Fransa Gündemi


Fransa'nın yeni gündemi, tesettürlü mayo yasağı. Nice'te yaşanan terör saldırısının ardından ülkede bulunan sahil kentlerinde alarma geçen, yerel yönetimler ve güvenlik birimlerinin aldığı bir dizi "terörü önleme" tedbiri arasında tesettürlü mayo yasağı da bulunuyor. Yasağın ilk uygulayıcısı Cannes Belediyesi olurken, diğer sahil kentlerinde de benzer bir uygulamaya geçildi. Ülkede büyük tartışmalara yol açan yasağın hem hijyen, hem de laiklik ilkesi kapsamında alındığına dikkat çekilirken, uymayanların cezalandırılacağı kaydediliyor. Başbakan Manuel Valls ve Cumhurbaşkanı François Hollande da plajlarda haşema-tesettürlü mayo giyilmesinin Fransa'nın ve cumhuriyetin değerleriyle örtüşmediğini dile getirerek yasağa destek verdi.

Fransa'da haşema tartışmaları geçen hafta Marsilya'da özel bir yüzme havuzunu bir günlüğüne kiralayan bir kadın derneğinin, tesiste haşeme ile girilmesi yönünde yaptıkları taleple haşema tartışması başlamıştı. Bu olayın ardından ülkenin güney kıyılarındaki Cannes, Villeneuve-Loubet ve Korsika'nın Sisco kenti belediyeleri, benzer bir karar alarak sahillerde ve havuzlarda haşemayı yasakladı. 

Fransa'da yaşanan her saldırıdan sonra ülkede yaşayan Müslüman gruplar ve özellikle Arap kökenli yurttaşlar ve çalışanlar üzerinde bir baskı ortamının oluştuğu açık. İnanç kurumları, kültürel dernekler üzerindeki denetim giderek artarken, yabancıların yaşadığı mahallelerde polisin uygulamaları giderek sertleşiyor. Nice saldırısının ardından özellikle muhalefetin yoğun baskısı altında kalan Fransa hükümeti artan terör riskleri nedeniyle “İslamcı terör” ifadesini kullanmasıyla birlikte Fransa'da artık yeni bir dönem başladı. Önce camilerin gelirleri konusunda denetim konusunda harekete geçirildi, ardından sahillerde haşema yasağı, alışveriş merkezlerinde tesettürlü kadınların özel bölmelere alınıp üst aramasına tabi tutulması toplumsal gerginliği giderek tetikleyen uygulamalar olarak devreye girdi.  

Yaşanan yasaklar ve uygulamalar birçok bölgede polis, yerel yönetimler vb kurumları halkla karşı karşıya getirmiş bulunuyor. Cannes kentinde yaşanan haşema yasağından sonra yabancıların yaşadığı semtlerde çıkan olaylarda şuana kadar bir kişi yaşamını yitirirken onlarca semt sakini yaralandı. Fransa devletinin gözden kaçırdığı en temel konu ise ayrımcı politikaların devreye sokulması, yabancılardaki radikal eğilimlerin daha da körüklediği gerçeği. Din ayrımına dayalı düşmanlık büyütüldükçe, yabancı özellikle genç kuşaklar arasında çok daha büyük olayların çıkmasını tetikleyici bir etkiye sahip. Bugüne kadar uygulamaya konulan yasaklar ancak ülkedeki kutuplaşmayı büyütmeye yarıyor. 

Ülke güvenliği konusunda eleştirilerin odağında olan hükümet özellikle aşırı sağ muhalefetin yapmış olduğu polemiklerin altında ezilerek, yabancılara, farklı inançlara dönük ayrımcı uygulamalara göz yummaya hatta belediyelerin yasak kararlarına yeşil ışık yakmaya başladı. 

Hükümet ve sağ uygulamalar konusunda hem fikirken, Komünist Parti ve Yeşiller, söz konusu kararların toplumsal barışı zedeleyerek, ırkçılığı körüklediği yönünde açıklamada bulunuyor. Bunun devamında ne tür kararların geleceği ise merak konusu!