Yoğun bakımda olan annesiyle görüştürülmeyen Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, annesini kaybetti. Defalarca başvuru yapılmasına rağmen hastanede yattığı süre boyunca annesini görmesine izin verilmeyen Onur Hamzaoğlu, jandarma nezaretinde cenazeye katıldı. Onur Hoca’nın dört bir yanında silahlı jandarmalar vardı. Annesinin cenaze törenine katılmasını böyle uygun görmüşlerdi. Peki Onur Hoca kimdir? Hamzaoğlu, Kuleli Askeri Lisesi’ni bitirdikten sonra, Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’ne girdi. Tıp fakültesindeki eğitimini tamamladıktan sonra, yine aynı fakültenin Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda asistan olarak görev yaptı ve uzman oldu. Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’na bağlı Epidemiyoloji Bilim Dalı’ndan da yan dal uzmanlığını aldı. Böylelikle GATA’da Epidemiyoloji alanında önce yardımcı doçent, ardından doçentliğe yükseldi ve nihayetinde Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda profesör ünvanını aldı. Halkı paniğe sevk etmek (?) Prof. Dr. Hamzaoğlu, 2011 yılında yürütmekte olduğu “Kocaeli’nin Dilovası ve Kandıra İlçelerinde Yaşayan Gebelerden Doğan Bebeklerde Ağır Metal Maruziyeti İle Büyüme ve Gelişme Durumu” isimli projesinde elde ettiği verileri basın yoluyla kamuoyuna açıkladı, Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü ise “araştırma henüz tamamlanmadan kanser konusunda halkın yanlış bilgilendirilmesine neden olmak ve halkı paniğe sevk etmek” gerekçesiyle kendisi hakkında soruşturma açtı. “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan barış akademisyenlerinden biri olan Onur Hoca, aynı zamanda HDK Eş Genel Sözcüsü’ydü. Onur Hoca 16 Şubat 2018’de tutuklandı. 80 yaşında yaşamını yitiren annesini son kez görmesine bile izin verilmedi. Cenazesinde “Deran bebeğin annesinin tutuklandığı bir yerde ben ne söyleyebilirim ki?” dediği için konuşması jandarmalar tarafından yarıda kesildi. Mektup Adresi: Onur Hamzaoğlu Sincan F Tipi Kapalı İnfaz Kurumu Ankara
22 yıldır adalet bekliyor
1996 yılında, Mersin’de “örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla gözaltına alındı. Mehmet Emin Özkan, 2 itirafçının verdiği, daha sonra ise geri çektiği ifadeler nedeniyle 22 Ekim 1993’te Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı öldürmekle yargılandı. Yargılama boyunca olay ile hiçbir ilgisi olmadığını anlatmaya çalışan Özkan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Davanın tek tutuklusu ve şu an 79 yaşında olan Mehmet Emin Özkan, 22 yıldır adalet bekliyor. Olayın aslı ise şöyle: İddianamede, Lice’de yaşananın bir JİTEM organizasyonu olduğu ve dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında “Taammüden öldürme”, “Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik”, “Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi yer alıyor.
Özkan, tutuklandığı günden itibaren 6 farklı hapishaneye sürgün edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2014 yılında Lice dosyası için hazırladığı iddianamede, “Mehmet Emin Özkan’ın bu eyleme katıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır” yönündeki tespiti, 1996 yılından bu yana tutsak olan Özkan için umut olsa da bu yönde tek bir adım atılmadı. Özkan’ın avukatları tüm bu gelişmelerin nihayetinde, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak infazın durdurulmasını ve Özkan’ın tahliye edilmesini talep etti. Yargılamanın yenilenmesi talebini kabul eden mahkeme, infazın durdurulması için Lice davasının sonucunun beklenmesine karar verdi. Özkan, 3 yıldır Lice davasından çıkacak sonucu bekliyor… Mektup Adresi: Mehmet Emin Özkan Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Diyarbakır
