• ABD kudurganlığına ve yeniden sömürgeleştirme tehditlerine karşı mücadele, "Putin ve Şi’nin emperyalist katarına bağlanın, Molla rejiminin idam vincine ittifakla çıkın" tavsiyesiyle olmaz.

ZİYA ULUSOY

İran’a savaş halkası, ABD-İsrail savaş zincirini sarstı. Trump-Netanyahu savaş çetesi, Mollaların uzun menzilli füzeler ve SİHA’lar savunmasıyla “müzakere” arası vermek zorunda kaldı. Savaş halinin nasıl şekilleneceği ise belirsiz.

ABD desteğinde hızla Gazze’yi enkaza dönüştüren ve halkına soykırım gerçekleştiren, Suriye’de Esad rejimini yıkan, Irak’ta Trump-Netanyahu çetesinin hükümeti belirlemesini sağlayan savaşın hızının kesilmesi, barış arayan kesimlerde memnuniyet yarattı. Aynı zamanda Molla rejimine sempati de arttı. Sempati ve siyasi destek, devrimci ve sosyalist kesimlere de uzandı. "İran’ın yanında olmayan ABD-İsrail’in yanındadır”, “şehit Kasım Süleymani’yi anıyoruz”, “Hamaney’in cenazesine katılmak istedik” tavırları, devrimci ve antifaşist saflarda kendisini gösterdi.

Komünist ve devrimci açıdan, savaş kudurganı ve  emperyalist paylaşım savaşının ön savaşlarını yaygınlaştıran ABD ve Netanyahu’nun İran savaşında yenilgisi, istenir bir şey. Molla rejiminin savunmasıyla da olsa en büyük emperyalist savaş makinasının teklemesi, savaş felaketini frenleyici rol oynar fakat emperyalist savaş kudurganlarının yenilgisini istemek bir şey, Molla rejimine siyasi destek başka bir şey. Molla rejimi, savunma savaşındaki başarısını kitle desteği kazanmanın ve idamları hızlandırmanın kaldıracı yapıyor.

Ekim proleter devrimi ile hızlanan emperyalist sömürgeciliğe karşı devrimler, II. Savaş'a karşı antifaşist devrimlerin büyük zaferiyle birleşince, emperyalist sömürgeciliğin ana omurgasını dünya çapında yıktı. Sonrası süreçte devam ederek 1970’li yıllarda sona erdirdi.

Bütün bu süreçler boyunca komünistler, sömürgelerin kurtuluş mücadelesini, proletarya devrimlerinin müttefiki olarak ele alıp, destekledi ve teşvik etti. Komünistler, Çin’den Doğu Avrupa’ya, Vietnam’a emperyalist sömürgeciliğe karşı devrimlerin öncülüğünü gerçekleştirdi. Bütün bunlar, sömürge ulusların ulusal kurtuluş hareketlerinde Marksizm-Leninizm’e sempati yarattı.

Lenin, 1920’lerde bu temel ilke formüle etti: “Sömürge ülkelerin burjuva kurtuluş hareketlerini, ancak bu hareketler gerçekten devrimci oldukları takdirde, bu hareketlerin temsilcilerinin o ülkelerdeki köylülüğü ve sömürülen geniş kitleleri, devrimci bir ruhla örgütlendirmemize engel olmadıkları takdirde desteklemeliyiz.”  

Bu şartlar, emperyalist savaşa maruz kalan burjuva devletler için çok daha katıca olmalıdır. Komünistler, emperyalist savaşa karşı mücadele eder ama burjuva kurtuluş hareketlerini desteklemez. Komünist ve devrimci partilere varlık hakkını tanımayan burjuva hareketlerini desteklemek, emekçi sınıfların mücadelesinin doğasına ve antiemperyalist savaşın tutarlılığa kavuşturulmasına aykırıdır.

Molla rejimi ile Rus ve Çin yönetimleri, ABD’nin emperyalist saldırganlığına karşı kendi burjuva hakimiyetlerini koruma savaşı veriyorlar. İşçi ve emekçi sınıfların mücadelesini, milliyetçi dayanışmayla boğmaya veya yasak ve terörle ezmeye çalışıyorlar. Bu ülkeler işçi sınıfı ve devrimci hareketine, ABD saldırganlığına karşı mollalar, Şi Jinping ve Putin’le ittifak kurun önerisi yapmak, kuzuya 'git kurda teslim ol' çağrısı yapmaktır. ABD savaş ve tehdidine karşı mücadeleyle, Molla rejiminin yasak ve idamlarına karşı bağımsız işçi ve halk hareketini korumak ve geliştirmek, o ülke devrimci ve komünist hareketinin izlemesi gereken yoldur.

Günümüzde Trump'ın emperyalist yeniden sömürgeleştirmeyi dile getirilip normalleştirilmesi, yeni bölgesel savaşlar ve savaş tehditlerini tırmandırması, ambargoları ve ticaret savaşlarını şiddetlendirerek, savaş paktlarını geliştirerek, III. Paylaşım Savaşı tehlikesini tırmandırması, tabii ki ABD emperyalist savaş blokuna karşı nasıl mücadele etmek gerektiğini gündeme getiriyor. Kapitalizmin merkezlerinde ve yeni sömürgelerde sağcı gerici ve faşist dalganın yükselmesine karşı işçi sınıfının mücadelesinin geriliği, komünist ve devrimci hareketleri, zayıflıklarının sonucu, en saldırgan emperyaliste karşı rakiplerinin başarısına sempati ve üçüncü dünya devletçiliğine destek eğilimine zemin hazırlıyor.

ABD savaş kudurganlığına ve yeniden sömürgeleştirme tehditlerine karşı mücadele, kapitalist merkezler ve yeni sömürgelerde işçi sınıfı hareketi temelinde antikapitalist mücadeleyi geliştirmekle, yeni sömürgelerde işçi ve halk mücadelelerini rejim ve burjuva fraksiyonlardan bağımsızca geliştirmekle ilerleyebilir. Putin ve Şi Jinping’in emperyalist katarına bağlanın, Molla rejiminin idam vincine ittifakla çıkın tavsiyesiyle değil!