İmralı görüşmelerine yüzeysel olarak geçen hafta değinmiştim. Görüşme masasındaki üç adet zarf muhatablarına ulaştırılmak üzere BDP’ye teslim edildi. Zarflardan birisi Kandil’e, diğeri Avrupa’ya, üçüncüsü ise BDP’ye aitti.

Öcalan’ın görüşlerini içeren zarflar muhataplarına teslim etmek üzere heyetler oluşturuldu. Kalabalık bir heyet Kandil’in yolunu tutar iken, Avrupa’ya gönderilen mektubu BDP grup başkan vekili Buldan götürdü. Süleymaniye’ye giden heyet (BDP ve DTK eşbaşkanları ile Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder) Kandil ile görüşmek için iki gün hava saldırılarının durmasını beklediler. Bazı kaynaklara göre Ahmet Türk, Ankara ile telefonla görüşüp Kandil’e gitmek için hava saldırılarının durdurulmasını istedikten sonra hava saldırıları durdurularak heyetin Kandil ile görüşmesi sağlanmıştı.
TSK hemen yaptığı açıklama ile bu haberi tekzip etti. TSK istediği kadar haberi tekzip etsin, dünyadaki barış görüşmeleri süreci pratiği bir taraftan barış görüşmeleri yapılırken diğer taraftan çatışmaların, operasyonların olması olasıdır. İsrail bir taraftan Filistin ile görüşmelerini yaparken diğer taraftan Filistin kamplarını bombalıyordu.
BDP’nin oluşturduğu heyetler Kandil ve Avrupa’ya doğru yol alırken İmralı görüşmelerinin zabıtlarının Milliyet gazetesinde yayınlanması gündeme bomba gibi düştü. CHP’nin ulusalcı kanadı ile MHP hemen saldırıya geçerek fırsatı değerlendirmek istediler. Ancak ne Taksim’de ne Fatih’te ne de Türkiye’nin herhangi bir yerinde kitleler sokaklara dökülmediler. Kamuoyu araştırmalarına göre CHP’nin, MHP’nin oy oranındada değişme olmamış. Anlaşılan ulusalcılar, kafatasçılar 2009 provakasyonundaki gibi kitleleri harekete geçiremiyorlar. Halk yorgundur, doğudan batıya, cenazelerin taşınmasını istemiyorlar. Kürtlerin barış konusundaki iradeleri ise 1993 yılından bu yana sağlamlığını koruyor. Kandil, Avrupa ve BDP on güne kadar görüşlerini belirleyip sayın Öcalan’a BDP kanalı ile bildirecekler. Öcalan bildirilen görüşleride dikkate alarak kendi yol haritasına son şeklini verecek. Görüşmeler sekteye uğramaz, görüşler zamanında İmralı’ya ulaşırsa 21 Mart’ta süresiz ateşkes ilan edilebilinir. PKK’nin elindeki kamu görevlileride serbest bırakılır. Her şey iyi niyete bağlıdır. TSK operasyonlarını durdurursa ilan edilmesi muhtemel ateşkesin uzun soluklu olması mümkün olacaktır.
21. yüzyıl Kürtlerin baharı olacaktır. İkiyüz yıldan beridir özgürlüğü için çok ağır bedeller ödeyen Kürtler özgürlüğün tadını nihayet çıkartabileceklerdir. Kürdistan’ın Güneyi belli bir statüye ulaştı. Kürdistan’ın Güneybatısında özgür, demokratik bir bölge kuruluyor. Norveç, İsveç’ten sonra İngiltere’de Kürdistan’ın güneyinden 1988’de yaşanan, yüzseksendörtbin mazlum Kürdün yaşamına mal olan Enfal eylemini soykırım olarak kabul etti. Kürtler Ermeniler ve Yahudilerden sonra kendilerine soykırım uygulandığı kabul edilen üçüncü ulusturlar. Bir anlamda Kürtlerin varlığının tescilidir bu soykırımı kabul kararları. Mihri Belli’nin mezarında kulakları çınlasın! Human Right Watch’ın Middle East Watch (Ortadoğu İzleme Departmanı) tarafından yayınlanan raporu kitaplaşıp Türkiye’de Avesta Yayınevi tarafından yayınlanınca “Biz şimdiye kadar böyle bir olayı duymamıştık. Emperyalistler yine ortalığı karıştırıyor” demişti. Bugünleri yaşasa idi kimbilir neler derdi.
Neyse keyfinizi bozmayın. Hava Kurşun Gibi Ağır değil. Ama havanın her an kurşun gibi ağırlaşabileceğini de hiç akıldan çıkarmamak gerekiyor. Melê Saidê Kurdi 1909’da İstanbul’da Divan-ı Harbi Örfi’deki savunmasında “Biz Kürdüz. Aldanırız fakat aldatmayız” demişti. Ama biz artık eski Kürt değiliz “Biz ne aldanırız, ne de kimseyi aldatırız!” Buda böyle biline.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 5 Mart 1975 tarihinde Cezayir’de yapılan OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler) toplantısında Cezayir başkanı Bumedyan’ın aracılığı ile İran ve Irak aralarındaki sorunları halletmek için anlaştılar. Kürtler bir kere daha süper güçlerin ve sömürgecilerin kurbanı oldular. Anlaşma üzerine Kürdistan’ın Güneyinde 14 yıl süren başkaldırı geçici olarak sona erdi.
* 6 Mart 1921 tarihinde Koçgiri Kürt Milli hareketi başladı.
* 8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde, iyi çalışma koşulları isteyen işçilere saldıran polis, çoğu kadın 129 işçiyi öldürmesi üzerine, 1910 yılında Kopenhag’da 2. Enternasyonel tarafından Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kabul edildi.
* 8 Mart 1997’de KDP eski G.Sekreteri, PKDW ve KNK üyesi İbrahim Ehmed Londra’da vefat etti. Cenazesi Süleymaniye’de toprağa verildi.
* Büyük Kürt halk sanatkarı ve peşmergesi Mihemed Şexo 9 Mart 1989 tarihinde G. Batı Kürdistan’da aramızdan ayrıldı.
* 10 Mart 1991 tarihinde Kürdistanın Güneyinde Kufri, Rewanduz, Diyana, Herrir ve Koy Baas rejiminin işgalinden kurtarıldı.