30 Mart 2014 yerel seçimleri için hazırlıklarını tamamlayan ve birçok ilde adaylarını belirleyen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), seçim çalışmalarını hızlandırıyor. Bu yıl yerel yönetimler için ilk kez eşbaşkanlıkla seçimlere girecek olan BDP, bu seçimlerle birlikte Demokratik Özerklik kavramını yaşamın içine yerleştirmeyi planlıyor. Seçimlerde ve yönetimde katılımcı belediyeciliği benimsediği için bu çerçevede çalışmalarını yürütecek olan BDP, adaylarını da bu doğrultuda ön seçimle ve halkın içerisinden belirliyor. Seçim çalışmalarının önümüzdeki günlerde hız kazandıracak olan BDP, "Öz yönetimle özgür kimliğe" ana sloganıyla hareket edecek. Bunun Demokratik Özerklik sloganı olduğunu dile getiren BDP Eşbaşkan Yardımcısı ve Merkezi Seçim Komisyonu üyesi Mehmet Ayhan, "Basit bir seçim sloganı olmanın ötesinde dönemin sloganıdır. Halkımızın kendini içinde bulacağı bir slogandır. Kürdistan'daki yaşamı, halkımızın kendisinin yönetmesiyle özgürleşeceğimize inanıyoruz. Temel özgürlük paradigmasını ifade eden bir slogandır" dedi.


'Kolektif çalışma'

Seçim çalışmalarının diğer partiler tarafından reklam ajanslarıyla ortak yürütüldüğünü; satmak ve satın almak üzerine bina edildiğini kaydeden Ayhan, kendilerinin halkla birilikte kolektif çalıştıklarını söyledi. Ayhan, "Yaşam ve toplumla doğrudan ilişki kuran bir partiyiz. Maddi imkanlarımız olsa bile diğer partilerin çalışma tarzını tercih etmeyiz" diye konuştu.

Çalışmalar hızlandırıldı
Klasik partilerden farklı olarak halkın içinde siyaset yaptıklarını ve seçim çalışmalarının da bundan farklı olmayacağını vurgulayan Ayhan, seçim sürecinde sadece bu çalışmaların biraz daha hız kazanacağını, temponun arttırılacağını belirtti.

'Kendime oy vereceğim'

Halk tarafından da BDP'nin diğer partilerden farklı görüldüğünün altını çizen Ayhan, şunları söyledi: "Bir kişiye sorduğunuzda 'BDP'ye oy veriyorsa, kendime oy vereceğim' der. Toplumdaki sorunları birlikte çözmek adına kurulmuş bir partiyiz. Hazır reçeteler sunan bir pati değiliz. Biz toplumun tüm kesimleriyle birlikte sorunları çözme iradesi taşıyoruz. Bizim açımızdan siyaset yöneten değil, toplumsal kesimleri özne yapan bir yaklaşımdır. Toplumun tüm kesimlerinin kendilerini siyasete direkt yansıtması gerekiyor. Radikal demokrasi iddiamızın gereği olarak da seçime gireceğimiz her yerde somut ve temel projelerimiz olacak. Bunun için merkezi düzeyde çalışmalarımız olduğu gibi, il ve ilçelerde de çalışmalar devam ediyor. Seçime girdiğimiz bir yerde, oranın vizyon projelerini de başkalarına bırakmayacağız. Çok açık ifade ediyoruz, halkımız hiçbir bir konuda bir başka partiye mahkum-mecbur değildir. Özetle, 30 Mart seçimlerinin siyasi açıdan çok önemli bir seçim olmasının yanı sıra, bir belediye seçimleri olduğunun da farkındayız."

Sosyal medya kullanımı
Seçim çalışmalarında çok farklı alanları ve araçları kullanacaklarını kaydeden Ayhan, her yerel için ayrı ve farklı sayılarda materyal üretileceğinin altını çizdi. İnternet üzerinden iletişimin yaygın olduğu bir dönemde sosyal medyayı da etkin bir şekilde kullanacaklarını kaydeden Ayhan, "Yine tüm seçim bildirilerimizi, afişleri sosyal medyada paylaşacağız. Halkımız seçim bildirgemizi de, adaylarımızı da, afişlerimizi de kolayca görebilecek. Her yöreye göre farklı farklı çalışmalar uygulayacağız. Afişinden, sloganına, müziğinden, tanıtım filmlerine kadar birçok materyali kullanacağız. Yerelde de bunların izdüşümleri olacak. Bununla birlikte yerel televizyonlar, yerel gazeteler gibi yerel olanaklar adaylarımızın il ve ilçe seçim komisyonları tarafından etkili bir şekilde kullanılacaktır. Bir adayımızın tanınması, seçmenlerce bilinmesi başka bir şey, onun hedeflerinin, vizyonunun ve somut projelerinin bilinmesi başka bir şeydir. Bu açıdan bakınca yerel düzeyde her türlü iletişim aracı kullanılacaktır" diye ifade etti.



DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED