Savaş hazırlığını iyiden iyiye yoğunlaştıran AKP, sınır hattında karakol ve kalekol yapımına da hız verdi. Yüksekova-Şemdinli 
Hakkari’nin Yüksekova-Şemdinli ilçeleri arasındaki 50 kilometrelik yola 9 kilometrelik aralıklarla inşa edilen 4 karakol, ilçelerin girişlerindeki arama noktaları yöre halkı için hayatı adeta kabusa çevirdi. Adım başı yapılan aramalara tepki gösteren Hakkarililer, bu kez üzerlerine doğrultulan silahların tehdidiyle yüz yüze kalıyor.


9 km’ye bir karakol

Yüksekova ve Şemdinli ilçeleri arasındaki 50 kilometrelik yol güzergahında kurulan Uzunsırt (Mêçiç), Haruna, Durak (Dûrê) ve Şapata askeri karakolları ile ilçelerin girişlerinde kurulan polis arama noktalarındaki sıkı aramalar, eziyete dönüştü. 
9’ar kilometrelik mesafeler halinde inşa edilen Uzunsırt, Haruna, Durak ve Şapata karakollarından özellikle 2110 rakımlık Haruna Geçidi’ndeki Haruna Karakolu önünde yapılan aramalar, halkı canından bezdirir hale getirdi.



Yetmedi seyyar karakollar

HPG gerillalarının, Eylül 2012’deki Güzelkonak baskını sonrası burada bulunan karakol yıkılarak, 2 bin 110 rakımlık geçide devasa bir karakol kuruldu. Haruna Karakolu etrafındaki gözetleme kuleleri ve bir kalekolla iyice güçlendirilirken, geçidin tam zirvesinde bulunan yolda ise zırhlı araçlar ile askeri arama noktası kuruldu. Yola konulan barikatlar ve demir çengellerle arabaların geçişi zorlanırken, özellikle akşam saatlerinde yoldan geçenler kapsamlı aramalardan geçiriliyor. Karakollardaki arama noktalarından başka bazen de seyyar kontrol noktaları kuruluyor. 



‘Çözüm süreci’nde arttı

90’lı yılları hatırlatan bu tablo içerisinde yoğun aramalara tepki gösteren Hakkarililere ise silah doğrultulup, gözdağı veriliyor. 
Yüksekova-Şemdinli yol güzergahındaki arama noktalarının çözüm sürecinde arttırıldığını paylaşan Şemdinli Belediyesi Eşbaşkanı Seferi Yılmaz, barış sürecinin askıya alınması ile beraber Şemdinli’de yol güzergahlarında seyyar arama noktalarından kalıcı arama noktalarına kadar yeni bir sistem oturtulduğunu ifade eti.


Kim demiş OHAL yok

12 Eylül’ü aratmayacak nitelikte kurulan bu 4 karakolun sözde halkın güvenliği için yapıldığını, oysa tam tersine yoldan geçen yolcuların taciz ve tahrik edildiğini belirten Yılmaz, şunları söyledi: “Son derece dar olan yollarda, kum çuvalları ve çengelli demirlerle farklı engellemeler oluşturulmuş. Bir de hemen yolda zırhlı araçlar da bekletiliyor, güya kaçacak biri olursa hemen önüne çekilecek. Karayolları için de yolcu güvenliği için de tehlike arz eden bir durum. Bu bir sınır değil, iki ilçe arasındaki bir yol. Amaç taciz etmektir. Bu uygulamalar, 2015 yılının ayıbıdır. Sözde olağanüstü hal kaldırılmış, ama her şekilde bir OHAL devam ediyor. Yolların bu kadar daraltılmasının, bu kadar nizamiye ve aramanın bir anlamı yok. Bu yolların artık açılması gerekir.” 


Ölüme sürüklüyorlar

Seferi Yılmaz’ın dile getirdiği bu durumun en büyük mağdurlarının başında her iki ilçe arasında yolcu taşımacılığı yapanlar geliyor.
Hem kendilerinin hem de yolcuların durumdan oldukça rahatsız olduğunu belirten minibüs şoförü Adil Töre de yaşadıkları sıkıntıyı “Bu şekilde yolların daraltılması ve kapatılması hepimiz için tam bir tehlike. Olası bir kazada, çok sayıda insan yaşamını yitirebilir. Dûrê Karakolu da araçları sürekli durdurup, arama yapıyor, halkı rahatsız ediliyor. Sürekli yoldalar, araçları durdurup içine bakıyorlar” sözleriyle anlattı.


Geçim kaynağını etkiliyor


Yolu sık sık kullanan Şemdinli’de inşaat işçisi olarak çalışan Nusret Kutlar (27) da “Biz yıllardan beri bu yolda ticaret yapıyorduk. Ama artık asker her yeri kapatmış. Kimsenin elinde bir imkan kalmamış. Ne yapacağımızı bilemiyoruz” diyerek içinde bulundukları duruma dair rahatsızlığını dile getirdi.




NEDİM TÜRFENT/DİHA/HAKKARİ