• Yaklaşık iki yıl önce yerine kayyum atanarak görevinden uzaklaştırılan Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Hoşyar Sarıyıldız, Kürtlerin kendi kendini yönetmesinin engellenmesi için uydurulan bu sistemden vazgeçilmesini istedi.

AZİZ ORUÇ/İSTANBUL

Türkiye’de yaklaşık iki yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen kayyum uygulamaları sürüyor. Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından 10’u DEM Partili, 3’ü CHP’li olmak üzere 13 belediyeye kayyum atandı. DEM Parti’nin kazandığı Akdeniz Belediyesi’ne atanan kayyumun görevdeki süresi ise iki yıla yaklaşmak üzere.

Hoşyar Sarıyıldız, 10 Ocak 2025’te gözaltına alınmış, 13 Ocak’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. 31 Ekim 2025’te adli kontrol şartıyla tahliye edilen Sarıyıldız, hakkında açılan “örgüt üyeliği” davası gerekçe gösterilerek görevine iade edilmedi. Avukatlarının yaptığı itirazı değerlendiren mahkeme, kayyum atamasını “hukuka uygun” buldu.

Kayyum rejiminin Türkiye’nin demokratik gelişimi, temel insan hakları ve vatandaşlık hukukundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Sarıyıldız, “Kayyum rejimi esasen Cumhuriyet'in kuruluşundan beri farklı isimlerle uygulandı. Umumi müfettişlikler, OHAL valileri, sıkıyönetim komutanları gibi. Kürtlerin kendi kendini yönetmesinin engellenmesiyle başladı, bugün muhalefet belediyelerine, medya organlarına ve iş dünyasına kadar yayılan antidemokratik bir uygulamaya dönüştü” dedi.

İktidarın kayyum konusundaki tutumunun barış sürecine etkilerine dikkat çeken Sarıyıldız, şu ifadeleri kullandı: “Bu kadar önemli bir yola girilmişken kayyum gibi temel bir hukuksuzluk ve antidemokratik uygulamada ısrar edilmesi, iktidarın sürece yaklaşımı noktasında bizlerde ve toplumda büyük bir güvensizlik yaratmaktadır. Halk, ‘İki yıla yakındır yürüyen barış süreci varken sizler hâlâ nasıl görevinize iade edilmiyorsunuz, belediyeler nasıl oluyor da hâlâ kayyum garabetiyle gasp edilmeye devam ediyor?’ sorusunu sormaktadır.”

Garabete son verilmeli

Toplumsal barışın ancak halkın desteğiyle sağlanabileceğini belirten Sarıyıldız, bunun için sürece duyulan güvenin artırılması gerektiğini söyledi. Sarıyıldız bunun yolunun da kayyum rejimine son verilmesi olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Milyonların iradesi üzerindeki gasp ortadan kalksın, Türkiye’deki bu demokrasi ayıbı bitsin diye kayyum uygulamasına derhal son verilmesini istiyoruz. Kayyum rejiminde ısrar, Kürt sorununun çözümsüzlüğünde ısrar demektir. Böyle bir anlayışın, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile açıkça çeliştiği de ortadadır. Barışa giden yolda evvela kayyumdan vazgeçilmeli, görevden uzaklaştırılan belediye eşbaşkanlarımız görevlerine iade edilmeli ve halkın kendi kendisini yönetmesi önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır.”

Halk ile ilişkisi koparıldı

Kayyum yönetimi döneminde Akdeniz’de yapılması planlanan projelerin iptal edildiğini hatırlatan Sarıyıldız, belediyedeki ve kentteki sorunlara ilişkin şunları söyledi: “Mahalleler temizlik ve sağlık bakımından ciddi çöp sorunlarıyla yüz yüze bırakıldı. Cadde ve kaldırımlar, araç ve yaya güvenliği açısından tehlike oluşturacak kadar bakımsız kaldı. Adeta belediyenin halkla olan bütün ilişkisi koparıldı. Kayyum sadece halkı mağdur etmekle kalmadı, belediye emekçisi mesai arkadaşlarımızı işten çıkardı veya mobbing uygulamalarına maruz bıraktı.”