Ceza İnfaz Yasası'nda geçtiğimiz günlerde yapılan değişiklik ile "hasta tutuklular"a ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 16. maddeye, "Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı, üçüncü fıkrada belirlenen usûle göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir" hükmü eklendi. Değişiklik, ana akım medyada "hasta tutuklular serbest bırakılacak" başlıklarıyla yer aldı. Ancak uygulama haberlerde iddia edildiği biçimiyle işlemedi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Yöneticisi Avukat Fazıl Ahmet Tamer, hasta tutukluların tahliyesinin hala gerçekleşmediğini söyledi. İHD'nin raporlarına göre, 300'e yakın ağır hasta tutuklu ve hükümlü olduğunu söyleyen Av. Tamer, "Bakanlığın listesinde 400'ü aşkın ağır hasta mahpus var. Gerçek rakamlar ise her iki rakamın üzerinde olmalı. Ayrıca ağır hasta mahpusların yanında hasta mahpuslar da var" dedi.

Yeni yasal düzenleme ile hasta tutukluların tahliyesi için iki şartın getirildiğini belirten Avukat Tamer, "Adli Tıp Kurumu, 'yaşamını tek başına idame ettiremez' şeklinde rapor verecek. Daha önce böyle bir statü yoktu, ATK daha önce hayati tehlike var mı, yok mu, buna bakıyordu. İkincisi ise, savcılar, hasta mahpusun toplum için tehlikeli olup olmadığına karar verecek. Yeniden 'Suç işler mi, işlemez mi?' Bu kıstas alınacak. Ama hayatını tek başına idame ettiremeyen insanların normal koşullarda suç işlemesi mümkün değil. Aslında böyle bir kritere gerek yoktu" diye belirtti.

ATK politik yaklaşmamalı

Yeni düzenlemenin hasta tutukluların hemen tahliyesinin önünü açmadığına dikkat çeken İHD'li avukat Fazıl Ahmet Tamer, "Ancak önceki düzenlemenin de iyileştirilmesi gerekiyor. Hem yasal düzenleme olarak hem de adli tıpbın pratikteki uygulaması bakımından iyileştirme yapılması lazım" dedi. ATK'nın hasta tutuklular ile ilgili raporlarında politik kaygılardan uzak durması gerektiğinin altını çizen Avukat Tamer, şöyle konuştu: "Adli Tıp Kurumu'nun tutuklunun tek başına yaşamını idame ettirip ettiremeyeceğini belirlerken, bilimsel ve insani kriterlere göre karar vermesi gerekiyor. Asla kesinlikle olmaması gereken bir tutum bu. Bilimsel olarak sağlık alanında çalışan bir kurumun kendi işine bakması gerek. Sağlıkla ilgili değerlendirmesini bilimsel değerlere göre yapmasını bekliyoruz."

ANF/İSTANBUL