Küresel gübre kıtlığına doğru
Dünya Haberleri —

Gübre Kıtlığı /foto:AFP
- Hürmüz Boğazı kapandı, dünya gübre arzının üçte biri durdu. Üre fiyatı ton başına 400 dolardan 680 dolara fırladı. Çiftçiler ekim mevsiminde gübre bulamıyor, gıda fiyatlarında küresel zam dalgası kapıda.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanmaların yanında gübre krizi de dünya genelinde patlak verdi. Dünya gübre arzının yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyor. Bu gübrelerin büyük bölümünü, bahçe ve sera tarımında yaygın olarak kullanılan azotlu gübreler oluşturuyor. Özellikle tarımda en çok tercih edilen üre gübresindeki fiyat artışı, diğer gübre türlerinin maliyetini de yükseltiyor. Savaştan önce tonu 400 dolar olan üre, son bir haftada ton başına 665-680 dolar aralığında işlem gördü. Fiyat artışı yüzde 50’yi aştı. Krizin, ekim döneminin başladığı ilkbaharda ortaya çıkması çiftçiler için zorlu bir sezonun habercisi oldu.
Borç artınca göç de artıyor
Kriz ilk etapta doğrudan üreticiyi vururken, daha sonra tüketicinin cebini yakıyor. Justicia Alimentaria adlı sivil toplum kuruluşunun direktörü Javier Guzmán, “Mevcut tarım politikaları, çiftçilerin büyük bir kısmını kimyasal gübreler, ithal yemler, mazot gibi dış girdilere acımasız bir bağımlılık içine sürüklüyor. Enerji maliyetleri yükseldiğinde, çiftçi bunu aldığı fiyata kolayca yansıtamaz” diye konuştu. Guzmán, artan borçlanmanın kırsal kesimdeki çiftçileri göçe zorladığını da ekledi.
Yardım paketleri yetersiz
İspanya hükümeti, 20 Mart’ta Ortadoğu’daki savaşın etkilerini hafifletmek amacıyla çiftçilere 500 milyon euroluk yardım paketi açıkladı. Üreticiler ise bu yardımın önemli olmakla birlikte sektörün tamamı için sınırlı kaldığını ve üretim maliyetlerindeki genel artışı telafi etmediğini belirtiyor.
Kuzey Yarım Küre, Körfez’e bağımlı
Piyasalar ve hükümetler büyük ölçüde petrol ve doğalgaz tedarikindeki aksaklıklara odaklanmış olsa da, gübre tedarikindeki kısıtlamalar dünya çapında tarımı ve gıda güvenliğini tehdit ediyor. Dünya Gıda Programı’dan (WFP) Carl Skau, Kuzey Yarım Küre’deki en yoksul çiftçilerin Körfez bölgesinden yapılan gübre ithalatına bağımlı olduğunu ve bu kıtlığın ekim mevsiminin başlangıcına denk geldiğini belirtti. Skau, “En kötü senaryoda bu, gelecek sezon daha düşük verim ve mahsul kıtlığı anlamına gelir. En iyi senaryoda ise, artan girdi maliyetleri gelecek yıl gıda fiyatlarına yansıtılacaktır” dedi.
Küçük çiftçiler ayakta kalamaz
Hindistan’ın Pencap eyaletinde yaşayan 55 yaşındaki pirinç çiftçisi Baldev Singh, AP’ye hükümetin gübre sübvansiyonu sağlayamaması durumunda ülkedeki küçük çiftçilerin ayakta kalamayacağını söyledi. “Şu anda bekliyor ve umut ediyoruz” dedi.
Gübrelerin iki temel besin maddesi olan azot ve fosfat, Hürmüz ablukası nedeniyle tehdit altında. Bitkilerin büyümesine yardımcı olan ve verimi artıran, en çok ticareti yapılan gübre olan üre dahil azotlu gübre tedarikleri, nakliye gecikmeleri ve temel bileşen sıvılaştırılmış doğal gazın fiyatlarındaki ani artış nedeniyle en ağır darbeyi aldı.
Güvenlik garantilerine ihtiyaç var
Londra merkezli emtia danışmanlık şirketi CRU Group’tan Chris Lawson, bu çatışmanın küresel üre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unu kısıtladığını belirtti. Lawson, Suudi Arabistan’ın dünyadaki fosfat gübresinin yaklaşık beşte birini ürettiğini ve bölgenin, petrol ve gaz arıtımının temel bileşeni ve yan ürünü olan dünyadaki kükürtün yüzde 40’tan fazlasını ihraç ettiğini kaydetti. Londra merkezli Argus Consulting Services analisti Owen Gooch, savaş sona erdikten sonra bile Körfez’deki üreticilerin boğazdan sevkiyatlara yeniden başlamadan önce net güvenlik garantilerine ihtiyaç duyacaklarını ve sigorta maliyetlerinin neredeyse kesin olarak artacağını söyledi.
Hindistan hükümeti, iç kullanıma yönelik üre tedarikine öncelik vermiş ve gübre üreticilerinin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini karşılıyor. Bazı tesisler hâlâ tam kapasite altında çalışmakta ve bu durum üretimde düşüşe yol açıyor. Dünyanın en büyük gübre şirketlerinden Yara International’dan Hanna Opsahl-Ben Ammar, “Gıda sistemi kırılgandır ve çiftçilerin dünyanın ihtiyaç duyduğu gıdayı üretebilmesi için istikrarlı gübre tedarik zincirlerine bağlıdır” dedi.
ABD ve Avrupa da etkileniyor
Ekim mevsiminin devam ettiği ABD ve Avrupa’da da krizin şimdiden hissedilmeye başlandığı, önümüzdeki aylarda ise Asya’nın büyük bölümünde ilk ekim mevsimini de etkileyeceği tahmin ediliyor. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü’nden Joseph Glauber, gübre fiyatlarının Rusya-Ukrayna savaşından sonra görülen zirve seviyelerin altında olduğunu ancak o dönemde tahıl fiyatlarının daha yüksek olduğunu ve bunun çiftçilerin maliyetleri karşılamasına yardımcı olduğunu belirtti. Glauber, tahıl fiyatlarının şu anda daha düşük olduğunu, kâr marjlarının daraldığını ve çiftçilerin ABD’deki soya fasulyesi gibi gübreye daha az ihtiyaç duyan ürünlere geçmek ya da daha az gübre kullanarak verimi düşürmek zorunda kalabileceğini söyledi.
Lawson, dünyanın en büyük azot ve fosfat gübre üreticisi Çin’in iç tedariki öncelikli tuttuğunu ve üre sevkiyatlarının muhtemelen Mayıs ayına kadar yeniden başlamayacağını, Rusya’daki tesislerin ise hâlihazırda neredeyse tam kapasiteyle çalıştığını ifade etti. Afrika genelinde, birçok çiftçinin Ortadoğu ve Rusya’dan ithal edilen gübreye bağımlı olduğu bölgelerde aksaklıkların etkileri şimdiden hissediliyor.
Doğu Afrika Çiftçiler Federasyonu CEO’su ve Kenyalı mısır çiftçisi Stephen Muchiri, Doğu Afrika’da erken gelen şiddetli yağmurların çiftçilere tarlalarını hazırlamak ve gübre uygulamak için yaklaşık bir haftalık kuru hava süresi bıraktığını belirtti.
Hükümetler sübvansiyonlar, yerli üretimi teşvik ve ihracat kontrolleriyle müdahale edebilir. Hindistan, çiftçilerin mali yükünü hafifletmek için hâlihazırda gübre sübvansiyonu sağlıyor ancak bu sübvansiyonlar uzun vadeli tarım yatırımlarına ayrılacak parayı azaltıyor. ABD merkezli Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü’ne (IEEFA) göre Hindistan, bu yıl yalnızca üre sübvansiyonları için 12,7 milyar dolarlık bütçe ayırdı. HABER MERKEZİ














