Mezopotamya Demokratik Sanatçılar Hareketi'nin (TEV-ÇAND) geleneksel olarak her yıl organize ettiği Halk Dansları Kampı'nın 18'incisi Almanya'nın Bielefeld kentindeki Gençlik Misafir Evi'nde (Jugendgästehaus) yapıldı. Kamp bu yıl 6 Nisan'da Kobanê'de şehit düşen YPJ savaşçısı Viyan Peyman'a adandı. Kürtçe ve Türkçe olarak iki dilde 22-30 Aralık tarihleri arasında 80 folklor öğrencisi ve 10 eğitmenin katılımı ile gerçekleştirilen kampın en genç öğrencisi 11 yaşındaki Gülfidan Demir'di. Efrîn ve Kobanê'li gençlerin de katıldığı kampta Kürdistan halk oyunları eğitmenleri Mustafa Lala (Amed Yöresi), Weliyê Boti (Botan Yöresi), Ulaş Sönmez (Urfa Yöresi), Yılmaz Beyazgül (Gımgım), Piro Gali (Agirî) ve Yasin Boyraz (Koçkıri) gibi tecrübeli ekipten oluşurken, Sipan Avroz (ritim-teori), Ali Güler (Ritim-Pratik), Sebahat Beyazgül (Müzik) gibi isimler verdikleri derslerle gençlerin eğitimine katkıda bulundular. 


Teorik ve pratik eğitim

Kampın verimliliği, organizasyonun teknik boyutuna ilişkin gazetemize açıklamada bulunan ritim eğitmeni Ali Güler, başta Almanya olmak üzere Avrupa'dan Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İngiltere ve İtalya'dan öğrenciler katıldığını ve bu öğrenciler içerisindeki 37 öğrencinin yeni olduğunu belirtti. Güler, Halk oyunları kampına katılan öğrencilerin 3 kategorik sınıfa ayrılarak eğitildiğini bu sınıfların dışında ise, eğitmen kategorisine giren mezunların yer aldığı 4'cü sınıf da açıldığını söyledi. Güler, kampta verilen dersler konusunda da açıklamalarda bulundu. Halk oyunları derslerinin dışında kampta bilim-sanat, tarih, siyaset, ritim ve müzik derslerinin de verildiğini söyleyen Güler, "Derslerin iki dilli olarak tüm gün 2 saatlik teorik eğitimin ardından dans dersleri verildiğini belirtti. Halk Oyunları Eğitim Kampı'nın organizesini yapan TEV-ÇAND yöneticilerinden Adnan Amed, bu yılki kampın Kobanê ve Şengal direnişleri sonrası Kuzey Kürdistan'da yaşanan özyönetim ilanları döneminde gerçekleştirilmesinin kampa ayrı bir heyecan verdiğini belirterek temel amaçlarının bölgeler için eğitmen yetiştirmek olduğunu söyledi. Amed, Avrupa'daki potansiyele ilişkin ise şu sözlerle dikkat çekti: "Burada eğitim alan gençlerimiz kendi bölgelerinde halk oyunları ekipleri oluşturarak hem kendi kültürlerinin yok olmamasına hizmet ediyor. Hemde farklı kültürel etkinliklerde oyunlar sergiliyorlar. Örneğin Mihrican'a katılarak kendilerini görmüş oluyorlar. Avrupa geneli 60 ekibimiz var. Bu sayı ortalama 600 gence tekabül ediyor. Yani 600 genç eğitim alıyor. Bu bizim için ciddi bir potansiyeldir."


Eğitmen sertifikası veriliyor

Bu yılki eğitim kampına katılan öğrencilerden mezun olanlara, eğitmen sertifikası verdiklerini belirten Amed, "Bu yıl kampa katılan arkadaşların 72'si başarılı olarak bir üst sınıfa geçmiştir. Mezun olan arkadaşlar kendi bölgelerinde eğitmen olarak faaliyet yürütecekler" dedi. Adnan Amed, emek vererek yetişen eğitmenlerin kendi bölgelerinde derneklerinde yaşadıkları yer sıkıntısı nedeni ile ekip oluşturmakta sıkıntılar yaşadıklarını, bu durumun çalışmaları olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi. Kampın son gününde yıllık çalışmaların masaya yatırıldığı konferans da düzenlediklerini belirten Amed, "Neler yapıldı, neler yapılamadı? sorularının cevaplarını masaya yatırıyoruz. Planlamamızı yapıyoruz. Yeni yönetimimizi seçiyoruz. Yeni kararlar alıyoruz" dedi.


Hedef Kürdistan'ın halk oyunlarını ortaya çıkarmak


Bielefeld’de gerçekleştirilen 18. Halk Dansları Kampı’nın eğitmenleriyle Kürdistan halk oyunlarının sorunlarını, çözüm için yürütülen çalışmaları, araştırmalarla ortaya çıkan oyunları, Avrupa'daki kültürel çalışmaları, halk oyunlarıyla öğrenilenin ne olduğunu ve Kürt ulusal halk oyunları ekibi oluşturulmasını konuştuk.


Weliyê Boti (Eğitmen): Gerçekten de Kuzey Kürdistan parçası halk dansları açısından zengin bir coğrafyaya sahiptir. Biz Güney, Doğu ve Batı Kürdistan parçalarından arkadaşlarla zaman zaman konuşuyoruz. Onların bize sitemi hep şu yönlüdür: 'Sizin bölgelerde her bölgede, onlarca oyun var. Bizde oyunlar kalmamış.' Şimdi bunun sebebi var; Araplar, Farslar halkımızı asimile etmişler. Oyun yok değil, fakat kaybolmuş. Kimse ilgilenmemiş. Kürdistan'ın diğer parçalarında Efrîn, Kobanê, Qamişlo, Dêrika Hemko, Silêmanî, Duhok, Mahabad, Sîne gibi bölgelerimizin halk oyunları var. Biz geçmiş zamanlarda bir folklor haritası çıkardık. Bu harita üzerinden arkadaşlar araştırmalar yürütüyor. Behdinan'da, Qamişlo'da, Kobanê'de çalışma yürütüyorlar. Hem araştırma, inceleme hem de eğitim veriyorlar. Bu araştırmaların sonucu elimize ulaştığı zaman mecburen bu kamplarda o yörelerin oyunlarını gençlerimize vereceğiz. Mesela Urmiye ve Wan kültürü aynıdır. Silopi ve Zaxo birdir. Cizîr ve Dêrika Hemko aynıdır. Hatta biz Qamişlo, Efrin, Zaxo, Duhok, Silêmani, Hewlêr gibi kentlerde halk oyunları festivalleri düzenledik. Avrupa'da Güney Kürdistan halk oyunları oynayan iki arkadaş aracılığı ile o yörelerin oyunlarını buradaki derneklerimizde gençlerimize öğrettik. Yine o yörelerin kostümlerini getirttik. Çıkardığımız iki ekibi Avrupa Festivali'nde çıkardık. Bu şekilde düşmanın aramıza koyduğu sınırları kaldırmış olduk. Hedefimiz bunu genişleterek diğer kalan Kürdistan parçalarının halk oyunlarını ortaya çıkararak izleyici karşısına çıkarmaktır."


Araştırmalarla ortaya çıkan oyunlar

Ulaş Sönmez (Eğitmen): Her bölgede yörenin çalışması yapılıyor. Bütün kültürel kurumlar bu yönlü çalışmalarını yapıyor. Ülkedeki kültürel yaklaşım Avrupa'ya göre daha farklıdır. Orada insanlar bir şekilde yaşadıkları toplum, yaşadıkları bölgeye uygun olarak küçük yaştan beri oyunlara aşinalığı olduğu için sorun yaşamıyor. Örneğin bir düğünde oynadığı oyunu halk oyunları kalıpları içinde görebiliyor. Yeterli materyallere sahip oldukları için her bölgede genel bir çalışma söz konusudur. Avrupa'da ülkedeki gibi çalışmayı hayata geçirmenin olanakları da kısıtlıdır. Elimizde olan insan kaynaklarından faydalanmak zorundayız. Elimizde sadece 6 yöre eğitmeni var. Dolayısıyla Avrupa'da halk oyunlarımız 6 yörenin dışına çıkamıyor. Arkadaşları ülkeye gönderip eğitim almalarını sağlıyoruz. Bu arkadaşlar buraya gelip aldıkları eğitimleri bizimle paylaşıyorlar. Ancak bu şekilde yeni yöre oyunları ortaya çıkarabileceğiz. En son Iğdır ve Viranşehir yörelerine ait oyunları bu şekilde ortaya çıkardık. Bu yöreler ne Kürdistan'da ne de Avrupa'da bugüne kadar hiç derlenmemiş yörelerimizdir. Daha önce Maraş yöresi de denendi. Biz biraz çalışmalarımızı bu şekilde genişletmeyi hedefliyoruz. Bu şekilde Halk oyunlarına bir renklilik bir heyecan katılmış olacak.   Arkadaşları kendi bölgelerinin zenginliklerini ortaya çıkarmaya yönlendiriyoruz. Gidip köyleri dolaşıyorlar, yaşama biçimlerini öğreniyorlar, elbise topluyorlar, oyunların anlamalarını topluyorlar, oyunların nereden geldiğini araştırıyorlar.  Bu tür çalışmaları geliştirerek Kürt halk oyunlarının zenginliklerini bizden sonraki nesillere aktarmak gibi bir sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.


Avrupa'daki derneklerde kültürel çalışmalar

Yılmaz Beyazgül (Eğitmen): Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu'na bağlı yüzlerce derneğimiz var. Bu derneklerimizde kültürel çalışmalarımız cılız diyebileceğimiz seviyededir.  Evet ilgi gösterilmiyor. Bunun bir çok nedeni vardır.  Halkımız hafta sonunu yoğun eylemliliklerle geçiren sürekli aktif bir halktır. Bu yoğunluk içinde bazı şeyleri de ihmal ediyoruz. Bazı derneklerimizde mekanlar yetmiyor. Sosyal bir kurumdur. Herkese açıktır. Örneğin kültür çalışması ya bir toplantıya, ya bir taziyeye, ya farklı bir aktiviteye rastlayınca çalışma olmuyor. Her şeyin hafta sonuna sıkışması durumu da var.  Biz derneklerimizi iyi bir planlama ile faydalı bir kuruma çevirebiliriz. 


Neden halk oyunları öğrenilir 

Mustafa Lala (Eğitmen): Folklor kültürün temelidir. Kültür yaşamın her şeyidir. Bir insanın kendi kültürünü tanımasının, kendisini ifade etmesinin, kendisine sahip çıkmanın yolu kültürdür. Bu kültürel çalışmalar içinde folklor yaşamı inceleyen bir bilim statüsündedir. Buna katılmakla yalnız halk oyunları yada bir müziğin melodisi öğrenilmiyor. Tabi bu ortamın getirdiği bazı pratik sonuçlar da vardır. Mesela 28 yıllık Mihrican var. 18 yıllık okul kamplarımız var. Şimdi burada farklı ülkelerden gelen Kürt gençleri var. Bu şu anlamada geliyor. Bir genç anne babadan doğmuş olabilir. Bir aileye mensup olabilir. Ama bizim aileye, yani kendi kültürüne sahip çıkan aileye katıldığı zaman kendisini tanımış olacak. Kendi köklerinin kültürel değerlerini tanımış olacak. Avrupa gençliği bunu bilince çıkaramamışsa burada bizlerin sorumluluğu olduğunu da düşünüyorum. Kültürel çalışma yürüten arkadaşlarımızın sorumluluğu vardır. Kurumlarımız sorumludur.


Ulusal ekibimizin oluşması gerekiyor

Piro Gali (Eğitmen): Avrupa'da bölgeler boyutu ile Kürt halk oyunlarının tanıtıldığını düşünüyorum. Bu yönlü bir çaba var. Daha önceki yıllarda bu faaliyet daha fazlaydı. Bölgelerde yapılan bütün festivallere aktif olarak katılıyorduk. Fakat uluslararası bir etkinliğe bir iki kez katıldık. 20 yıl önce dünya geneli büyük bir yarışmaya katılarak birinci olmuştuk. Yine Nürnberg taraflarında yapılan bir festivale katıldık. Bir çok yerde de şu sorunla karşılaştık. Uluslararası yarışmaya katılabilmek için devlet olmamız gerektiği bize söylendi. Bir keresinde organize tarafından son dakikada bize bildirilen bir karar olmuştu. Birazda bizim Uluslararası düzeyde tanınmamız için bu işe ciddi yaklaşmadığımızı düşünüyorum. Kürtleri temsil edecek bir Ulusal Dans Ekibinin kurulması gerekiyor. Biz bunu hep ikinci plana attık. Zenginliğimiz büyük. Gittiğimiz yerde hep ilgi çekiyoruz. Baskların düzenlediği bir festivale katılmıştık. Orada çok büyük ilgi görmüştük. Yine İtalya'da bir etkinliğe katıldık ilgi gördük. Güney Fransa'da 500 bin kişinin katıldığı Festivale Kürtleri temsilen gitmiştik. Yani demek istiyorum ki, bize büyük bir ilgi var. Son dönemlerde Rojava direnişi, DAİŞ'e karşı savaş nedeni ile Kürtler daha çok tanındı. Şunu gördüler aslında, Kürtler sadece savaşçı bir halk değil, aynı zamanda kültürleri ile zengin bir halktır. Biz bu durumu kendi lehimize çevirmedeki eksikliğimizi giderirsek inanıyorum kültürel zenginliğimizi dünyaya daha iyi tanıtmış olacağız. Bunun bir yolu dediğim gibi ulusal ekibimizin oluşması gerekiyor. Bunun oluşması içinde şu yapılabilir. Avrupa'da 20 kişilik bir ekip oluşturulabilinir. Her bölgeden seçilmiş gençlerin katılımı ile bu ekip kurulabilir. Yine ülkeler bazında Belediyeler aracılığı ile bu işi yapabiliriz. Çünkü Belediyelerin açmayacağı kapı yoktur. Bizi kabul etmeyebilirler ama belediyeler aracılığı ile uluslararası düzeydeki aktivitelere katılabiliriz.


MURAT MANG/BİELEFELD