ELİF SONZAMANCI / PİRHA / KÖLN

Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde genelde Koçgirililerin yoğun olduğu Bergisch Gladbach Eğitim ve Kültür Merkezi bünyesinde yapılan tiyatro provasına mihman olduk. İçeri girdiğimizde coşkulu bir kadın grubu karşılıyor bizi. Neşeleri bizi de sarıyor. Hummalı bir şekilde 10 Mart tarihinde sergileyecekleri oyuna hazırlanıyorlar.

Tiyatro oyununun ismi, “Söylemesi ayıp değil.”  Oyunun yönetmeni ise Hilal Nesin.

Hilal Nesin Sivas’ın Divriği İlçesi Çamşıhı köyünden bir pir kızı. Konservatuvar mezunu bir sanatçı. Aynı zamanda Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde de tiyatro eğitimi almış.

Kadın sorunlarını sahneye aktaran Nesin, yazmayı çok sevdiğini söylüyor. Nesin Bergisch Gladbach Eğitim ve Kültür Merkezi’nde de aynı amaçla  bir süredir tiyatro eğitmenliği yapıyor.

Tercihi amatörler

Nesin amatörlerle çalışma yapmayı tercih ettiğini belirtiyor ve ekliyor, “Yani yaşamının hiçbir alanında sahneye çıkmamış, belki hayatında hiçbir tiyatro oyununu izlememiş ya da hiç tiyatroya gitmemiş insanlarla çalışmak istedim. Sanatın onlara dokunmasını istedim.”

Bir süredir Fransa’da yaşayan Nesin koşullardan dolayı çalışmalarına ara vermiş. O nedenle böyle bir teklif geldiğinde çok sevindiği dile getiriyor:

“Buraya geldim, içeri girdim. O kadar sıcak bir insan topluluğu ile karşılaştım ki. Kadınların gözleri parlıyor dolu dolu. Hiç bir şey konuşmadım. 5 dakika sonra dedim ki, “haftaya rolleri dağıtıyorum. Tiyatroya başlayan insanlara 3 ay kurs verirsiniz normalde. Diyafram çalışması ile başladık. Herkesin rollerini dağıttım. Beni şaşırttılar. Okumayı yazmayı sonradan öğrenmiş bir kadın vardı. Bu beni çok duygulandırdı. Gözümün önünde büyüyorlar. Bende bugüne kadar yaptığım çalışmalarda bunu gözlemledim. İçeri çekinerek giren, ondan sonra sahnede devleşenler var. Bunu yaşamayı çok sevdim.”

Tiyatronun özeti

Nesin, sanat ile uğraşmanın özellikle kadınlara iyi geldiğini ifade ediyor ve tiyatronun önemli oranda gözlemleme yeteneğini arttırdığını kaydediyor:

“Bakkalı, manavı, kasabı, doktoru insanları gözlemlersiniz onları sahneye taşırsınız. Tiyatronun özeti insanı insana anlatma sanatı. Belki bugüne kadar bir otobüs şoförüne dikkat etmedik. Çiçek satan insanın psikolojisini, zengin olanları hep mutlu zannettik, fakir olanları mutsuz.

Özellikle Türkiye’deki öğrencilerim, gözlemleyip gelip bana anlatırlardı. Biz profesyonel tiyatrocular bazı şeyleri gözlemleyemiyoruz. Biz bu işin mektebini okuduk, bu işi biliyoruz. Ama amatör tiyatrocular bu işi öğrenelim dedikleri için duygularını daha çok katıyorlar. Kendine güven bazen tiyatro izleyenleri bağlamıyor. İlk sahneye çıkan insanları ağlayarak ayakta alkışlandığını hatırlıyorum.”

Söylemesi ayıp değil

Sürekli halkla çalıştığını  ve halkın yaptığı işlere saygı duyduğunu belirten Nesin, “Hep halkla çalışmak istedim. Halk tiyatrosu, meddahlık. Bizim insanlarımız zaten kendileri yaşamlarında bir tiyatro sahnesi oluştururlar. Bizim oyuncalara sadece onu sahneye taşımak kalıyor” diyor.

Bergisch Gladbach’ta kadınlarla oynamaktan büyük zevk aldığını anlatan Nesin’in 8 Mart vesilesi ile oynayacağı oyun, “Söylemesi ayıp değil” kadın sorunlarına parmak basan bir sürü hikayeden oluşuyor. Nesin gerisini ise şöyle anlatıyor:

“Hakkını Amerika’da fabrikalarda arayan kadınların acısıyla başlar. Bu oyunun içerisinde hepsi var. Çalışan, emeğini kocasının elinden almaya çalışan bir kadın var. Sürekli kendisine eziyet eden kocasının cenazesinde ağlama var, geline edilen eziyet var. Yaşamın içerisinde ne varsa 45 dakikaya sığdırmaya çalıştık.”