Panelde ilk sözü alan Zeynep Şakar, ev içi emek konusuna yoğunlaştı. Şakar, ev içi emeğin kadının asli görevi olarak algılandığını, bu nedenle yeterli düzeyde araştırma konusu edilmediğini ifade etti.

LGBTİ bireyler adına konuşan Kıvılcım Arat ise konuşmasına, sosyalizm ve özgürlük mücadelesinde şehit düşen kadınları anarak başladı. LGBTİ’lerin maruz kaldığı yoğun polis şiddetinden bahseden Arat, ayrıca nefret söylemine de değindi. LGBTİ cinayetlerinin yeterli biçimde soruşturulmadığını da anlatan Arat, “LGBTİ cinayetlerinde mahkemeler her zaman ağır tahrik indirimi uygular. Böylelikle de katil, çok cüzi miktarda cezalarla kurtulur” dedi.

Kürt kadınları tıptan yoksun
Panelin son konuşmacısıysa, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda ve Adli Tıp’ta yaptığı çalışmalarla adını duyuran Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ydı. Fincancı konuşmasında ‘iktidar’ kavramını irdeleyerek, “İktidarların kadına uyguladığı baskı, aynı zamanda topluma uygulanan baskıdır” dedi.
Kürdistan’daki kadınların anadil sorunundan dolayı yaşadıkları sıkıntılardan da bahseden Fidancı, “Türk Tabipler Birliği tarafından bölgede yapılan araştırmada, Kürt kadınlarının yüzde 95’inin gebelik sırasında hiç izlenmediği, sağlık hizmeti almadığı ortaya çıktı” dedi.
Konuşmaların ardından panel sona ererken, katılımcılardan İstanbul’da LGBTİ bireyler için açılan “misafir evi” için de bağış toplandı.

 Y. ÖZGÜR POLİTİKA/HAMBURG