Tarih boyunca Mezopotamya topraklarının, toplumcu, barışçı, demokratik ve bir arada yaşamanın ısrarlı çizgisi ile egemenlerin, sömürünün, talanın, gaspın ve her türlü savaşın, haksızlığın çizgisinin kıran kırana yürüyen savaşına tanıklık ettiği belirtilen açıklamada, Kürt halk Önderliği Abdullah Öcalan’a karşı 9 Ekim 1998 de gerçekleştirilen uluslar arası komplonun, böylesine tarihsel bir çizginin toplam ifadesi olarak gerçekleştirildiği kaydedildi. “İnsanlığın özgürlük ve kölelik tarihi nasıl ki hep Mezopotamya’da belirlenmişse, Reber Apo şahsında insanlığın kaderi de yeniden belirlenmeye çalışılmıştır” denilen açıklamada, 9 Ekim komplosuyla birlikte Ortadoğu’ya karşı adı konulmamış bir 3. Dünya savaşı başlatıldığı, özgürlük dinamiklerinin bastırılmaya çalışıldığı belirtildi.
Ezilenlerin umuduyuz
Ortadoğu’ya müdahale sürecinin burayı yeniden dizayn etme arayışı olarak halen devam ettiği belirtilen açıklamada, öte yandan komployla hedeflenen tasfiye sürecinin başarılamadığı şu ifadelerle kaydedildi: “Önderliğimiz dayatılan komploya karşı her dönem tarihsel bir doğuşla karşılık vermiş, komployla amaçlanan halkları birbirine kırdırtma ve halklar arası savaşa demokratik ulus gerçekliği ve halkların demokratik birliğiyle cevap vermiştir. İnsanlık değerlerinin tarihsel ifadesi olan Önderlik duruşumuzun bugün ulaştığı düzey, Önderliğimizin 2013 Newroz’unda ilanını yaptığı ‘Demokratik Kurtuluş, Özgür Yaşamı İnşa’ hamlesi, Kürdistan üzerinden Ortadoğu’da özgürlük ve demokratik modernitenin inşasıdır. Önderliğimiz ve hareketimiz ulaştığı düzey itibariyle sadece Kürt halkının değil, bir bütün olarak tüm ezilenlerin umudu haline gelmiştir. Günümüzün savaş gerçekliği, bir kez daha Ortadoğu’daki tek seçeneğin sınırlarla uğraşmak yerine özgünlük ve özerklik temelinde kurulmuş ve halkların demokratik birlikteliğini yaratmaktan geçtiğini göstermiştir.”
Açıklamada uluslararası komplocu çizgiyi boşa çıkarmanın bir diğer adımının ise Rojava’daki devrimsel hamle olduğu belirtilerek, şöyle denildi: “Gelinen noktada Rojava’daki devrim sadece bir Kürt devrimi değil Ortadoğu Demokratik Halklar Sisteminin bir ön yapılanmasıdır. Demokratik bir Rojava’nın demokratik Suriye’ye tekabül ettiği, demokratik bir Ortadoğu’nun bütün halkların gönüllü birliğini savunan, bütün egemenlik ilişkilerini, reddeden devrimsel bir süreç olduğu açığa çıkmıştır. Ortadoğu’nun tek kurtuluşunun da bu çizgiden geçtiği anlaşılmıştır.
Bütün yaşadıklarımız gösteriyor ki bu çizgiyi güçlendirmesek başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu’da hem etnik, hem mezhepsel hem de dinler arası çatışmalara yol açacaktır. Uluslar arası komplonun tam da gerçekleştirmek istediği budur. Yani halklar, inançlar arası boğazlaşmalar yaratmaktır. Bu da büyük bir çatışma, savaş ve kıyım ve hakların, tüm ezilenlerin kaybetmesi demektir. Rojava da halklarımızın direnişiyle ortaya çıkan kazanımlar Reber Apo çizgisinin başarısını ortaya koymuş, komplocu çizginin kaybettiğinin de kanıtı olmuştur.”
Komplo tüm kadınlara yapılmıştır
9 Ekim komplosunun kadınlara yapılmış sayıldığının belirtildiği açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Kadınlar olarak Kürt Halk Önderliği şahsında karartılmak istenen özgürlük değerlerinin kadın özgürlük çizgisi olduğunun bilinciyle yaklaşıyor ve bütün kadınlara yapılmış bir komplo olarak görüyoruz. Ortadoğu tarihi nasıl ki kadın eksenli toplumsal özgürlüklerin tarihiyse aynı zamanda kadın şahsında yaratılan köleleşmelerinde tarihidir. İlk ezilen sınıf, ulus ve cins olarak biz kadınlar, beş bin yıllık esaret sürecini özgürlük ideolojisiyle parçaladık. Özgürlük ideolojimizin inşacısı olan Reber Apo tam da bu değerler bütününden dolayı hedeflenmiştir. Dolayısıyla Reber Apo şahsında gerçekleştirilen komplo bütün kadınlara yapılmış bir komplodur.
Zamanın ruhu bunu istiyor
Tarih, Önderliğimizin içinde bulunduğu esaret koşullarını ortadan kaldırma görevini başta biz kadınlar olmak üzere tüm halkımıza vermektedir. Önderliğimize vereceğimiz en anlamlı cevabın ise yaratıcısı olduğu demokratik, ekolojik, cins özgürlükçü paradigma eksenli özgür toplum inşasını gerçekleştirmekten geçtiğinin bilinciyle yaklaşacağımızı belirtiyoruz.
İçinden geçtiğimiz zaman başta Kürt halkı olmak üzere halkların gerçek baharını yaşanacağı tarihsel bir süreçtir. Zamanın ruhu bunu istemektedir.
Halkların baharı, özgür kadın ve özgür toplumdan geçecektir. Bu anlamda tüm kadınları Önder Apo etrafında kenetlenerek Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa sürecine öncülük temelinde katılmaya, halkımızı ve tüm demokratik çevreleri Ortadoğu halklarını demokrasi mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”
ANF/BEHDÎNAN