Ermeni, Yahudi, Süruyani ve Rum aktivistler seçimlerde halkların ve değişimin adayı Selahattin Demirtaş’ı neden desteklediklerini DİHA’ya anlattı. Süryani aktivist Barbara Kaplan, adayının Demirtaş olduğunu söyledi. Kaplan, “HDP’nin ve Demirtaş’ın duruşu bana çok samimi geliyor. Kadın olsun, öteki olsun herkesin hakkını savunabileceğini düşündüğüm için Demirtaş’ı destekliyorum” dedi. Cumhurbaşkanı aday profillerine bakıldığında iki çizginin yarıştığını belirten Nor Zartonk Üyesi Ermeni Sayat Tekir de bir çizgide muhafazakar sağ, bir çizgi de ise Demirtaş’ın durduğuna dikkat çekti. Tekir, muhafazakar sağ aday olarak 12 yıldır ülkeyi yöneten Başbakan Erdoğan’ın Ermenileri sürmekle tehdit ettiğini, Ermenilerin isimlerini ağzına aldığında “affedersiniz” ifadesini kullandığını hatırlatarak, bunları unutmadıklarını ifade etti. MHP ve CHP’nin çatı adayı Ekmeledin İhsanoğlu’nun da bir röportajında dile getirdiği “Annem Rodoslu’dur ama Türk’tür” sözlerine atıfta bulunarak, “Böylece kendi ötekilerini de belirliyor. İki adaya da bakınca aslında çok bir fark göremiyoruz. İkisi de sağcı ve birbirinin kopyası” dedi. Diğer tarafta da ayrımcılığa karşı mücadele veren Demirtaş olduğunu ifade eden Tekir, “24 Nisan’da Meclis’te Ermeniler ile ilgili konuşmuş ve bu anlamda da bütün ötekileştirmelere karşı olan bir aday. Şahsi ve çevremdeki birçok insanın da oyu Selahattin Demirtaş’a” diye konuştu.


Demirtaş’a güveniyoruz


Yahudi aktivist Eli Holigua ise cumhurbaşkanının her zaman Türklerin hegemonyasının sembolü olduğunu vurgulayarak, adayın Türk kimliğinin dışında birisinin olmasının tüm diğer ötekileştirilmiş kimlikler için önemli bir durum olduğunun altını çizdi. Holigua, bunun ezberleri bozan Türk ideolojisinin dışında bir hareket olduğunu belirtti. Holigua, Demirtaş’ı neden desteklediğini şu örneklerle de destekledi: “Ermeni ve Yahudi halkından Trakya olaylarından ötürü özür dilenmesi gerektiğini söylemesi halkların barışması ve bir arada yaşaması için önemli. Örneğin, Selahattin Demirtaş’ın İsrail’in Gazze saldırılarından dolayı anti-semitizme kaçmadan İsrail ile Yahudileri ayrıştıran bir politika gütmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu, Türkiye’de yaşayan Yahudi halkına güven verecek bir politika. Bu açıdan da bu düşünce yapısında bir adayın tüm Türkiye halklarının beraber mücadele ve beraber kaynaşması için önemli.”

Bütün kimliklere özgürlük

Ermeni gazeteci Hayko Bağdat ise “AKP’nin artık onaylanamaz bir politikası olduğunu ve bunun karşısında tedirgin olan kesimlerin birleşmesi gerektiğini, bu yüzden de Mustafa Sarıgül ve Mansur Yavaş‘a veya bugün Ekmeleddin Bey’e oy vermek gerekir diye bir durum anlatıldığını“ ifade ederek, bu kampanyalara dahil olmayanların ise ‘AKP’ye hizmet etmekle’ suçlandığını ya da eleştirildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “panik halinde” olmaktansa istenilen ve özlenilen dünyayı inşa etmek için emek vermek istediğini söyleyen Bağdat, “Bu anlamda HDP projesi beni heyecanlandıran bir proje. Bu proje içinde önerilen bir Türkiye ve hayat anlayışı, bütün kimliklerin özgür yaşayabileceği bir proje benim de her seferinde desteğimi alıyor. Bu anlamda Selahattin Demirtaş’ın adaylığını sağlıklı bir adaylık olarak görüyorum” dedi. HDP’nin önerdiği programın ve kendi içerisindeki demokratik yapısının şu anda Türkiye seçimlerine ölçü verebilecek bir durumda olduğunu ifade eden Bağdat, “Unutmayalım Mardin’de Süryani bir kişi eşbaşkan seçildi. Unutmayalım, bugün Ermeniler, Rumlar ve LGBTİ bireyleri bu teşkilatlarda aday olarak ön plana çıkıyorlar. Dolayısıyla benim gözümde bu kimliklerle beraber bu mücadelenin bir parçası olmak daha güzel” diyerek, Demirtaş‘a destek vereceğini dile getirdi.

Kadınların desteğini alacak


Ermeni aktivist Nivart Bakırcıoğlu da “Mevcut Cumhurbaşkanımız Ermeniliği bir hakaret olarak kabul eden bir Cumhurbaşkanıdır. Bu anlamda, öncelikle bu ülkede yaşayan bir Ermeni olarak, Ermeniliği hakaret olarak kabul etmeyen bir Cumhurbaşkanı istiyorum. Bu profilde Sayın Selahattin Demirtaş’ı tüm halkları kapsayan ve tüm halklara eşit mesafede yaklaşan ve onların kimliği, duruşu ve inancıyla kabul eden bir profil olduğu için destekliyorum. Gerçekten içimize sindirebileceğimiz bir profildir” dedi. Demirtaş’ın açıklamasında “Başbakan’ın danışmaların hepsi erkek ve bizim danışmanlarımız ise hepsi kadın olacak” açıklamasını da bir kadın olarak olumlu değerlendirdiğini söyleyen Bakırcıoğlu, “Gelecekte bu ülkede Eşcumhurbaşkanı da olacak. Gerçekten bunlar büyük adımlar. Dünyada eşi benzeri olmayan bir oluşum olan eşbaşkanlık sistemi, kadınların bugünkü duruşuyla bu ülkede çok büyük bir dönüşüm yaratacaktır” diye konuştu. 



Çözüme destek olmalı
Rum cemaatine yayın yapan Apoyevmatini Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mihail Vasilyadis, Türkiye’de yaşayan tüm halkların ortak dertleri olduğunu ifade ederek; bu dertlerin Hıristiyan, Müslüman, Sünni, Şii olmanın dışında dertler olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanında aradığı kriterleri de şöyle sıraladı: “Kimse Cumhurbaşkanı olup da bizim dertlerimizi, sorunlarımızı çözecek durumda değildir. Bunu bekleyemeyiz zaten. Ancak Cumhurbaşkanımız öyle bir devlet düzeninin bekçisi olmalı ki ben elimden gelen çabayı göstererek kendi dertlerimi çözebileyim. Benim dertlerimi çözmekte devlet köstek olmasın. Mesele bu. Yoksa, bir kişi 72 milyonun sorununu çözemez. ‘Ben çözeceğim’ diyorsa kendini aldatıyordur en azından. Onun için devletin bize o imkanı sağlaması lazım ki biz serbestçe örgütlenip, STÖ olarak sorunlarımızı çözme yoluna yürüyelim.”


ZUHAL ATLAN/MEHMET ŞAH ORUÇ/DİHA/İSTANBUL




Demirtaş’ın dünkü temasları

Halkların ve değişimin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Kayseri’de görülen Ali İsmail Korkmaz’ın duruşması ardından seçim çalışmaları kapsamında İHD Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Ankara’da cumhurbaşkanlığı kampanyasını yürüten HDP bileşenleri, temsilcileri ve kampanya çalışanları ile toplantı yaptı. Akşam saatlerinde ise Demokratik İslam Kongresi bileşenlerinin iftar yemeğine katıldı.

Seçimde 2. sırada


YSK’de çekilen kura sonucuna göre cumhurbaşkanlığı seçim pusulasında ilk sırada Erdoğan, ikinci sırada Demirtaş ve üçüncü sırada İhsanoğlu yer alacak.
Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK) çekilen kura sonucunda 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde kullanılacak olan oy pusulası belirlendi. Buna göre; ilk sırada AKP’nin adayı Recep T. Erdoğan, İkinci sırada HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş, üçüncü sırada da CHP ve MHP’nin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu yer alacak.
Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’na göre oy pusulasında “Cumhurbaşkanı Adayları” ibaresi, adayların adı ve soyadı yer alacak. AKP bu ibarelere ek olarak adayların fotoğraflı pusulaları olması için YSK’ye başvuracak.
Yurtdışındaki seçmenler
Oy verme 10 Ağustos Pazar günü, seçimin ikinci tura kalması durumunda 24 Ağustos Pazar günü gerçekleşecek. Yurtdışında yaşayan yurttaşlar da ülkelerinde ilk tur için 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında, ikinci tura gidilmesi durumunda 17-20 Ağustos arasında oy verebilecek.
Seçiminde, sadece baş harfleri büyük olan beyaz renk üzerine “Evet” ile kahverengi renk üzerine “Hayır” ibareleri yazılı, iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası kullanılacak.