Hükümetin ‘Güvenlik Yasası’na tepki gösteren HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, tasarı ile esas olarak Saray’ın güvenliğinin düşünüldüğünü belirterek, düzenlemenin gerekçesini şöyle özetledi: “İsyan büyümüştür bu yüzden getiriyorlar bu yasayı. Bu yasayı şimdiden çıkarıp tedbir almak istiyorlar. Korkuyorlar.” 

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Toplantıya, grev kararları hükümet tarafından yasaklanan Birleşik Metal-İş Sendikası üyeleri de katıldı. Demirtaş, 10 kentte 15 bin işçinin başlattığı grevin Bakanlar Kurulu kararıyla korsan bir şekilde yasaklandığını belirtti. Kararı okuyarak, 29 Ocak tarihinde alındığına dikkat çeken Demirtaş, “Korsan bir şekilde alındı bu karar. O tarihte ne Bakanlar Kurulu toplandı ne de bakanların hepsi Ankara’daydı. İşçiler milli güvenliği bozmuşlar! Bu açıkça bir anayasa ihlalidir. Zaten Anayasa’yı Cumhurbaşkanından Başbakana kadar takan yok” dedi. 


Milli değil Saray güvenliği

“15 bin işçi grev yapacak, üretimden gelen güçlerini kullanacaklar, bu milli güvenliği bozmak olacak” diyerek tepkisini dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti: “Bu işçiler hangi milletin üyesidir? Kimin güvenliğinden bahsediyorsunuz? Milli güvenlik dedikleri Saray’ın güvenliğidir. Sarayın güvenliğinin bozulmasından korktukları için, bir özel kalem müdürünün dosyayı makamdan makama gezdirerek alınan bir karardır. İddia ediyorum, bakanlar okumamıştır bile. Padişah’ın emri var imzalanacak denmiştir, onlar tıpış tıpış imzalamıştır. Sözleşmeli 4-B Başbakan da imzalamıştır.”


Padişah patronları koruyor


Metal işçilerinin en ağır iş sektörlerinden birisi olduğuna vurgu yaparak, Avrupa’daki işçilerin ancak 4’te biri ücret aldıklarına vurgu yapan Demirtaş, “866 TL ücret alanlar var. Bin TL değil, Saray’daki bir bardağın fiyatı bin TL’dir. Bir yılda 10 bin TL kazanmıyorlar. Grev kararının durdurulmasıyla Padişah’ın kimi koruduğu belidir” dedi. Hükümetin işçileri patronlara karşı çaresiz bıraktığını vurgulayan Demirtaş, “Kararlarında ısrar etseler kapının önüne konulacaklar, yargıya gitseler yargı bunlardan farklı düşünmüyor. Ne yapacaklar çaresiz mi kalacaklar. Burada dayanışma ortaya çıkıyor. Bütün her şeyden daha güçlü olan bir şey var, halkların gücüdür” ifadelerini kullandı.


En büyük soygun ekonomisi

İşçiye 866 TL verilen sistemde, üst düzey yöneticilerin 500 bin TL maaş alabildiklerini ifade eden Demirtaş, “Evet ekonomi büyük, para çok, dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Ama dünyanın en büyük soygun ekonomisi. Para var ama halka verilmiyor” dedi. Bütün emekçilerin ve halkların Metal İş grev kararının arkasında durması gerektiğini söyleyen Demirtaş, “HDP olarak bütün gücümüzle arkanızdayız” diye belirtti. Demirtaş, işveren sendikası Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) üyelerine de şöyle seslendi: “AKP’nin değirmenine su taşımak istemiyorsanız, MESS’ten ayrılın, işçinize, emekçinize sahip çıkın, grev durdurma kararını tanımıyoruz deyin.”


Başkan olmana izin vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recap T. Erdoğan’ın başkanlık sistemi önerisini de eleştiren Demirtaş, “İlkokul çocukları tutturmuş başkan olacağım diyor. Olmayacaksın, bu ülkede başkan olmana izin vermeyeceğiz. Saray’ı var, her şey ona bağlı, ama yetmiyor illa başkan olacağım diyor. Bırakın iki adamı bir buçuk adamı bile kabul etmiyor, illa tek adam olacak... Birileri sen halifesin diye gazı vermişler o da yürümek istiyor. Halifelik demek istiyor da diyemiyor. Bunun karşılığı da yok. Anayasada başkanlık sistemini yaz desen yazamazlar” dedi. 


Siz gidicisiniz


Cumhurbaşkanı’nın AKP’nin seçim mitinglerine katılmasını da eleştiren Demirtaş, “Korkumuz yok. Barajı aşacağız, sizi gerileteceğiz. Fakat cumhurbaşkanlığı makamını lekeliyorsun. Devletin parasıyla uçağıyla AKP propogandası yapıyorsun” diye konuştu. “Bütün uğraşlarınıza rağmen bakın HDP’nin yükselişini durduramıyorsunuz” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: “Çünkü biz Türk-Kürt, kadın-erkek hepimiz elle ele verdik. HDP’yi durduramazsınız, siz gidicisiniz. Parti olarak seçime girme kararı verdiysek özgücümüze, halkların vicdanına güveniyoruz. Yoksa sizin kadar paramız yok, çünkü sizin kadar soygun düzenini savunmadık. (salondakileri işaret ederek) Çünkü bizi savunanlar bunlardır. Bu seçim sizin sonunuzun başlangıcı olacak.” 


Anlaşma yapan kimdir?

Demirtaş, HDP’ye yönelik, “AKP ile anlaştılar, başkanlığı hediye edecekler” suçlamalarına da şu sözlerle tepki gösterdi: “Sayın Kılıçdaroğlu meclisteki odalarımız arasında 20 metre var, buyurun gelin. Bu dedikodulara inanacağınıza buyur gelin konuşalım. Gelin, kim kiminle neyin anlaşmasını yapmış hangi faşistlerle kim anlaşma yaptı, konuşalım. Cumhurbaşkanı seçiminde gidip MHP ile anlaşma yaptınız. Bunu açık açık yapan bir parti bizi AKP ile anlaşma yapmakla suçluyor. Gidip gericilerle anlaşma yaptınız. Yapmadınız mı?” 


Mazlum, İbo, Deniz ve Mahir’e bakın

AKP kadar CHP’nin HDP’nin barajı aşmasından korktuğunu kaydeden Demirtaş, “E ne yapalım siz korkuyorsunuz diye barajı aşmayalım mı Türkiye’de sol nedir öğreneceksiniz” diye konuştu. “HDP tüccar partisi değildir, kapalı kapılar arkasında kirli pazarlık yapan bir parti değiliz” diyen Demirtaş, “Bizim geleneğimizde böyle bir şey yok. Mazlum Doğan, İbrahim Kaypakkaya Deniz Gezmiş, Mahir Çayan’a baksınlar, pazarlık yapmış mı baksınlar. Yapmadıkları için bedel ödediler” ifadelerini kullandı. 


‘Radikal değişim’ çağrısı 

MHP liderinin HDP’yi kast ederek, “Çipras kim” sözlerine de tepki gösteren Demirtaş, “Biz kimseye kendimizi benzetemedik, biz bize benzeriz. Kendisi sanırsın Che Guvera’ya benziyor” yanıtını verdi. “Radikal bir değişiklik istiyorsak cesur olmak zorundayız” diyen Demirtaş şu çağrıyı yaptı: “Ülkenin kadınları ve gençler. Sizlerin vereceği karar ülkenin yarınıyla ilgilidir. Hep birileri 500 bin TL maaş alıp diğerleri aç mı kalacak. Buna siz karar vereceksiniz. Kimseye heyecan vermeyen bu alışkanlıkları değiştirelim. Ülkenin en köklü geleneğinin, en yeni partisi olan HDP’de bir araya gelelim.”


Bu yasa sizi de vurur

Hükümetin ‘Güvenlik Yasası”na da tepki gösteren Demirtaş, tasarı ile esas olarak Saray’ın güvenliğinin düşünüldüğünü, yasa ile polise “silahını çekip vurabilirsin” yetkisi verildiğini belirtti. Demirtaş AKP’ye oy verenlere de “Sanmayın ki AKP’ye oy verdiniz diye güvendesiniz, bu düzenleme sizi de vurabilir. Puşi taktı diye sizin çocuklarınızı da vurabilir” uyarısında bulundu. Demirtaş, düzenlemenin gerekçesini de şöyle özetledi: “İsyan büyümüştür bu yüzden getiriyorlar bu yasayı. Bu yasayı şimdiden çıkarıp tedbir almak istiyorlar. Kürt’ten de korkuyorlar Türk’ten de korkuyorlar. En çok işçiden korkuyorlar.” 

Muradiye Belediye Eşbaşkanı Safure Güneş’e yapılan polis linçinin fotoğrafını gösteren Demirtaş, “Daha güvenlik yasası çıkmadan Belediye başkanımıza saldırdılar, çünkü bu onların baş örtülü bacıları değil, halktan biridir” dedi. Hükümete de seslenen Demirtaş, “Gezi direnişinde ‘benim baş örtülü bacıma saldırdılar’ diyenler nerede şimdi. Yasa çıkmadan böyle oldu birde çıkınca düşünün” diye konuştu. Demirtaş, muhalefet partilerine, “Gelin el ele verelim bu yasa çıkmasın” çağrısında bulundu. 


Çıkıp özür dilemiyorlar

MİT mensupları tarafından öldürülen Serap Eser’e dikkat çeken Demirtaş şunları söyledi: “Aylarca bunu kullandılar, özür dilediler mi, yok. Şemdinli’de 3 gün önce bir genci infaz ettiler. Adli bir olayda. Peki özür dilediler mi? Yok. Cizre de 12 yaşındaki Kazanhan katledildi. İçişleri Bakanlığı çıkıp açıklama yaptı, polis müdahalesi yok dediler. Sonra polis tutuklandı. Özür dilediler mi? Yok. Bütün bunlar düzenleme olmadan yaşandı. Bu düzenleme ile gençlerimizi sokakta katledecekler.” Demirtaş, tasarının “polisin yetkisi yok” dayandırılmasını da eleştirerek, “Yalan, her gün her yerde polis istediğini öldürüyor, tutukluyor” diye konuştu. 


Alevilere tam destek

Alevilerin 13 Şubat tarihinde yapacakları boykota tam destek veren Demirtaş, 8 Şubat tarihinde yapılacak Alevi Mitingine de katılım çağırdı. Demirtaş, “Birlik olursak başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Umut sizdedir. Başka yere bakmayın, bir birinizin gözlerinin içine bakın” çağrısında bulundu. 


 DİHA/ANKARA