- Hareket Yönetimi, eleştirmekle birlikte önemini de teslim ettiği 'çerçeve yasa' için "Barış dili esas alınır, pratikleşme Rêber Apo tarafından yürütülür ve yönetilir, yeni çıkartılacak demokratik yasalarla beslenirse uygulanabilir" dedi.
Hareket Yönetimi, 'çerçeve yasa'nın ciddi hata ve yetersizlikler taşıdığını, maksadı tam karşılamadığını, meseleyi bütünlüklü ele almadığını; kullanılan dil ve kavramların da sorunlu olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Eğer Rêber Apo, özgür yaşar ve çalışır halde bu kurulun koordinatörlüğünü yapmazsa yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez. Usul, yol, yöntem ve üslup önemlidir. Yasa, tek taraflı dayatmalarla pratikleşmez" denildi.
Hareket Yönetimi, Adalet Komisyonu'nda geçip bugün Genel Kurul'da görüşülecek olan 'çerçeve yasa' ile ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şunlar ifade edildi: "Rêber Apo, Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası Kürt sorunundan kaynaklanan çatışmalı durumu hukuki ve siyasi zemine çekme gücüm var, dedi. 27 Şubat 2025 Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla bunun nasıl gerçekleşeceğinin yol haritasını yalın biçimde ortaya koydu.
Hareket üzerine düşeni yaptı
Özgürlük Hareketimiz, Rêber Apo’nun çağrısı temelinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ilerlemesi için üzerine düşeni yaptı. Bu temelde bir buçuk yıldır çatışmasızlık sürüyor. Bu süreçte Meclis’te barışın sağlanması, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' kuruldu; ciddi yetersizlikleri olsa da önemli görülebilecek bir rapor hazırlandı.
Yasa için diyalog ve tartışma
Rêber Apo, bu süreçte demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünün yolunu döşeyecek bir 'kök yasa'nın çıkarılması için hem devlet yetkilileri hem de DEM Parti ve Özgürlük Hareketimizle ilişki ve diyalog içinde oldu. Biz de bu süreçte yasa ile ilgili tartışma ve gelişmeleri yakından takip ettik. Bize çeşitli biçimlerde yansıyan yasa taslağı konusunda düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi, açıklamalarla kamuoyuna sunduk.
Hareket'in yasa öncesi tavrı
* Öncelikle barışı hedefleyecek 'kök yasa'nın dilinin, savaş dili olmaması, barış dili olması gerektiğini vurguladık.
* Rêber Apo’nun söylediği gibi basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması ve karşılıklı hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğine dikkat çektik.
* Yasanın öngöreceği adımların gerçekleşebilmesi için Rêber Apo’nun özgür olması ve serbest çalışmasının mutlaka sağlanması gerektiğini belirttik.
* Bu yasanın belirli adımlar çerçevesinde demokratikleşme ve özgürlük yasalarının çıkmasını taahhüt etmesinin önemini de ifade ettik.
* Rêber Apo da zaten bizim açıklamamızdan önce DEM Parti Heyeti üzerinden 'çerçeve yasa'nın amaçlarını ve nasıl olması gerektiğini kamuoyuna iletti.
* DEM Parti ve demokratik güçler, bu süreçte 'çerçeve yasa' konusunda düşüncelerini, önerilerini ortaya koyup bazı görüşmeler de yaptı.
Ciddi hata ve yetersizlikler
Aylardır tartışılan halkımızın, bizlerin ve demokrasi güçlerinin görüşlerini ortaya koyduğu yasa, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. Bu yasa;
* Ciddi hata ve yetersizlikler taşıyor.
* Meclis Komisyonu'nun raporunda yer alan demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri yansıtılmadı. Bu yönüyle maksadı tam karşılamıyor.
* Kürt kavramını kullanmadan sadece silahsızlanmadan söz edilmesi, sorunun bütünlüklü ele alınmadığını ifade ediyor.
* İçerikte ciddi eksiklikler olduğu gibi kullanılan dil ve kavramlar da barışı amaçlayan bir yasa için ciddi bir sorundur. Kuşkusuz bu dil halkımızın ve Hareketimizin kabul edemeyeceği bir dildir.
Hareket ve halk açıklamıştı
Hareketimiz ve halkımız, bir yasa çıkacak ve bir süreç yürütülecekse bunun ancak Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullarda olmasıyla mümkün olacağını vurgulamıştı. Bunu da her fırsatta dile getirmişti. Hareketimizle ilgili adım atmak ve pratiğe geçirmek, Rêber Apo özgür yaşar ve çalışır olması ve bizzat Rêber Apo tarafından yönetilip yönlendirilmesiyle mümkün olur. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır halde olmasıyla gelişir. Özgürlük Hareketi olarak şimdiye kadar attığımız tüm adımlar, Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olacağı öngörülerek atıldı.
Rêber Apo'nun koordinatörlüğü
Devlet Bahçeli, daha ilk günden Rêber Apo’nun 'umut hakkı'nın gerçekleşeceğini taahhüt etti. Devlet Bahçeli ve AKP yetkilileri, bu sürecin bir 'devlet politikası' olduğunu vurguluyor. Tüm konuşmalar da bu politika doğrultusunda yapılıyor. Devlet Bahçeli, Rêber Apo’nun ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olacağını duyurdu. Devlet Bahçeli’nin bu önerisini, devlet yetkilileri de kabul etti. Bunlara rağmen Rêber Apo’nun bu süreçte oynayacağı rol, 'çerçeve yasa'da belirtilmiyor. Sadece muğlak bir biçimde Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında kurulacak kurulun, alt kurullar oluşturabileceği ifade ediliyor. Eğer Rêber Apo, özgür yaşar ve çalışır halde bu kurulun koordinatörlüğünü yapmazsa yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez.
Yasanın uygulanabilmesi için
Bu açıdan yasanın nasıl pratikleşeceği önemlidir. Her yasa, doğru yol ve yöntemle uygulanırsa yaşamsallaşabilir. Usul, yol, yöntem ve üslup önemlidir, çünkü bu yasa tek taraflı dayatmalarla pratikleşmez. Böyle önemli bir konuda yaratıcı, ön açıcı yol ve yöntemler de önemlidir. Özcesi bu yasa, ancak barış dili esas alınır, pratikleşme Rêber Apo tarafından yürütülür ve yönetilir, yeni çıkartılacak demokratik yasalar ile beslenirse uygulanabilir.
Yasa, bir başlangıç olmalıdır
Yasa, demokratikleşme temelinde demokratik siyasal alanın öne çıkması için öngörülmüştür. Demokratik siyasal çalışma ancak düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü tam sağlayan demokratikleşmeyle sağlanır. Bu açıdan bu 'çerçeve yasa' gecikmeden demokratikleşmeyi sağlayan yasalar ve uygulamalarla amacına ulaştırılmalıdır. Bu yasa, Rêber Apo’nun ve tüm demokratik güçlerin belirttiği gibi bir başlangıç olmalıdır. Daha sonraki gelişmeleri sağlatan bir yasa olursa kök ve çerçeve olma rolünü yerine getirmiş olur.
Sadece bir somut örnekle izah
Gerillanın silahsızlanması ve gelmesi isteniyor. Eğer Türkiye’ye gittiğinde düşünce ve örgütlenme özgürlüğü temelinde demokratik siyaset yapamayacak, söyledikleri ve yaptığı örgütlenmeler temelinde suçlanıp zindana atılacaksa bırakalım gerillanın düz ovaya inmesi, Avrupa’ya zorunlu olarak gitmiş siyasetçiler bile dönemez. Bu, sadece somut bir örnektir. Kuşkusuz demokratikleşmenin ve Kürt sorununu çözmenin birçok başka boyutu da vardır.
Bu yasa, bir başlangıçtır. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların çözümü için demokratikleşme mücadelesinin geliştirilmesi gerekir. Bu açıdan halklarımız ve tüm demokrasi güçleri, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için örgütlenmeli ve mücadele etmelidir. O zaman çıkan yasa, gerçek anlamda bir 'çerçeve yasa' rolünü oynayabilir; önemli gelişmeler için bir başlangıç olur.” HABER MERKEZİ