12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf’in sulara gömüleceği günler başlıyor. DSİ Bölge Müdürü’nün açıklamasına göre Ilısu Barajı’nda su tutmak için hiçbir engel kalmadı.

Hasankeyf’in sulara gömülmesine günler kaldı. 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf, 25 yıllık ömrü olan Ilısu Barajı’ndan bir şirketin çıkar sağlaması için yok ediliyor. Enerji ihtiyacının olmadığı, buna karşın her geçen gün büyüyen türlü enerji üretim merkezlerinin tek işlevinin, sermaye yapısına para kazandırmak olduğu biliniyor. Hasankeyf’i sular altına bırakacak barajın son durumuna yönelik, Batman Valiliği’nde düzenlenen 2019 yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşan Devlet Su İşleri (DSİ) 16. Bölge Müdürü Ali Naci Kösalı, “Enerji yapılarındaki tüm santral binalarımız tamamlandı. 6 türbinimizin 6’sı da yerine indirildi, kablolama çalışmaları devam ediyor. Su tutma için bir engelimiz kalmadı” açıklamasını yaptı.

Bölge insansızlaştırılıyor

Ilısu Barajı ve HES projesinin Mardin ve Şırnak’a sınır teşkil eden Dicle Nehri üzerinde kurulduğunu söyleyen Kösalı, Ilısu Barajı’nın dolgu hacmi bakımından Türkiye’nin ikinci, kurulu güç bakımından da dördüncü büyük barajı olduğunu, Ilısı’nun önyüzü beton kaplı baraj tipinde de dolgu hacmi ve kret uzunluğu bakımından dünyanın en büyük barajı olduğunu söyledi. Barajın yutacağı onlarca köy, binlerce dekar tarım arazisi ve Hasankeyf yok edilerek kurulurken, hem bölge halkı hem Türkiye halkları hem de dünyanın birçok yerinden halklar tepki göstermesine karşın ısrar eden AKP, bölgeyi insansızlaştırıp sermayeye peşkeş çekiyor.

Sulara niçin gömülemez?

Arkeologlar 10 bin yıldan fazla geçmişe sahip Hasankeyf’te arkeolojik çalışmaları henüz tamamlamadı. Bölge sular altında kaldığı taktirde bu bilgilere asla ulaşılamayacak. Hasankeyf çevresindeki 6 bine yakın mağara, insanların ilk yaşadığı yerlerden biri olduğunu gösteriyor. Mağaraların dışında, insan eliyle yapılmış eserler dönemin kültür ve yaşamına ışık tutuyor.

Hasankeyf’te bulunan birçok eserin dünyada benzer örnekleri bulunmuyor. Bilimsel kaynaklara göre ilk aletli tarımın yapıldığı yer olan Dicle kenarında bulunan ve aynı zamanda baraj suları ile kaplanacak olan alanda gizli olan 100’e yakın höyük, Kalkolitik Çağ’a, Tunç Çağı’na ve en önemlisi Neolitik Çağ’a ait birçok bulguya ulaşılabilmesi açısından önem taşıyor.

 

KÜLTÜR SERVİSİ