
Özellikle Yunanistan’ın yaşadığı ağır ekonomik kriz Euro Bölgesi’nin kara kara düşündürtüyor. Euro para birimini kullanan ülkeler, Avrupa’nın Atina’nın borcunu finanse etmesi baskı kuruyor. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, “Yunanistan’ın tetiklediği güven krizi şimdi Euro’nun bütününü tehlikeye atıyor. Yunanistan’ın bu borcu taşıyabilmesini ve ödeyebilmesini sağlamak zorundayız” dedi.
Schaeuble’nin bu açıklamasının ardından Avrupa Komisyonu, Yunanistan’ın şiddetle ihtiyaç duyduğu altyapı yatırımlarında kullanabileceği 14 milyar Euro tutarında AB fonlarına erişim imkanı veren anlaşmayı onayladı. İçinde bulunduğu borç krizi nedeniyle alması kararlaştırılan AB/Uluslararası Para Fonu yardımının koşullarına göre bütçe açığını azaltmak zorunda olan Yunanistan, kriz nedeniyle altyapı yatırımlarını durdurmak zorunda kalmıştı.
AB kurallarına göre, üye ülkeler AB fonlarından faydalanabilmek için projelerin finansmanına katılmak zorunda. Ancak borç yükü altındaki Yunanistan, AB’den fon alabilmek için kendine düşen payı karşılayamıyordu.
Yunan hükümeti, AB’nin katkısını artırmayı kabul ettiğini açıkladı. Önceki gün yapılan açıklamaya göre, altyapı projelerinin finansmanında AB’nin ortalama yüzde 73 olan katkı payı yüzde 85’e çıkarılacak ve böylece Yunanistan’ın katkı yükümlülüğü 1.4 milyar Euro azalacak.
‘Faturayı siyasiler ödesin’
İtalyan halkı da tasarruf paketine tepkili. Siyasetçilerin tasarrufa kendilerinden başlamasını isteyen halk, yaşanan ekonomik krizin kendilerinden kaynaklanmadığının altını çiziyor.
Ekonomik kriz yaşayan bir başka ülke ise Portekiz. Krizden dolayı erken genel seçimlerin yapıldığı ülkede her geçen gün kemerler daha da sıkılıyor. Hükümet, krizin faturasını emekçilere ödetmek için vergi artırımına gitmişti. Önceki gün başkent Lizbon’da onbinlerce kişi hükümetin bu politikasını protesto etti. Gösterilere katılan emekçiler, hayat pahalılığından şikayet ederken, krizin faturasını kendilerinin ödemeyeceğini söyledi.
Obama baskıyı artırıyor
Bu arada Irak ve Afganistan’daki savaşın maliyetlerinden dolayı büyük bir kriz yaşayan ABD’de ise Başkan Barack Obama’nın, ek borçlanmaya onay vermesi için Cumhuriyetçilere 24 saat mühlet verdiği ileri sürüldü. Önceki gün Cumhuriyetçi Kongre üyelerine ‘artık yeter’ diyen Obama, dün yapılan beşinci görüşmede de istediğini alamayınca tavrında sertleşti. ABD medyasında yer alan haberlere göre, uzlaşma sağlanması için baskıyı artıran Obama, Demokrat ve Cumhuriyetçi Parti yönetimlerine kendi aralarında anlaşmaları ve 36 saat zarfında bir eylem planı hazırlamaları için ültimatom verdi. Bu süre içinde yine uzlaşma çıkmaması halinde ise Obama’nın hafta sonu tekrar toplantı yapılmasını teklif edebileceği ifade ediliyor.
HABER MERKEZİ