, saldırıların dayanışma ve sahiplenme ile aşılabileceğini vurguladı. AKP hükümetinin işlediği suçların deşifre olmasından duyduğu panikten dolayı, basına dönük saldırıları yurtdışına kadar taşırdığına dikkat çeken Zeremya, Özgür Kürt Basını olarak “Gerçeklerden asla taviz vermeyeceğiz” ilkesine bağlı kalacaklarını ifade etti. Yeni Özgür Politika gazetesi olarak da hakikatin sesi ve takipçisi olacaklarını belirten Zeremya, "Her eve bir gazete" ilkesine bağlı olarak Yeni Özgür Politika Gazetesine abone olma ve sahip çıkma çağrısında bulundu. 

‘İşte bu kadar korkuyorlar’

Filiz Koçali, Özgür Gündem gazetesinin 15 yıllık yazarı olduğu için hapis cezaları aldığını ve bu nedenle yurtdışına çıkmak zorunda olduğunu belirterek, “Özgür basınımızdan, kalemlerimizden, gerçeği anlatma gücümüzden işte bu kadar korkuyorlar” dedi.

Türkiye’de hiçbir basın kurumunun özgür olmadığına dikkat çeken Koçali, tutuklu 150’den fazla gazeteciyi hatırlatarak, “Öyle bir ülke ki bu, sadece yazarları değil, dağıtımcısı, şoförü, basımı yapanı, hepsi risk altında, tehdit aldında. Ama yoldaşlarımızın kararlı, dimdik duruşları ne kadar değerli bir gelenekten geldiğimizi gösteriyor” diye kaydetti.


‘Almanya ortak oluyor’

Alman Gazeteciler Birliği’nin (DJU) Hessen Eyalet Sözcüsü Joachim Legatis, Türkiye’deki meslektaşlarının maruz kaldığı baskının farkında olduklarını belirtti ve ekledi: “Türkiye’de demokrasi, adım adım yok ediliyor; Alman hükümetiyse bunu sessizce izliyor. Bu sessizlik, ben ve birçok meslektaşım için dayanılmaz bir boyuta ulaştı. Evet, Alman egemenliğinin Türkiye karşısında bu kadar boynu bükük ve iradesiz olması, bizi derinden endişelendiriyor. Görevimiz, bunu yargılamak ve bedelini onlara ödetmektir.”

Sol Parti Rheinland-Pfalz Eyeti Eşbaşkanı Joachen Bülow ise Türkiye’nin basın özgürlüğü karşıtı tutumuna dikkat çekerek Rosa Luxemburg’un sözünü hatırlattı: “Özgürlük, her zaman başka düşünenlerin özgürlüğüdür.”


Muslim: Emekleri daha az değil

Bülow ardından konuşan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, konuşmasına Qereçox saldırısında şehit düşenleri anarak başladı. “Şu anda YPG, YPJ ve QSD savaşçılarının yanında, onlarla omuz omuza görevlerini yapan basın çalışanlarının emeği, silahı omzuna almış savaşçılardan daha az değildir” diyen Muslim, şöyle devam etti: “Bilinmelidir ki her zaman özgür basının yanındayız. Basın, şimdiye kadar gerçeği aktarmak için büyük bir mücadele verdi. Devletler ise basını kullanıp kendi gerçeklerini yaymaya çalışıyor. Gerçeklerin daha görünür olması için basınımızın güçlendirilmesi gerekiyor.”


EUTELSAT’ın kanundışı baskısı

Kürt basın kurumlarına yönelik saldırılara da dikkat çeken Muslim, EUTELSAT’ın Kürt kanallarını kapatma girişimlerini hatırlatarak Avrupa’ya seslendi: “Ortadoğu, demokratik değerlere muhtaç. Ancak ülkelerinizin şirketleri üzerinden Türkiye’deki sultanın yapmaya çalıştıklarını görmüyor musunuz? Ülkelerinizde bir halkın sesini duyurmaya çalışan basın kurumlarının kapatılması, hangi kanunlara dayanıyor? Hangi mahkemenizin televizyonların kapatılmasıyla ilgili bir kararı bulunuyor? Türkiye sultanı gerçeklerden rahatsız oluyor, birilerini devreye sokuyor ve EUTELSAT adlı şirket de kanunlara aykırı olarak televizyonları kapatıyor. Adaletli kanunlarınız tüm Avrupa’da geçerli oluyor da sıra biz Kürtlere gelince neden sessiz kalıyorsunuz?”


‘Kürtlere cevap bu mu?’

Kürt basınına yönelik kanunsuzluklara karşı sessiz kalınmaması çağrısı yapan Muslim, Almanya’nın DAİŞ’e karşı zaferler elde eden YPG ve YPJ’nin sembollerini yasaklamasını da kınadı. “Dostlarımız iyi düşünsün: YPG ve YPJ ne yaptı?” diyen Muslim, ekledi: “Biz insanlığa karşı hiçbir suç işlemedik ve kimseyi incitmedik. İnsanlığı, demokrasiyi savunan ve DAİŞ’i yenenlere cevap, bayraklarını yasaklamak mı? Şu an Almanya’da hiç kimse YPG ve YPJ’nin terörist olduğunu söylemezken nasıl olur da Alman polisi bayraklarını yasaklayabilir? Bu yanlıştan Avrupalı dostlarımızın bir an önce döneceğine inanıyoruz.”

Kapatılmak istenen televizyonlar arasında yer alan Ronahî TV’nin tüm Suriye’nin kanalı olduğunu kaydeden Muslim, “Basınımızın arkasındayız” dedi.


‘Mutlaka kazanacağız’

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle ise Kürt basınının 1800’li yılların sonuna dayanan geçmişini hatırlattığı konuşmasında, bu tarih boyunca geliştirilen saldırılara, bombalamalara, tutuklamalara ve gazeteci suikastlerine dikkat çekti.

Siyasal gelişmeleri de değerlendiren Dicle, “Türk devleti hiçbir zaman bu kadar sıkışmamıştı, dışlanmamıştı. Erdoğan’ın tek adam diktatörlüğü mutlaka kaybedecek; biz mutlaka kazanacağız. Çünkü biz, haklı bir mücadele yürütüyoruz, zamanın ruhuna uygun bir insanlık mücadelesi veriyoruz” dedi.


‘AKP tam bundan korkuyordu’

Artı Gerçek ve Artı TV Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, Türkiye’de medyanın tümden çöktüğüne vurgu yaparak, “Konuşma özgürlüğü, gazetecilerin yazdıklarıyla sınırlı bir şey değildir. Basın özgürlüğü, halkın haber alma, gerçekleri görme hakkıdır. AKP de tam bundan korkuyordu” dedi.

Kapatılan TV 10’un Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Narlı, TV 10’un Alevi gerçeğini halka ulaştırdığı için kapatıldığını belirterek, “Bilinsin ki mücadele sonunda biz kazanacağız, faşizme boyun eğmeyeceğiz. Özgür basının gücünü görecekler” diye belirtti.


‘Stêrk’e sahip çıkın’

Stêrk TV adına söz alan Gulê Algunerhan, EUTELSAT’ın Türkiye’yle kirli işbirliğinden dolayı yayınlarına son vermek istediğini kaydederek, “Hakikat yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Apê Musa’nın, Nujiyan’ın, Denizlerin ardıllarıyız, yolumuzdan vazgeçmeyiz. Televizyon sizin sesinizdir. Stêrk TV’nin kapatılmasını kabul etmeyin” dedi.


Geceden notlar..


l  Yeni Özgür Politika’nın kuruluş yıldönümlerinde yapılan gecelerden akılda kalan salon, yine tam olarak dolmuştu.

l  Etkinlik, stant organizasyonuyla da dikkat çekti. Kitap ve albümlerin katılımcılarla buluşturulduğu stantların yanı sıra Kürt mutfağından yemeklerin sunulduğu stantlar da yoğun ilgi gördü.

l  Gazetemizin Pazartesi sayısı, matbaadan çıktı ve etkinliğe yetişti. Geceye katılanlar, sonraki günün gazetesini okuma fırsatı buldu.

l  Gece boyunca yapılan sohbetlerin en önemli konusu, Yeni Özgür Politika’nın yayın çizgisi ve haberleri oldu. Okurlarımızın eleştiri ve önerilerini de etkinlikte dinleme olanağı bulduk.

l  Etkinliğin yapıldığı salon, Özgür Basın şehitlerinin fotoğrafları ve isimleriyle donatılmıştı.

Salih Muslim

Filiz Koçali

Hivron

Ayfer Düzdaş


Çetin Oraner

Özlem Gerçek

Hatip Dicle

Ülkem Zeremya

Joachen Bülow


Joachim Legatis


Ahmet Nesin

Celal Başlangıç


Hüseyin Narlı

Gulê Algunerhan






Özgür Basınla Dayanışma Gecemize destek sunan halkımıza, misafirlerimize ve sponsorlarımıza teşekkür ederiz.


Fotoğraflar: RIZA AYDOÐDU, ŞAHİN BOZLAR