
Kadınların kerpiç evlerde tekrar komün yaşamı inşa edeceği köye ilişkin bilgi veren Ekolojik Kadın Köyü Proje Koordinatörü ve Sanat Danışmanı Kamer Batıoğlu, "Projenin en önemli özelliği, ihtiyacı olan kadınların çocuklarıyla beraber en az bir ya da bir buçuk yıl kalabilmeleri, bu zaman zarfında da iş - meslek sahibi olabilmeleri, ayakları üzerlerinde durmaya başladıklarında da kendi hayatlarını kurabilecek olmalarıdır" şeklinde konuştu.
Farklı bir sığınmaevi modeli
Ekolojik Kadın Köyü'nün farklı bir sığınma evi modeli olduğunu belirten Batıoğlu, "Köyümüz 10 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulacak. Köy, sürdürülebilir ve erişilebilir tasarım ilkeleriyle oluşturulan bir proje olarak tasarlandı. Dünyada ve Türkiye'de örnek bir proje olmasını hedefliyoruz. Karbon salınımı sıfır olan yapılar yapmak gibi hedeflerimiz var. Köy içerisindeki ulaşımın da karbon salınımına yol açmayacak şekilde yapılmasını hedefliyoruz" dedi.
Etkinlik kapsamında yapılan karma resim ve fotoğraf sergisinde 100'den fazla eserin köy projesine katkı amacıyla satışa sunulacağını söyleyen Batıoğlu, "Sanatla yoğrulmuş bir toplumda suç oranının da azaldığını düşünerek biz de sanatla yoğrulmuş bir köy kurmamız gerektiğini düşündük. Harran gibi her bakımdan zengin bu bölgenin hak ettiği yerde olmadığı inancındayım" sözlerini ifade etti.
Kadınlar mesleki eğitim alacak
Ekolojik köyde kadınların meslek eğitimi de alacaklarını belirten Batıoğlu, "Kadınlara meslek eğitimi vererek, ekonomik güçlerini ellerine almaları için çalışmalar yapacağız. Kadınlar bir yandan meslek edinecek, bir yandan da toprağı ekip tarımcılık yapacak. Bunun yanı sıra köyde kadınlara psikolojik danışmanlık hizmeti, sosyalleşme ve kültürel konularda eğitim vermeyi hedefliyoruz" diyerek, köyde kadınların ayrıca kendi üretimlerini sergileyebilecek alanların oluşturulacağını dile getirdi. "Kadınlarla köyde her yıl festivaller düzenleyip, belirli dönemlerde konferans, sempozyum ve çalıştay gerçekleştireceğiz" diyen Batıoğlu, kadınların köyde tanrıça kültürüyle iç içe gerçek yaşam modeline kavuşacağını söyledi.
Köyde şiddet, tecavüz mağduru kadınların direkt olarak kolluk, savcı, sağlık ekipleri ve psikolog gözetiminde yaşadığı travmayı bir kerede anlatabilmesi için bir de Acil Müdahale Merkezi kurulacak. Hukuki süreç yetkililer tarafından takip edilerek kadın mağdur edilmeyecek. Köyde bir de Kadın Utanç Müzesi kurulacak" diye belirtti.
Harran pilot bölge
"Ekolojik Kadın Köyü projesi için Harran'ı pilot bölge seçtik" diyen Kamer, projenin olumlu sonuç almasıyla beraber, Türkiye'nin birçok yerinde ekolojik köylerin kurulacağını söyledi. Şiddet mağduru kadınların yaşayacağı ekolojik köyde en önemli sorunun güvenlik sorunu olduğunun altını çizen Kamer, "Kadınlar için özellikle akut şiddet ve töre mağdurları için olağanüstü güvenlik gerekiyor. Çünkü Türkiye'de bu tür yerler gizli kalamıyor maalesef. Kadınlar için en uygun köyün yurt dışında kurulması gerektiği fikrindeyim" diye konuştu.
ZEHRA DOÐAN/JINHA/AMED