Hamaney’in 37 yılı

Dünya Haberleri —

Ayetullah Ali Hamaney

Ayetullah Ali Hamaney

  • Humeyni’nin 1989’daki ölümü ardından dini lider seçilen Hamaney, göreve gelir gelmez başbakanlık makamını kaldırdı, yürütme gücünü cumhurbaşkanında topladı, devletin tüm kurumları üzerinde etkisini artırdı. Cumhurbaşkanları değişse de Hamaney, Anayasa Koruyucular Konseyi gibi kurumlar aracılığıyla sistem üzerindeki kontrolünü korudu.

Ayetullah Ali Hamaney, 1939'da Meşhed'de doğdu. Meşhed'deki medreselerde eğitim gördükten sonra Şii ilahiyatının merkezi olan Kum'a taşındı. Gelecekte hayatını şekillendirecek olan Ayetullah Ruhullah Humeyni ile de Kum'da tanıştı. 1960'ların başında Humeyni'nin Şah Muhammed Rıza Pehlevi'ye karşı yürüttüğü muhalefet hareketine katıldı. Gizli dini örgütlenmelerde yer aldı ve defalarca tutuklandı. Şah, 16 Ocak 1979'da devrilerek İran'ı terk etti. 1 Şubat 1979'da Ayetullah Humeyni sürgünden ülkesine döndü ve İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. Hamaney yönetim içinde önemli bir konuma yükseldi. Önce geçiş dönemini yöneten Devrim Konseyi'nde görev aldı, sonra savunma bakan yardımcısı oldu, Devrim Muhafızları'nın örgütlenmesinde önemli rol oynadı.

İlk yıllarda Tahran'da Cuma namazı kıldırıyor, 444 gün rehin tutulan Tahran'daki ABD Büyükelçiliği çalışanlarını rejim adına ziyaret edebiliyordu. 26 Haziran 1981'de başkent Tahran'daki bir camide konuşma yaparken düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı. Artık sağ kolu kalıcı olarak felçliydi. 30 Ağustos 1981'de Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai suikast sonucu öldürüldü. Hamaney cumhurbaşkanı seçildi, 1989’a kadar bu görevi yürüttü.

İran'ın dini lideri Humeyni, 3 Haziran 1989'da öldü. Hamaney başta bu görev için doğal aday değildi. Zira hem İran'da en yüksek dini rütbeye sahip kişi değildi, hem de birçok üst düzey Ayetullah kadar dini otoritesi yoktu. Ancak İran Anayasası bir gecede değiştirildi, dini lider olmanın şartı "İslami ilimlerde yeterlilik" oldu. Hamaney de Ayetullah konumuna yükseltildi. Göreve gelir gelmez başbakanlık makamını kaldırdı, yürütme gücünü cumhurbaşkanında topladı, devletin tüm kurumları üzerinde etkisini artırdı. Cumhurbaşkanları değişse de Hamaney, Anayasa Koruyucular Konseyi gibi kurumlar aracılığıyla sistem üzerindeki kontrolünü korudu. Konsey, seçimlere katılacak adayları denetleme yetkisine sahipti. Bu yetkisini de sık reformcu adayların veto edilmesinde kullandı.

İç krizler ve toplumsal tepki

1999'da, Salam gazetesinin kapatılması sonrası Tahran Üniversitesi'nde başlayan gösteriler ve büyüyen öğrenci protestoları, 1979'daki İran İslam Devrimi'nden sonra ülkedeki ilk büyük kitlesel eylemdi. 2009'da Mahmud Ahmedinejad'ın yeniden İran Cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası, seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla ve "Oyum nerede?" sloganıyla milyonlarca kişi sokağa çıktı. Yeşil Hareket, rejimi zorladı.

2017 ve 2018 yıllarında hayat pahalılığı ve özellikle yumurta fiyatlarındaki artış, protestoları tetikledi. Meşhed'de başlayan gösterilerde rejim karşıtı sloganlar atıldı. 2019'da ise bu kez benzin fiyatlarına yapılan yüzde 200'e varan zam, 100'den fazla şehirde protesto edildi. "Kanlı Kasım"da güvenlik güçlerinin göstericilere ağır müdahalesi sonucu yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Ocak 2020'de Devrim Muhafızları'nın yanlışlıkla bir Ukrayna yolcu uçağını düşürmesi ve ardından yaşanan örtbas girişimi büyük öfkeye yol açtı. Hamaney, kurbanlar için üzüntüsünü dile getirdi ancak orduyu savundu.

2022’de "Jin, Jiyan, Azadî" isyanı, İran'ın modern tarihinin en uzun soluklu rejim karşıtı gösterilerinden birine dönüştü. İran, 2026'ya da 2025'in son günlerinde başkent Tahran'da çarşı esnafının grevi ile başlayan ve kısa sürede ülkenin birçok bölgesine yayılan protesto gösterileriyle girdi.

 

* * *

Qasimlo ve Şerefkendi’nin katili

Hamaney’in yükselişi ve liderliği, sadece ülke içindeki baskılarla değil, aynı zamanda Kürt liderlerin yurt dışında hedef alındığı kanlı operasyonlarla da hafızalara kazındı. Hamaney’in cumhurbaşkanlığı ve dini liderliğinin ilk yıllarında, Kürt muhalefetine yönelik düzenlenen iki büyük suikast, Tahran’ın “sınır ötesi infaz” politikasının en somut örnekleri oldu.

Abdulrahman Qasimlo Suikastı (13 Temmuz 1989): Hamaney’in dini lider seçilmesinden sadece haftalar sonra, İran Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP) lideri Dr. Abdulrahman Qasimlo, Viyana’da İranlı heyetlerle “barış görüşmesi” masasındayken infaz edildi. Bu suikast, Hamaney döneminin Kürtlere yönelik tavrının ilk sert mesajıydı.

Sadık Şerefkendi ve Mykonos Katliamı (17 Eylül 1992): Qasimlo’nun halefi Dr. Sadık Şerefkendi, Berlin’deki Mykonos restoranda düzenlenen bir saldırıyla katledildi. Alman mahkemeleri, yıllar süren dava sonucunda suikast emrinin doğrudan İran’ın en üst düzey devlet kademeleri (Dini Lider Hamaney ve dönemin Cumhurbaşkanı Rafsancani) tarafından verildiğine hükmetti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.