Almanya Gündemi
Almanya Başbakanı Angela Merkel Türkiye’ye gidiyor. Bu 15 Temmuz darbesinin ardından yapılan ilk ziyaret olacak. Fakat hatırlarsanız 1 Kasım seçimlerinin arifesinde yaptığı ziyaret, seçim öncesi Erdoğan’ın lehine bir ziyaret olarak değerlendirmiş ve oldukça eleştiri almıştı. Ve nitekim öyle de oldu, ziyaretin manevi desteği önemli derecede hissedildi. Merkel’in Perşembe günü (bugün) yapacağı söz konusu ziyaret ise yine referandum için start verilen bir tarihe rastlıyor. ‘Tesadüfi’ görünen ziyaretin kuşkusuz vereceği mesajlarda olacak. Ve bu mesajlar hangi içerikte olursa olsun mevcut rutini aşmadığı sürece, Erdoğan’a destek olarak algılanacaktır.
Türkiye’yi bambaşka bir döngüye sokmayı hedefleyen ve başkanlık sisteminin önünü açacak anayasal değişiklik için yapılacak referandumun Nisan ayının başlarında yapılması bekleniyor. Bu süreçte haliyle AKP’nin en büyük oy potansiyelinin bulunduğu Almanya’da büyük hareketlilik yaşanacak. Fakat bundan önce AKP’nin faaliyetleri ile ilgili gündemden düşmeyen bir kaç noktayı hatırlayalım: MİT ile bağlantılı olarak Kürt siyasetçilere suikast hazırlığı yapan ekipte yer alan Mehmet Fatih Sayan’ın yakalanması oldukça önemli bir detaydı. Almanya’da basına yansıyan MİT faaliyetleri, özelde DİTİB’in ajanlık faaliyetleri (DİTİB imamlarının 28 kişi ve 11 kurum hakkında Ankara’ya casusluk yaptığı ortaya çıkmıştı. DİTİB’e bağlı yaklaşık 900 cami bulunuyor) AKP’nin Almanya’da nasıl bir örgütlenme ağı içerisinde olduğunu ayyuka çıkardı. Elbetteki birincil hedef başta Kürt ve Alevi kurumlar olmak üzere tüm muhalif örgütlenme alanları. Alman basınının da genişçe yer verdiği faaliyetler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor, fakat basına yansıması tehlikeyi azaltmıyor.
Referandum, Türkiye ve Kürdistan’da OHAL koşullarında (kalkması olası olsa bile fiili olarak devam edeceği aşikar), yurtdışında en çok oy oranını barındıran Almanya’da da söz konusu koşullarda yapılacak. Bu koşullarda yapılacak referandum hazırlıkları elbette eşit şartlar sunmuyor. Fiili faşizmin kurumsallaşma çabası olan anayasal değişikliğinin oylanacağı referandum, hangi koşullarda gerçekleşirse gerçekleşsin önemlidir. Demokrasi kavramını deforme ederek halkın kafasına empoze etmeye çalışan AKP, amaca giden yolunda çiğnediği değerlerle propagandasını yapmaya devam ediyor. Zaten mevcut haliyle fiili olarak faşizm ve tek adam diktatörlüğü yaşanıyor.
Nasıl bir referandum süreci?
AKP ve MHP’nin evet kampanyasına karşılık CHP ve HDP hayır diyeceklerini deklere etti. Birçok kurum ve sivil toplum örgütü de Hayır’a destek verecek. Ayrıca AKP ve MHP kanadından da Hayır diyecek bir kesim bulunuyor.
Almanya’da da Hayır kampanyasının startı verildi. Bir çok merkezde farklı oluşumlar Hayır kampanyası yürüteceklerini deklere ettiler. Köln kentinde ise, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde demokratik güç birliğini oluşturan kurumlar, yeni kurumların dahiliyle ‘Avrupa’da Hayır Platformu’nu kurdu. Platformun temel amaçlarından biri, mevcut Hayır kitlesinin yanında, aynı zamanda kararsız olan, sandığa gitmeyen kitleye ulaşmak, ki en önemli çalışmanın da bu olması gerektiğini düşünüyorum. Propagandanın dili, metinleri, yaklaşım, çalışma metodu başarı hedefi için önemli araçlar.
1 Kasım seçimlerinde yurtdışında 2 milyon 899 bin kişinin seçmen kaydı bulunurken, sandıklara giderek oy kullananların oranı yüzde 43,7 idi. Almanya’da 1 Kasım seçimlerinde gümrüklerle beraber 633 bin 691 kişi oy kullandı. HDP 90 bin 808 oy alırken, AKP’nin oy oranı 340 bin 249 olarak yansıdı. Rakamlara göre önemli bir oranda seçmen oy kullanmadı. Yine önemli bir oranda ikna olmamış seçmen bulunuyor. Yapılacak referandumda şöyle bir ayrıntı var: Farklı siyasi eğilimlerin Hayır mührü altında buluşmaları. Farklı argümanlarla Hayır diyecek birçok eğilimin yarattığı atmosfer referandum sonuçlarını avantaja çevirebilir. Şu noktanın da altını dikkatle çizelim: Referandumun olumlu sonuçlanması maratonu sonlandırmayacak. Demokrasi güçleri açısından asıl maratonun seçimlerden sonra başlayacağı söylenebilir. Hayır mührü, şer’e giden yolu tıkamak için sadece bir başlangıç, ama önemli bir başlangıç.