Mardin'de bulunan Bagok Dağı'nda 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Agît Suruç Şehitliği'ne defnedilen HPG'li Ahmet Uğurlar'ın devlet güçleri tarafından kaçırılan cenazesinin halen nerede olduğu bilinmiyor. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni ardından 44 gerillanın mezarının bulunduğu şehitliğe iş makineleri ve askeri araçlarla operasyon düzenleyen, Uğurlar'ın naaşını da açılan bir delikten çıkararak kaçıran devlet güçlerine karşı tepkiler giderek yükseliyor.

Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde binlerce kişi şehitliğe yönelik saldırıyı protesto etti. BDP İlçe binası önünde bir araya gelen ve aralarında BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, BDP Mardin İl Eşbaşkanı Reşat Kaymaz ile Mardin bölge belediye başkanlarının da bulunduğu binlerce kişi, "Agît Suruç Mezarlığı'nda bir halkın umudu ve inancı saklı", "Erdoğan Bagok'ta insanlığın çok vahşi" yazılı döviz ile HPG'li Uğurlar'ın (Agît Suruç) fotoğrafını taşıdı. Mitanni Kültür Merkezi önünde yapılan saygı duruşu ardından kitle "Çerxa Şoreşê" marşını okudu. BDP Mardin Milletvekilli Erol Dora, cenazelere yönelik saldırının hiçbir dine sığmadığını belirtti.

Gerekirse mezar taşı oluruz

Barış Anneleri de gerilla mezarlarına yönelik saldırıya sert tepki gösterdi. Mardin, Siirt, Amed ve İzmir'de dün basın açıklaması yapan anneler, "Gerekirse Barış Anneleri olarak mezarlarımız başında nöbet tutar ve mezar taşı oluruz" dedi. Mardin Valililiği'nin kararıyla askerlerin şehitliğe hunharca saldırdığı kaydedilen açıklamalarda, "Agît'in mezarına basan milyonlarca yüreği yanmış annenin yüreğine basmıştır. Agît Suruç şahsında hepimize hakaret edilmiştir. Mezarları yıkabilecek kadar pervasızlaşan bu anlayış sahipleri barışı baltalamak istiyorlar. Siz bu halkın cenazesine, diline, kültürüne saygı duymayacaksınız o zaman burada nasıl barıştan söz edilebilir" diye sordu.

Meclis'e taşındı

BDP Amed Milletvekili Emine Ayna ise saldırıyı Meclis gündemine taşıdı. Milletvekili Ayna, saldırıyla ilgili Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, İçişleri Bakanı Muammer Güler ile Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın yanıtlanması istemiyle 3 ayrı soru önergesi verdi. Ayna, Erdoğan’a şu soruları yöneltti:
- Başbakanlık olarak gerilla cenazelerine yönelik gerçekleşen saldırıları Kürt sorununun çözümü bağlamında doğru buluyor musunuz?
- Son dönemlerde çözüm sürecini baltalamaya yönelik gerçekleşen bu tür insanlık dışı saldırılara ilişkin herhangi bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?
- Başbakanlığınıza bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı, gerilla cenazelerinin iş makineleri ve askeri araçlarla tahrip edilerek cenazelerin çıkarılmasına ilişkin herhangi bir yasal girişimde bulunulacak mıdır?
- Sadece Mısır ve Suriye değil, aynı zamanda ‘’ölülere yapılan ayrımcılık’’ın önlenmesi konusunda hem Başbakan olarak hem de Başbakanlığınıza bağlı Diyanet İşleri Bakanlığı olarak yasal bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?

Cenaze nerede?

BDP Milletvekili Emine Ayna, aynı konuda İçişleri Bakanı Muammer Güler’e gerilla Ahmet Uğurlar’ın cenazesinin nereye götürüldüğünü sordu.

Emri kim verdi?
Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan ise mezarlığa yönelik gerçekleşen saldırıya ilişkin emrin kimin tarafından verildiği, verilen böyle insanlık dışı bir emrin yasal gerekçesinin neye dayandırıldığına açıklık getirmesini istedi.

Vicdanınız kurusun
Naaşı Bagok Dağı'ndaki şehitlikten çıkarılan ve nerede olduğu bilinmeyen HPG'li Ahmet Uğurlar'ın ailesi hükümete isyan etti.
HPG'li Uğurlar'ın ailesi adına amcası Reşat Uğurlar, İHD'ye başvurarak hukuki yardım talebinde bulundu. Anne ve babası hayatta olmayan yeğeninin cenazesinin binlerce kişi tarafından sahiplenilerek, adının verildiği Agît Suruç Şehitliği'nde toprağa verildiğini belirten amca Uğurlar, "Yeğenimin yeri yoldaşlarının yanıydı. Aile olarak orada gömülmesi kararı aldık. Fakat bu acımasız devlet mezarı açıp, cenazeyi almak yerine, bir delikten çıkartıp hunharca işkence etmiştir. Buna söyleyecek sözümüz yok! Bunun adı düşmanlıktır. Türkiye devleti bizi düşmanı olarak görmektedir" dedi.
"Yeğenim şehit düştü ama bu kadar ağrıma gitmedi" diyen Uğurlar, mezarına yönelik saldırıyı kabul edemediklerini söyledi: "Ne demek oluyor sen cenazeye, ölümüze saygısızlık edeceksin? Sen ne hukuku ne vicdanı ne de adaleti yerine getiriyorsun! Bu barbarlığa insanın kanı donuyor. Lanet olsun sizin bu davranışınıza. Lanet olsun sizinle aynı yerde nefes bile alışımıza. Vicdanınız kurusun."
Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen amca Uğurlar, "Bu vahşetin hesabı sorulacak. Peşini bırakmayacağız. Ayrıca buradan yurtsever halkımıza sesleniyorum; O şehitlikte yatan 44 gencimiz namusumuzdur. Namusumuzu ayaklar altına alan her kim olursa olsun biz sessiz kalmamalıyız" dedi.

İHD: Ailelerden özür dilenmeli

Agît Suruç Şehitliği'nde BDP ve MEYA-DER yöneticileriyle incelemelerde bulunan İHD Mardin Şubesi hazırladığı raporu açıkladı. Raporda şu talepler dile getirildi: "İlgili idari ve adli makamlar şayet mevzuata uygun hale getirmek istiyorsa mezarları tahrip etmeden, ölülere saygı duyarak gerçekleştirme olanağı var iken yapmamalarının gerekçesini izah etmelidirler. Söz konusu toplu mezardan alınan naaş için ailesinden kan örneği alınması için adli birimlerin aileyi bir an önce davet etmesini talep etmekteyiz. Mezarların eski hale getirilmesi için adli ve idari makamların hiçbir engel çıkarmaması temel talebimizdir. Yine idari makamların, mezarlara verilen tahribat için ailelerden özür dilemelidir."

 HABER MERKEZİ