Şimdiye kadar Almanya’nın Göttingen, Berlin, Revensburg ve Denzlingen şehirlerinde ve Avusturya’da ‘mektuplar sergisi’ açan Mehmet Desde hapishanelerde bulunan politik tutsaklara mektup gönderme ve dayanışmada bulunma amaçlı ‘’Hapishaneden Mektuplar ...Hayata Açılan Bir Pencere …’’ adını verdiği sergisini şimdi de Kiel’de Belediye binasındaki sergi salonunda sürdürüyor. 2 Temmuz’da açılışı yapılan sergiye Kiel Belediye Başkanı Hans Werner Tovar ve çok sayıda izleyici katıldı. Sergi 31 Temmuz’a kadar gezilebilecek. Kendisi de eski bir politik tutsak olan Mehmet Desde, ‘’politik tutsakların sesi olmaya ve onların çığlıklarını kamuoyuna duyurmaya devam edeceğim’’ diyor.


Mektuplar sergisi

Mehmet Desde’nin Türkiye’de hapishanede kaldığı dönemde kendisine gelen altı bin mektuptan ayıklanarak oluşturulan ‘’Hapishaneden Mektuplar...Hayata Açılan Bir Pencere …’ sergisinin hikayesi  şöyle: Halen Almanya’da yaşayan ve Türkiye’de 2,5 yıl hapishanede yattıktan sonra, dört yıl zoraki ikamete tabi tutulan Mehmet Desde, uğradığı hukuksuzluğu Af örgütünün gündemine taşıyarak kamuoyu oluşturur. Desde Türkiye’de hapishaneye konulduğunda, Af örgütünün açtığı kampanya sonucu altı bin mektup alır. Dünyanın birçok ülkesinden tanımadığı insanlar, “seninle dayanışma içerisindeyiz” mesajları gönderirler. Cezaevinden çıkışı sonrası Almanya’ya yerleşen Desde, Berlin Af Örgütü Türkiye grubunda çalışmaya başlar. Af Örgütü’nün desteği ile Fransa, Avusturya, Belçika ve Almanya’nın değişik şehirlerinde düzenlenen seksen toplantıya katılır. Bu toplantılarda, Türkiye’deki insan haklarını, hapishane gerçeklerini ve hapsedilen tutsakların durumunu anlatır. Bunları Almanca kitap haline getirir. Türkiye’de hapishane de kaldığı dönem boyunca kendisine gelen altı bin mektuptan sergi açmanın gerekliliğine inanarak Af Örgütü Türkiye Grubu ile birlikte kendisine gelen mektupları ayıklanarak, hangi mektupların sergi de kullanılabileceğini kararlaştırırlar. Serginin açılışı  11 Temmuz 2013’de Berlin’de  yapılır. Açılış toplantısına, TİHV başkanı Şebnem Korur Fincancı ve Almanya Af Örgütü Seksiyonu Genel Sekreteri Selmin Çalışkan katılırlar. İlki yapılan sergi daha sonra  Avusturya, Almanya’nın Göttingen, Berlin, Revensburg ve Denzlingen şehirlerinde yapılarak gezici ve sürekli sergiye dönüşür.
Bu sergi şimdi de Kiel’de. Serginin daha sonraki durak yerlerinde ise, 21 Eylül- 16 Kasim Pappenburg, 08-31 Aralik Aachen, 5 Ocak 31 Ocak 2015 Eupen Belcika, Şubat 2015 Hannover ve Nisan ortası Düsseldorf olarak belirlenmiş.

Seninle dayanışma içindeyiz

Politik tutsaklara gönderilen mektuplar, özgür hayata açılan bir pencere işlevini görüyor diyen Mehmet Desde bunu anlatırken, ‘’Hapishanede bana gelen mektupların moralimi daha da yükselttiğini gördüm ve yaşadım. Hapishanede kaldığım koğuşun pencereleri vardı. Bu pencerelerden baktığımda, beton duvarları görebiliyordum. Pencere deyip geçmeyin! Penceresiz bir yapıyı aklınıza getirebilir misiniz? Pencerelerden baktığınızda, doğayı, insanları görebilirsiniz, sokak gürültülerini duyabilirsiniz.  Ne yazık ki hapishanedeki pencereler bu işlevi görmez. Hapishanelerde de elbette pencereler var. Hapishane pencerelerinden bakıldığında, beton duvarlar ve tel örgüler görülür. Bu anlamda, hapishanede pencere işlevini, dışardan gelen mektuplar görür. Bu açıdan hiç tanımadığınız ve farklı ülkelerdeki insanların “seninle dayanışma içindeyiz” şeklindeki mesajları aldığınızda yaşanan duygu yoğunluğunu ancak yaşayan bilir’’ diyor.

Dayanışma bir silahtır

Dayanışmanın  bir silah olduğunu, politik tutsaklarla dayanışmada bulunmanın ve onlarla mektupla bağ kurmanın önemli olduğuna değinen Desde, Türkiye’de hapishanelerdeki hasta tutsaklar sorununa da değinerek, ‘’Hasta tutsaklardan 202’si ağır hastadır.  Ağır hasta mahpusların içerisinde, hapishane koşullarında ölümcül hastalıklarla mücadele edenlerin yanı sıra, şizofreni hastalığı nedeniyle sıradan algı sınırları dışında bir hayat süren de var, gözleri görmediğinden kendi karanlığına terk edilmiş olan da var. Tüm bu mahpusların dışarıda tedavi görebilmesi ve maalesef artık tedaviyle normal hayatına dönemeyecek tutsaklıklarında hayatlarının kalan kısımlarını sevdikleriyle geçirebilmesi için artık susmamak, haykırmak gerekiyor. Kapıldıkları ağır hastalıklara yenilmemiş olan, bizlerden bir ses bir nefes bir umut bekleyen, uğruna çaba harcamamız gereken mahpuslar var hapishanelerde. Hapishane duvarlarının ardında yükselen çığlıkları duyalım, duyuralım’’ diyor.  

Düşüncelere yüreklere zincir vurulamaz

Mehmet Desde hapishaneler ve tutsaklık sorununa değinirken de şunları söyledi: ‘’Hapishanede olmak dünyanın sonu değil elbette. Yeter ki sol memenin altındaki cevahir kararmasın. Türkiye’de yaklaşık 12.000 politik tutsak hapishanelerde bulunmaktadır. Egemenler politik tutsakları hapsedebilirler, tecride tabii tutabilirler. Ama politik tutsakların düşüncelerine ve yüreklerine zincir vuramazlar. Hapishaneler de bir mücadele alanıdır. Politik tutsaklar, keyfi uygulamalara, tecride karşı insan onuru için mücadele ediyor. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir. Elbette gün gelecek, zindanlar yıkılacak, politik tutsaklar özgürlüklerine kavuşacaklardır.’’


ERDOÐAN YENER